Hadrianus, bu sefer Yahudi problemini kökünden çözmeye kararlıydı. Kararını verdi: Yahudiler ülkelerinden atılacaklardı.
Bu politikanın bir devamı olarak Kudüs yerle bir edildi. Molozların üzerine “Aelia Capitolina“ adlı yeni bir kent kuruldu. Eski kentten geriye, çoktan yıkılarak yerle bir edilmiş olan Süleyman tapınağının ufak bir duvar parçası kalmıştı. Kente girmesi yasak olan Yahudiler, senede bir gün kente girerek bu duvar önünde ağlıyorlardı.
Hadrianus, bin yıllar önce, Ege göçü sırasında bu topraklara gelerek kıyıları işgal etmiş olan “Filisten” adlı halka dayanarak, ülkenin adını da Filistin (Philistia) olarak değiştirdi. Romalıların planları Yahudilerin din bilginlerini de ortadan kaldırarak, Yahudi yaşam tarzını yasaklamak ve Yahudilerin Roma kültürü içinde erimesini sağlamaktı. Şabbat, Sünnet, İbrani dininin halka açık bir tarzda öğretilmesi, Yahudi ritüel ve geleneklerinin uygulanması yasaklandı.
Ve Yahudilerin dünyaya yayılması başladı. Bu yayılışla birlikte, Babil sürgünü sonunda biten peygamberler döneminin yerini, hahamlar devri aldı. Bu süreç, aynı zamanda Tevrat’ın yazılma ve eklemelerin yapılma dönemidir. Bu dağılıştan sonra, Yahudiler Eski Ahit’e başka kutsal kitaplar ve şeriat yorumu olan Talmud’u eklediler. Eski Ahit’e eklentiler, M.S. 500 yılına kadar sürdü. Bunlardan biri Yerüşalim (Kudüs) Talmud’udur. Diğeri Babil’de hazırlanan Babil Talmud’udur.
Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın