Budizm, Kişisel ıstıraba tevekkül ile katlanılmasını, diğer canlıların ıstıraplarının düşünülmesini, zihnen de olsa bütün canlıların sevinçlerine ve kederlerine ortak olmaya çabalanmasını, iyi olunmasını, merhametli olunmasını, yapılan hakaretlerin bağışlanmasını, başkaları için fedakârlık yapılmasını ister. İnsan, başkalarına yalnız varını yoğunu değil, zamanını, canını ve benliğini de vermelidir. Böyle davranan kimse, ne olursa olsun, gerçek bir Brahman’dır.
“Yoksul olan, her şeyden sıyrılmış olan, korku nedir bilmeyen kimseye Brahman derim ben. Ne acizlere, ne kuvvetlilere karşı şiddet kullanmayan, adam öldürmeyen ve öldürtmeyen kimseye Brahman derim ben. Müsamahasızlara müsamaha gösteren, sertlere yumuşak davranan, tamahkârlar arasında tamahsız davranan kimseye Brahman derim ben. Tıpkı bir iğnenin ucuna yerleştirilen hardal taneciklerinin silkelenip, dökülüşü gibi, benliğinden gıpta etmeyi, hıncı, gururu, ikiyüzlülüğü silkeleyip atan kimseye Brahman derim ben. Doğru sözü sertliğe sapmadan dinleten, başkasını incitmeyen kimseye Brahman derim ben.”
Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın