Perikles döneminde, demokrasinin temel direği yine orta sınıf olmuştur. Bu dönem, Atina deniz imparatorluğu dönemidir. Perikles, zengin ve soylu bir aileden geliyordu. Bilginler, şairler, armatörler daima ona yakın olmuşlardır. Perikles, sağlam karakterli bir kişiydi. Derin ve uzak görüşlere sahipti. Hiçbir zaman çıkar gözetmezdi. Kültürlü idi ve iyi bir hatipti. Atina’da halk kitleleri, onu çok sevip, sayıyorlardı. O da, kitleleri özgürce yönetiyordu.
Perikles, Demokrat partinin sol ucunda değil, ortasında yer alıyordu. Toplumun orta katmanlarının çıkarını savunuyordu. Hali vakti yerinde tüccarların, dükkânları olanların, zanaatçıların, orta ölçekli toprak sahiplerinin, sanatçıların menfaatlerini gözetiyordu. Herhangi bir görev veya işe seçilenlerin gündelik ücret alması usulünü Perikles koydu. Böylece, varlığı olmayan kesimin de, seçilebilme olanağını sağladı. Yine, aynı şekilde, askerler, tayfalar, subaylar için ücret kondu. Örnek olarak, bir kürekçi günde 1 drahmi, subaylar 2 veya 3 drahmi alıyorlardı. Yurttaşlara, tiyatroya gidebilmeleri için koltuk ücreti ödeniyordu. Zaman zaman, halka bedava ekmek dağıtılıyordu. Topraksız yurttaşlara, deniz aşırı yerlerden, kolonilerden, geniş topraklar dağıtıldı. Perikles, bayındırlık işlerini de arttırarak, yurttaşlarına iş imkânları sağladı.
Perikles dönemi, Atina demokrasisinin en etkili olduğu dönemdir. Ancak, bu demokrasinin yükünü kölelerin çektiği unutulmamalıdır. Bu dönemde tüm yetki Halk meclisindedir.
Atina, şimdi, dünyanın kültür merkezi haline gelmişti. Tüm, diğer kentlerdeki bilginler, şairler, filozoflar, sanatçılar Atina’ya gelerek, ürünlerini orada vermekteydiler.
Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın