Materyalizmin felsefi karşıtı olan bu anlayışa “idealizm” diyoruz. Bu yaklaşıma göre insanlığın ve toplumun – ve de sanatın, bilimin, vs.– gelişimini belirleyen maddi süreçler değil fikirlerin gelişimi, insan düşüncesinin mükemmelleşmesi veya yozlaşmasıdır.
Örneğin mekaniğin yasalarını ve gezegenlerle gök cisimlerinin hareket yasalarını incelemiş olan Isaac Newton, bu hareketlerin zihin veya düşünceyle belirlendiğini düşünmüyordu. Ama tüm maddeye bir ilk itiş verildiğini, bu ilk itkinin de bir tür doğaüstü güç tarafından, Tanrı tarafından verildiğine inanıyordu. Aynı şekilde, bugün birçok biyolog için bitki ve hayvan türlerinin bir türden diğerine evirildiğini ve insanoğlunun kendisinin de önceki türlerin gelişiminden ibaret olduğunu kabul etmek kolaydır.
Bu anlamda materyalizm, Marksizm’in temel hareket noktalarından birini oluşturur. Diğer temel kalkış noktası da diyalektiktir.
Alıntı; Marksizm, Diyalektik, Materyalizm – İnternet, (Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın