1119 yılında Kudüs Latin Kralı II. Baudouin’di. Baudouin, Kudüs’e gelmiş olan “İsa’nın Fakir Askerlerini” Süleyman Tapınağını korumakla görevlendirdi. Hatırlanacağı gibi M.S. 540 yılında İüstinianus (Justinyen), yıkılmış olan Süleyman tapınağı yerine bir kilise inşa ettirmişti. İsa’nın Fakir Askerleri bu kiliseye yerleştirildi ve adları değiştirilerek “Templiers“ Şövalyeleri (Knights Templar, Mabet Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri) dendi.
Şövalye De Payens ve beraberindeki Templiers Şövalyeleri, Kudüs’e geldikten kısa bir süre sonra İsmailîlerle karşılaşıp, etkilenmeye başladılar. Bu sırada Hasan Sabah da Templiers hakkında bilgi almıştı.
Templierler (Tapınak Şövalyeleri) Süleyman Tapınağını korumakla bir anlamda da Bâtıni bir mabedi koruyorlardı. Kabbala’dan, İsmaililerden ve Haşhaşinlerden çok etkilendiği belli olan Tapınak Şövalyeleri büyük bir disiplin içinde hareket ederler ve hiyerarşik yapıya uyarlardı. Başkanlarına “Büyük Üstat“ denirdi. Büyük Üstad’a bağlıydılar ve tam bir itaat içindeydiler. Tapınak Şövalyeleri üç kademeli bir inisiyasyon sistemi kurdular. Örgüte kabul edilen yeni üyeler gizlilik yemini ederlerdi. Bu yemine uymayanlar ölümle cezalandırılırlardı. Göğüslerinin üzerinde Kırmızı Haç dikili olan beyaz bir elbise giyerlerdi. Birbirlerine kardeş diye hitap ederlerdi. İlk kademedeki şövalyeler diğer kademelere hizmet ettiğinden birinci kademeye “Serving brothers“ (Hizmet kardeşleri) denirdi. İkinci kademede “Chaplaini“ denir ve Şövalye unvanı ancak üçüncü kademede alınabilinirdi.
Alıntı; Bizimkiler X (Haçlılar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın