Burada kalanlar askerlik yapmaz, vergi vermezlerdi. Bu nedenle çoğu kez manastırlara sığınmalar bu gerçeklere dönüktü. Bu kurumlar cinsel perhizi esas alan, ruh ve beyinlerin ilahilerle, dualarla beslendiği evlerdi. Kurumun, vücudun herkesten saklanması, kimse tarafından görünmeme ilkesi, yıkanmaları da engelliyordu. Bu yüzden aylarca hatta yıllarca yıkanmayan keşiş, rahibe ve manastır personeli vardı. Hatta kimi kaynaklar, vücudun ölümü halinde ancak çıplak görünebildiğini ileri sürmektedirler. Genel öğreti, keşişlerde kadınlara, rahibelerde ise erkeklere tiksinti duyulmasını gerektiriyordu. Sf. 36
Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın