Silahlanmanın hızlandırılması ve polis gücünün artırılması, yukarıda sözünü ettiğimiz planların uygulanması açısından son derece elzemdir. Bizim istediğimiz şey, bütün dünya devletlerinde sadece işçi sınıfı sürüleri, bizim çıkarlarımız doğrultusunda davranan birkaç milyoner ve polislerle askerlerin kalmasıdır.
Bir uçtan bir uca, tüm Avrupa kıtasında ve Avrupa ile ilişkisi olan diğer kıtalarda, anlaşmazlıklar ve düşmanlıklar yaratmalıyız. Bundan iki türlü çıkarımız vardır. Birincisi; bütün ülkeler istediğimiz yerde, istediğimiz anda anarşi yaratıp sonra da huzuru sağlayabileceğimizi çok iyi bilecekleri için; tüm bu ülkeleri kontrol altında tutabiliriz. İkinci olarak; devletlerin kabinelerinde gördüğümüz her iplik ucunu, entrikalarımız, ekonomik anlaşmalar ya da borç yükümlülükleri vasıtasıyla çekiştirip karmakarışık bir hale getireceğiz. Bu konuda başarıya ulaşmak için görüşmeler ve anlaşmalar sırasında çok büyük kurnazlıklar ve etkinlikler göstermeliyiz. Fakat “resmi lisan” gerektiren konularda bunun tam tersi taktikler kullanacak, dürüstlük ve uysallık maskesi takacağız. Bu sayede, dikkatlerini çektiğimiz şeyin sadece dışına bakmaya alıştırdığımız Yahudi olmayanlar ve hükümetleri, bizi hala daha insanlığın hamisi ve kurtarıcısı sanmaya devam edecekler. Sf. 202
Tüm muhalif hareketlere, buna yeltenen ülkenin komşularının savaş ilan etmesini sağlayarak cevap verecek pozisyonda olmalıyız. Fakat eğer bu komşular da birlik olup bize karşı çıkmaya cüret ederlerse, bu defa bir dünya savaşı ile mukavemet göstermeliyiz.
Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 202, 203) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın