(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;)
“Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi. Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı. Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29
“25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı. Başlatılacak harekâtın planı inceden inceye gözden geçirildi. Önce Makedonya’daki tüm posta merkezleri kontrol altına alınarak işe başlandı. Sonra 3 Temmuz cuma sabahı şafakla birlikte, Kolağası Resneli Niyazi Bey, “Resne Milli Taburu” adını alacak 200 kişiyle dağa çıktı. Millet malı tabur silahlarını da almışlardı. Hürriyeti sadece biz değil, daha birkaç ay önce çete savaşı yaptığımız Bulgar, Yunan, Sırp komitacıları da istiyordu. Sırp, Bulgar, Yunan, Karabağ komitacılarıyla bizimkiler adeta barış yapılmış gibiydi. Komitacılar silah bırakmışlardı! Resneli Niyazi ile dağa çıkanlar arsında kimler yoktu ki. Ünlü Sırp komitacı Circis, Arnavut Beyi İsa Bolatin (üç yıl sonra Arnavutluk ayaklanmasında, Sırp Circis, İsa Bolatin’i öldürecektir), Yunanlı kaptan Kleftus Kontaris ile Bulgar komitacı Sandanski. Bir de Resneli Niyazi Bey’in uğur getirdiğine inandığı geyiği. Resneli Niyazi’yi birkaç gün arayla, 200 kişilik “Manastır Milli Taburu”yla Binbaşı Enver Bey ve “Ohri Milli Taburu” alacak 300 kişiyle Binbaşı Eyüp Sabri Bey takip etti. Enver Bey’in yanındaydım.” Sf. 30
“Özellikle Müslüman Arnavutların hemen hepsi Bektaşi’ydi. Bizi gönülden, yürekten destekliyorlardı. Talat Bey gibi İttihat ve Terakki’nin önde gelen bazı isimlerinin Bektaşi olmalarının da bunda rolü vardı. … Bizi dağdan indirmek için, Müşir (Mareşal) Şemsi Paşa’nın emrindeki 80 taburla Makedonya yolunda olduğunu öğrenince dehşete kapıldık. Biliyoruz ki oluk gibi kan dökülecekti ve akan kan kardeş kanı olacaktı!”
(Dipnot: 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı (93 Harbi) aleyhimize sonuçlanınca Fransız askeri sisteminin yetersiz olduğu belirtilerek, Alman (Prusya) ekolüne geçilmiştir. Alman ekolüyle yetişen subayların ilk yaptıkları Prusyalı subaylar gibi bıyıklarının uçlarını yukarıya doğru burmaktı.)
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 26, 27) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın