(Moltke’nin Mektubundan; 4 Ağustos 1836, İzmir)
Körfezin sonunda, arkasındaki dağa amfi şeklinde tırmanan İzmir şehri görülüyor. En altta, deniz kenarında, gemilerin arkasında, önce büyük bir kışla, bir top bataryası, çok kubbeli bir kervansaray, birçok camiler ve solda taş binalarıyla Frenk şehri var. İkinci tabakada asıl Türk şehri bulunuyor. Eğer bir avuç dolusu küçücük kırmızı damlı ev, birkaç cami ve çeşme gökten düşse, yapı planı bu şehirdekinden daha karmakarışık olmazdı. İnsan bu ev yığınları arasında sokaklar ve patikaların bulunabildiğine şaşıyor. Bütün bunların hepsinin üzerinde eski hisar ya da İzmir kalesi yükseliyor Bu kale en eski çağlarda yapılmış, Cenevizliler buna kuleler ilâve etmişler, şimdi de Türkler yıkılmaya bırakıyorlar. Aynı tepedeki birkaç duvar yıkıntısına Homer’in Okulu adı verilmekte. Bu tepenin arkasında Küçük Asya’nın mavi dağları yükseliyor.
Burada sıcak pek fazla olduğu için hemen İzmirliler gibi beyaz bir hasır şapka, beyaz ketenden ceket, pantolon, çorap ve kundura giydim. Bura halkı yazın bu kıyafetlerini toplantılarda bile değiştirmeyecek kadar akıllı. Sf. 61
Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın