Mecelle’nin 100 Maddesi; (Dil içi çevirme kısmen yapılmıştır)
41. Örf ile tayin nass ile tayin gibidir.
42. Vücudda bir şeye tabi olan, hükümde dahi ona tabi olur.
43. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilmez.
44. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin zarûriyyatından olan şeye dahi malik olur.
45. Asıl sakıt oldukta, fer’i dahi sakıt olur.
46. Asıl sabit olmadığı halde fer’in sabit olduğu vardır.
47. Mâni ve muktezi tearuz edince mâni takdim olunur.
48. Sakıt olan şey avdet etmez.
49. Bir şey bâtıl oldukta anın zımnındaki şey de batıl olur.
50. Aslın ibkâsı (veya îfası) kabil olmadığı hâlde bedeli îfâ olunur.
51. Bizzat tecviz olunmayan şey, bittebâ tecviz olunabilir.
52. İbtidaen tecviz olunamayan şey bakâen tecviz olunabilir.
53. Teberru’ ancak kabz ile tamam olur.
54. Raiyye, yani teb’a üzerine tasarruf maslahata menuttur.
55. Velâyet-i hâssa velâyet-i amme’den akvâdır.
56. Kelamda asl olan mana-yı hakikidir.
57. Manayı hakiki, müteazzir olduğunda mecaza gidilir.
58. Kelamın i’mali, ihmalinden evlâdır.
59. Bir kelamın i’mali mümkün olmazsa ihmal olunur.
60. Mütecezzî olmayan bir şeyin bazısını zikretmek, küllünü zikir gibidir.
61.Mutlak ıtlakı üzere cari olur. Eğer nassen yahut delaleten takyid delili bulunmazsa.
62. Hazırdaki vasıf lağv, gaibdeki vasıf, muteberdir.
63. Sual cevabda iade olunmuş addolunur.
64. Sâkite bir söz isnad olunmaz. Lakin maraz-ı hacette sükût beyandır.
65. Bir şeyin umuru batınada delili, o şeyin makamına kaim olur.
66. Mükâtebe, muhâtebe gibidir.
67. Dilsizin işaret-i ma’hudesi, lisan ile beyan gibidir.
68. Tercümanın kavli her hususta kabul olunur.
69. Tasrih mukabilinde delalete itibar yoktur.
70. Mevrid-i nassda ictihada mesağ yoktur.
71. Ala hilafil kıyas sabit olan şey saire makîsun aleyh olamaz.
72. İctihad ile diğer ictihad nakz olunmaz.
73. Hatası zahir olan zanna itibar yoktur.
74. Senede müstenid olan ihtimal ile hüccet yoktur.
75. Tevehhüme itibar yoktur.
76. Burhan ile sabit olan şey, ayanen sabit gibidir.
77. Beyyine müddeî için ve yemin münkir üzerinedir.
78. Beyyine, hilafı zahiri isbat için, yemin aslı ibkâ içindir.
79. Beyyine, hüccet-i müteaddiye ve ikrar, hüccet-i kâsıradır.
80. Kişi ikrarı ile muaheze olunur.
81. Tenakuz ile hüccet kalmaz. Lakin mütenakızın aleyhine olan hükme halel gelmez.
82. Her kim ki kendi tarafından tamam olan şeyi nakz etmeğe sa’y ederse sa’yi merduttur.
83. Şartın sübutu indinde ona muallak olan şeyin sübutu lazım olur.
84. Bi kaderi’l-imkân şarta riayet olunmak lazım gelir.
85. Vaadler sureti taliki iktısa ile lazım olur.
86. Bir şeyin nef’i zamanı mukabelesindedir.
87. Ücret ile zaman müctemî olmaz.
88. Cevaz-ı şer’i, zamana münafî olur.
89. Mazarrat menfaat mukabelesindedir.
90. Külfet ni’mete ve ni’met külfete göredir.
91. Bir fiilin hükmü failine muzaf kılınır ve mücbir olmadıkça amirine muzaf kılınmaz.
92. Mübaşir, yani bizzat fail ile mütesebbib müctemî oldukta hüküm, faile muzaf kılınır.
93. Mübaşir, müteammid olmasa da zâmin olur.
94. Mütesebbib müteammid olmadıkça zâmin olmaz.
95. Hayvanatın kendiliğinden olarak cinayet ve mazarratı hederdir.
96. Gayrın mülkünde tasarrufla emretmek bâtıldır.
97. Bir kimsenin mülkünde onun izni olmaksızın ahar bir kimsenin tasarruf etmesi caiz değildir.
98. Bilâ-sebeb-i meşru’ birinin malını bir kimsenin ahz eylemesi caiz olmaz.
99. Bir şeyde sebeb-i temellükün tebeddülü o şeyin tebeddülü makamına kâimdir.
100. Kim ki; bir şeyi vaktinden evvel isti’cal (acele) eyler ise mahrumiyetle muateb olur.
Alıntı; Mecelle 1868 – 1876 – Ahmet Cevdet Paşa, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 11) internet sayfasından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın