Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Yıl 1640...  Yer Amed (Diyarbakır)’e bağlı Bismil ilçesinin Çılsıtun (Kırksütun) köyü… Topyekûn bir halkın, şeyh ve mollaların önderliğinde başlattığı İslâmî direniş dalgasını kırmak için IV. Murad’ın verdiği emir (ferman) yerine getirilir ve Çılsıtun başta olmak üzere Bismil’in köyleri katliâma uğrar. Canını kurtarabilen birkaç çocuk ve kadından başka, herkesin canına kastedilir. Köyler boşaltılıp yıkılır ve köy halkından sağ kalanlar sürgün edilir. Suçları (!) saltanatı kabul etmemek, saltanata ve saraya değil, Kur’an ve Sünnet’e dayalı bir İslâmî yönetim istemek, kendi topraklarında, kendilerine yapılan zulmü onaylamamak ve İslâm dışı kültürü özümseyememek. Bunun cezası da katliâm ve sürgün, kan ve şehâdet… Şeyh Sâîd’in şeceresinin, Molla Heyder’in dedesi ve Seyyîd Hûseyn el- Hûseynî’nin babası Seyyîd Hâşimî’den itibaren “sır” olması, bu katliâm sebebiyledir. Çünkü bu olay sırasında her yer ateşe verildiği için, Şeyh Sâîd’in soy kütüğü ile ilgili malumat da yanar, kül olur. Gerçi Şeyh Sâîd’in babası Şeyh Mahmud Efendi’nin babası Şeyh Ali Septî Amedî, birçok kez konuşmalarında, “biz seyyîdiz, Resûlullâh’ın soyundanız” gibi ibâreler kullanır, ama şecere imhâ edildiği için Şeyh Sâîd soyu daha sonra seyyîdlik iddiâsında bulunmaz.

Katliâma sebep olan bu direnişin – önderi Şeyh Kasım-ı Hâşimî’nin hânımı, çocuk yaştaki oğlu Ali Septî (Şeyh Ali Septî Amedî = Şeyh Sâîd’in dedesi – İ. S.) ile beraber Meledî (Malatya)’ye hîcret eder. Mümtaz bir ailenin çocuğu olan Ali Septî, burada tedrisat görmeye devam eder. … Mevlâna Hâlid’in yanına, Bağdad’a gider. Ülkede içki içilmesini yasaklayan IV. Murad, içkiden ölür. Tahta Sultan İbrahim geçer.  Uzun bir süre Mevlâna Hâlid’in yanında kalan Şeyh Ali Septî Efendi, daha sonra Mevlâna Hâlid’in vâsiyeti üzerine O’nun bir hâlifesi olarak Kürdistan’a geri döner. Önce bir süre Amed’de kalır, daha sonra Mezrâ (Elâzığ)’nın Palo (Palu) ilçesine gidip, orada tekke ve medresesini tesis eder. Şeyh Sâîd’in dedesi Şeyh Ali Septî Amedî Efendi’nin hayatı…  

Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 5, 6) internet sayfasından birebir alınmıştır.

Posted in , , ,

Yorum bırakın