Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Meclisi Umumi;

Madde 42 – Meclisi Umumî; Heyeti Âyan (Padişah tarafından seçilen, memleketin ileri gelenlerinden oluşan meclis) ve Heyeti Mebusan nâmlarile başka başka iki heyeti muhtevidir (çerir).

Madde 43 – Meclisi Umumînin iki heyeti beher (her) sene teşrisani (Ekim) iptidasında tecemmu eder (Ekim ayı başında toplanır) ve ba iradei seniye (padişah iradesi, emri ile) açılır ve mart iptidasında yine ba iradei seniye kapanır ve bu heyetlerden biri diğerinin müctemi (toplantı hâlinde) bulunmadığı zamanda mün’akid olamaz (toplanmış olamaz). 

Madde 44 – Zati Hazreti Padişahi, Devletçe görülecek lüzum üzerine Meclisi Umumîyi vaktinde dahi açar ve müddeti muayyenei içtimaını da tenkis veya temdit eder (meclisin toplanmasını kısabilir veya uzatabilir).

Madde 45 – Meclisi Umumînin yevmi küşadında (açılış gününde) Zatı Hazreti Padişahi veyahut taraflarından bilvekâle (kendisinin vekil ettiği) Sadrıazam hazır olduğu ve Vükelâyı Devlete iki heyetin (ayan ve mebusan meclisleri) âzayı mevcudesi birlikte bulundukları halde resmi küşat icra olunup (resmi açılış yapılıp) seneî cariye zarfında (gelecek sene içerisinde) Devletin ahvali dâhiliye (iç işleri) ve münasebatı hariciyesine (dış ilişkileri) ve senei atiyede ittihazına lüzum (gelecek yılda alınmasına gerek) görülecek tedabir ve teşebbüsata (tedbirler ve girişimlere) dair bir nutku hümayun kıraat olunur (padişah nutku okunur).

Madde 46- Meclisi Umumî âzalığına intihap (üyeliğine seçilen) veya nasbolunan (tayin olunan, padişahın ayan meclisine atadıkları) zevat Meclisin yevmi küşadında (açılış gününde) Sadrazam huzurunda ve o gün hazır bulunmıyan olur ise mensup olduğu heyet müçtemi olduğu halde (toplandığı zaman) reisleri huzurunda Zatı Hazreti Padişahiye ve vatanına sadakat ve Kanunu Esasî ahkâmına (hükümlerine) ve uhdesine tevdi olunan vazifeye riayetle (kendisine verilen göreve uyarak) hilâfından mücanebet eyliyeceğine tahlif edilir (aksini yapmaktan çekineceğine dair yemin ettirilir).

Madde 47 – Meclisi Umumî âzası rey ve mütalea beyanında (oy’unu ve görüşünü açıklamada) muhtar (bağımsız) olarak bunlardan hiçbiri bir gûna vaad ve vaid (geleceğe yönelik korku vermek) ve talimat kaydı altında bulunamaz ve gerek verdiği reylerden ve gerek Meclisin müzakeratı esnasında beyan ettiği mütalealardan (görüşlerinden) dolayı bir veçhile ithal olunamaz (bir sebeple içeri alınamaz); meğerki Meclisin Nizamnamei Dâhilîsi hilâfına hareket etmiş ola. Bu takdirde nizamnamei mezkûr hükmünce muamele (gerekli hükmüne göre işlem) görür.

Madde 48 – Meclisi Umumî âzasından birinin hıyanet ve Kanunu Esasiyi nakız (yok saymak veya bozmak) ve ilgaya tasaddi (ortadan kaldırmaya yönelmek) ve irtikâp (yolsuzluk, görevi kötüye kullanmak) töhmetlerinden biri ile müttehem (itham altında, zanlı) olduğuna mensup olduğu Heyet azayı mevcudesinin sülüsan ekseriyeti mutlakasile (heyetin mevcudunun üçte birinin mutlak çoğunluğuyla) karar verilir veyahut kanunen hapis ve nefyi mucib (sürgün gerektiren) bir ceza ile mahkûm olur ise azalık sıfatı zail (yok) olur ve bu ef’alin (fiillerin) muhakemesile mücazatı (cezalandırılması) ait olduğu mahkeme tarafından rüyet (görülür) ve hükmolunur.

Madde 49 – Meclisi Umumî âzasından her biri reyini bizzat ita eder (kullanır) ve her birinin müzakerede bulunan bir maddenin red ve kabulüne dair rey vermekten içtinaba (çekimser davranmaya) hakkı vardır.

Madde 50 – Bir kimse zikrolunan iki heyetin ikisine birden âza olamaz.

Madde 51- Meclisi Umumî Heyetlerinden ikisinde dahi mürettep (oluşturmuş) olan azânın nıfsından bir ziyade (yarısından bir fazla) hazır bulunmadıkça müzakereye mubaderet olunamaz (başlanamaz) ve kâffei müzakerat sülüsan ekseriyetile meşrut olmayan hususatta (bütün görüşmelerin üçte bir çoğunluk gerektirmeyen hususlarda) hazır bulunan azanın ekseriyeti mutlakası (mutlak çoğunluğu) ile karargir olur ve tesavii âra vukuunda (oyların eşit çıkması halinde) reisin reyi iki addedilir.

Madde 52- Bir kimse şahsına müteallik (şahsına yönelik) dâvasından dolayı Meclisi Umuminin iki Heyetinden birine arzuhal (başvuru dilekçesi) verdiği halde eğer evvelâ ait olduğu memurini Devlete veyahut o memurların tabi bulundukları mercie (yetkiliye) müracaat etmediği tebeyyün ederse (anlaşılırsa) arzuhali red olunur.

Madde 53 – Müceddeden (yeniden) kanun tanzimi (düzenlenmemiş) veya kavanini mevcudeden (mevcut kanunlardan) birinin tadili (değişikliği) teklifi Vükelâya (hükümete) ait olduğu gibi Heyeti Ayan ve Heyeti Mebusan’ın dahi kendi vazifei muayyeneleri dairesinde (belirli görevleri içerisinde) bulunan mevad (maddeler) için kanun tanzimini (düzenlenmesi) veyahut kavanini mevcudeden (mevcut kanunlardan) birinin tadilini istidaya salâhiyetleri olmakla (değiştirilmesini istemeye yetkileri olduğu gibi) evvelce Makamı Sadaret vasıtası ile tarafı Şahaneden istizan olunarak (izin alınarak) iradei seniye müteallik buyrulur ise (padişah uygun bulur ise) ait olduğu dairelerden verilecek izahat ve tafsilat üzerine layihalarının tanzimi Şûrayı Devlete (danıştaya) havale olunur.

Madde 54- Şûrayı Devlet’te (danıştay’da) bilmüzakere (görüşülmeden) tanzim olunacak kavanin layihaları (düzenlenecek kanun teklifleri) Heyeti Mebusan’da badehu (sonra da)  Heyeti Ayan’da tetkik ve kabul olunduktan sonra icrayı ahkâmına iradei seniyei Hazreti Padişahi müteallik buyrulur (icra edilebilmesi için Padişah emri iliştirilirse) ise düstürel amel olur (doğrusu yapılmış olur) ve işbu heyetlerin birinden katiyen reddolunan kanun layihası o senenin müddeti içtimaiyesinde tekrar mevkii müzakereye konulamaz.

Madde 55 – Bir kanun layihası evvelâ Heyeti Mebusan’da badehu Heyeti Ayanda bend bend okunup ve her bendine rey verilüp ekseriyeti ara  (oy çokluğu) ile karar verilmedikçe ve bedel karar heyeti mecmuası (kanunun tamamı) için dahi be tekrar ekseriyetle karar hâsıl olmadıkça kabul olunmuş olmaz. 

Madde 56 – Bu Heyetler, Vükelâdan (hükümetten) veya onların göndereceği vekillerden veya kendi azalarından olmayan veyahut resmen davet olunmuş memurinden bulunmayan, hiç kimseyi gerek asaleten ve gerek bir cemaat tarafından vekâleten bir madde ifadesi için gelmiş olduğu halde asla kabul edemez ve ifadelerini istima eyliyemez (dinleyemez)

Madde 57 – Heyetlerin müzakeratı (görüşme) lisanı Türkî üzere cereyan eder ve müzakere olunacak layihaların (kanun tekliflerinin) suretleri tab ile yevmi müzakereden evvel azaya tevzi olunur (basılarak üyelere dağıtılır).

Madde 58 – Heyetlerde verilecek reyler ya tâyini esamî (isim okuyarak) veyahut işaratı mahsusa (işaretle, el kaldırarak) veyahut reyi hafi (gizli oy) ile olur. Reyi hafi usulünün icrası âzayı mevcudenin ekseriyeti ârâsı (oy çokluğu) ile karar verilmeğe mütevakkıftır (uygundur).

Madde 59 – Her Heyetin inzibatı dâhilîsini (iç güvenliğini) münhasıran (kendi içinde) kendi reisi icra eder.

Alıntı; Kanunu Esasi – Meclisi Mebusan, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 10, 11) internet sayfasından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın