Eşi Sabiha Hanım’la birlikte sahibi olduğu Resimli Ay dergisinde yürüttüğü demokrasi ve özgürlük mücadelesi ile Ankara’nın ve bizzat Mustafa Kemal’in tepkisini çekmiş olan Zekeriya Bey, ayrıca komünist olarak da tanınıyordu. O günlerde Resimli Ay’ın en önemli temalarından biri Millî Mücadele’nin sadece birkaç kahraman liderin değil, işçisinden köylüsüne, memurundan askerine, kadınından gencine tüm halkın eseri olduğu dolayısıyla bu adsız kahramanları anmak için de bir ‘Meçhul asker’ anıtı dikilmesi gerektiğiydi. Bu kampanyaya cevap gecikmemişti. Akşam gazetesinde Kılıç Ali imzalı bir yazı çıkmıştı. Yazıda, savaşı halkın değil Atatürk’ün yaptığı ileri sürülüyordu. “Ordunun ve halkın savaşabilmesi, ancak kudretli ve kabiliyetli bir komutana sahip olmasıyla kabildir,” diyen yazar “meçhul asker fikrini ortaya atıp, başkomutanın önemini azaltmaya çalışmak, bir nankörlük olur,” diye ekliyordu. Yazarın Mustafa Kemal’in en has yaverlerinden biri olması, Zekeriya Bey’in baltayı taşa vurduğunu gösteriyordu. Sf. 356
Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan İzmir Suikastı Davası’na) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın