Bu konuya girmeden önce bir soru yöneltmek istiyorum: Türkler tekstil işini, tüccarlığını kimden Öğrendi? Araştırılması gereken bir soru.
Araştıracak kişilere bir ön bilgi vereyim; bu konuda dilimize yerleşmiş sözcüklerin çoğunun İbranice olması ilginç değil mi?
Antariye (entari), astar (astar), atlas (atlas), basma (basma), batista (patiska), baul (bavul), bindallı (bindallı), bohça (bohça), camaşir (çamaşır), dulbent (tülbent), esnaf (esnaf), fiıstan (fistan), gerdan (gerdan), hirka (hırka), cepken (cepken), cube (cüppe), katife (kadife), koltuk (koltuk), kürk (kürk), kuşak (kuşak), mendü (mendü), oya (oya), pabuç (pabuç), peştamal (peştamal), şalvar (şalvar), secade (seccade), şerik (şerit), sırma (sırma), yaşmak (yaşmak), yazma (yazma), yemeni (yemeni), yelek (yelek)… Sf. 401
Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 401) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın