Bir, İsrael-Barzani ilişkisini, Türkiye’de ilk kez duyuran ve o sırada Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir tür nazariye hocası sayılan Uğur Mumcu katlediliyor. İki, Musul’a, Türkiye sınırları ötesinden bir duvar çekmek isteyen Jandarma Umum Komutanı Eşref Paşa yok ediliyor. Üç, Musul’u almayı bir saplantı haline getiren, zamanın Cumhurbaşkanı Özal, ansızın ölüyor. Sanki Kennedy cinayeti ve izleyen ölümler zincirini yaşıyorduk.
İşte tam bu yılda, Özal’ın ölümünden hemen sonra, Başbakan Demirel, Cumhurbaşkanı oldular ve yerine, “hiç beklenmedik” ölümler misli, Tansu Çiller yerleştirildi. Hiç tereddüt etmedim ve “Darbe” tarif ettim ve bir süre sonra, çerçeveyi çözünce, “İsrael Darbesi” ile değiştirdim. Değişikliği çok önemli telakki etmiyorum, çünkü başlarken de, 12 Mart ve 12 Eylül Darbelerini sayıp, “üçüncü” demeyi ihmal etmemiştim, bir dizide yerini almaktadır. Sf. 421
Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın