Musevî mezhebini kabul eden Hazar Türkleri “Karay” ismini aldılar. Karayların en kesif kısmı Kırım Yarımadası’na yerleşmiş olan Türklerdi. Fakat onlardan başka bilhassa Dağıstan mıntıkasında, Volga ve Don nehirleri arasındaki Romanlar içerisinde de Musevilik büyük rağbet kazandı. (Hilmi Ziya Ülken, Türk Tefekkürü Tarihi, 2004, s. 76.)
Karaylar, her yerleştikleri yerde Yahudi gibi karşılanırlardı. Ancak XVIII. yüzyıl sonlarında Kırım, Rusların eline geçince, Rabbanilerle (Yahudi mezhebi) Karaylar arasında kanun karşısında farklılıklar doğdu. 1795’te Kraliçe Katerina II, Yahudilere uygulanan çift vergiden Karayları muaf tutu. Ayrıca Karayların toprak edinmelerine izin verdi. Kanun karşısında iki grup arasında eşitsizlik 1827’de daha da artırıldı ve Kırım Kalaylarıyla Kırım Tatarları gibi Çar 1. Nikolas’ın koyduğu zorunlu askerlik kanunundan hariç tutulurken Yahudilere bu hak verilmedi. (Şatom, 1 Mayıs 1985.) Sf. 418
Karay mezhebine mensup olan Türkler zamanla Kırım’dan da ayrıldılar. Karayların bir kısmı direkt olarak İstanbul’a giderken, diğer bir kısmı önce Romanya’ya, oradan Edirne’ye ve oradan da İstanbul’a gelip yerleştiler ve “Karaköy” (eskiden Karayköy’dü) semtine adlarını verdiler. Sf. 419
Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 419) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın