Musul petrolleri için 6 Nisan 1889’da, Bağdat petrolleri için de 21 Eylül 1898’de çıkarılan irade-i seniyyeye (ikincil emir, tanrı emrinden sonra gelen ikinci sırdaki emir yani padişah emrine) göre, her ikisi de Hazine-i Hassa’ya devredilerek, yabancı müdahalesine kapatılması amaçlanmıştı. Bir işgal durumunda dahi bunlara özel mülk oldukları için dokunulmayacağı düşünülüyordu. Ama İngiltere’ydi bu. Kuralı kendisi koyardı. Nitekim özel mülk de olsa, Musul ve Kerkük’teki petrol arazileri British Petroleum başta olmak üzere İngiliz Şirketlerinin işgaline uğradı. Abdülhamid’in torunlarının açtığı uluslararası mahkemeler sürmekle birlikte, İlber Ortaylı’nın dediği gibi, “Verirlerse alırlar.”
Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın