Haccac Mekke’yi kuşattı ve mancınık ile dövmeye başladı. Haç zamanıydı ve Emevîlerin eylemi Haç farzının yerine getirilmesini engelliyordu. Halife Ömer’in oğlu Abdullah araya girerek, Haç süresince Emevîlerin Mekke’yi bombardıman etmelerini önledi.
Haç süresi bitince, Haccac’ın mancınıkları tekrar işlemeye başladılar. Mancınık ile atılan taşların bazıları Kâbe’yi isabet ederek, Müslümanların kutsal mabedinin yıkılıp, hasara uğratmasına sebep oluyordu. Yağmurlu ve fırtınalı bir günde, mancınık taşları Kâbe’ye düşerken, bir yıldırım, taşları atan büyük mancınığın üzerine düşerek, oradaki 12 askeri öldürdü. Emevî askerleri, yıldırımı Allah’ın yolladığını düşünerek büyük bir korkuya kapıldılar ve savaşı bıraktılar. Bunun üzerine Haccac mancınığın başına bizzat geçerek bombardımana devam etti. Haccac, bir taraftan mancınığı kullanıyor, bir taraftan da askerlerinin maneviyatını kuvvetlendirmeye çalışıyordu: “Korkmayın, Hicaz ülkesinin âdeti böyledir. Her vakit yıldırım düşer. Bugün sizi yakan yıldırım, yarın onları yakar.”
Hakikaten de her yere yıldırım düşüyordu. Mekke’ye de yıldırımların düştüğünü gören Emevî askerleri yavaş yavaş korkularından sıyrılmaya başlamışlardı.
Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın