Ancak katliam sırasında öğrenci olan bir grup avukatın dava dosyasını kapatmaya niyeti yoktu. Avukatlar, 1995’te 16 Mart Davası’nın yeniden görülmesi için bir basın toplantısı düzenleyerek olayla ilgili bilgi ve belge sahibi olan herkese yardım çağrısında bulundu.
Çağrıya yanıt aynı yıl hiç beklenmeyen bir adresten geldi. Elazığlı ülkücü Zülküf İsot’un ülküdaşı ve hemşerisi Latif Aktı tarafından bir kahvede öldürüldüğünün açıklanması katliamı yeniden gündeme getirdi.
Oğullarının, konuşmasından korkan ülkücü arkadaşları tarafından öldürüldüğünü söyleyen İsot ailesi, sır perdesini araladı.
İsot’un annesi Sultan İsot, “Yedi öğrenciyi öldürenlerden biri de benim oğlumdu” dedi, ablası Remziye Akyol ise diğer zanlıların adını verdi:
“Katliamı kardeşim Zülküf İsot, Latif Aktı, Sıddık Polat ve polis memuru Mustafa Doğan yaptı. Bombalar Mustafa Doğan’ın bulunduğu polis otosundan atıldı. Emri de MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş verdi!” Sf. 246
Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın