Hapishane başka bir dünyadır ve Kürt İdris, yakışıklı ve güzel bir insandı, ne yazık, beni “papazı” saydı, her sıkıntısını bana söylüyor ve moral ihtiyacını benden tedarik ediyordu. Bir akşam çok üzüntülü ve sıkıntılıydı, iki eşi vardı, o gün eşlerinden birisi heyecanlanmış ve Sultanahmet kapısında ölmüştü ve İdris çok sıkıntılıydı. Her iki eşi de Ermeni imiş, bu, İdris’ten söz almış,* “İdris Efendi” demiş, ölümünde, Ermeni kilisesinde ayin istemiş, İdris söz vermiş, ama şimdi içerde, ya duyulursa, Koca Mafya Reisi, çok korkuyordu, önümde ellerini ovuyordu, hep öyle yapar, saygılıdır, en sonunda, Papazına, bana, açıkladı. Çok kızdım, adeta azarladım, “İdris Bey, sana yakışır mı” dedim, “Hanımefendinin istediğini yapacaksın” ve kanuni hakkıdır, “ben şimdi İdareye dilekçe yazacağım”, kanun gereğidir, izin verirler ve verdiler, Kürt İdris, elleri kelepçeli, Ermeni ayinine katıldı ve döndü. Bizim içimizde Ermeni genleri var ve neden kötü olsun, buradayız. Sf. 487
Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 478) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın