Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Moltke’nin Mektubundan 28 Aralık 1837, İstanbul)

Türklerin genel bir hücuma hazırlandıkları bu sırada şehirde ikilik, cesaret kırıklığı ve kıtlık hüküm sürüyordu. Rumlar en amansız bir düşmanlıkla, âyin sırasında mayalı mı yoksa mayasız mı ekmek kullanılacağını tartışıyor ve vatan hizmetinde kullanılmak için ellerinden alınmasın diye hazinelerini yere gömüyorlardı.

29 Mayıs 1453 sabahı kuşatmanın elli üçüncü ve Roma İmparatorluğu’nun bin yıllık devrinin sonuncu günü idi. Rumlar elli kat üstün bir düşmanın hücumuna iki saat karşı koydular. Elinde demir bir topuzla Sultan, savaşı ateşlendiriyor ve yönetiyordu.

Konstantin Paleolog’un ölümü daha şerefli oldu. İmparator, soysuzlaşmış milletini kuvvetli bir savunmaya tahrik için boş yere uğraştıktan, bütün tehlikeleri onlarla paylaştıktan ve bütün ümitlerin yok olduğunu gördükten sonra, kendisi mevkiinden düşmüş, Roma İmparatorluğu yıkılmış ve Hıristiyan dini ortadan kalkmış olduğuna göre, artık yaşamamaya karar verdi. «Benim başımı kesecek bir Hıristiyan yok mu» diye bağırdı. Tanınmamak ve korunmamak için erguvani imparator mantosunu sırtından attı, savaşçıların en sık kalabalığına karıştı ve ölülerden bir yığının altında gömüldü. Topkapı yakınında, Konstantin Paleolog’un, Doğu Roma’nın son imparatorunun öldüğü yeri işaret eden bir küme servi yükselir.

Bu zaptı takip eden mezalimin hikâyesini yenilemek istemiyorum. Fakat Kapitolden, iki tiyatro ve sayısız heykellerle Jüstinian sirkinden, Forum’dan, Zeuksippus hamamlarından, 52 muhteşem kapıdan, zahire ambarları ve hallerden, 14 kiliseden, 14 saraydan, büyüklükleri ve güzellikleriyle o ilk devirlerdeki halkın evlerinden ayırt edilen 4.388 binadan hemen hemen hiç eser kalmamasını. Sf.139

Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın