Bunu anlatmayı pek seviyorum, Abdülhak Hamit ile ilgilidir; “Şair-i Azam”, ilk karısının ölümü üzerine; makber’i yazarak, insanlarımıza büyük bir ağıt bırakmakla birlikte arka arkaya evlenmekten de geri kalmıyor. Sonuncusu, gayr-i müslim’den Lüsyen Hanım’dır, çapkınlığı hep anlatılıyor, ama dedikodular çok yükselince, ailenin ileri gelenleri Şair-i Azâm’a duyurmak istiyorlar; kızgınlığından çok korkuyorlar, ancak Şair-i Azam, çok soğukkanlı karşılıyor ve büyük bir vakar içinde, “icabına bakarım” demekle yetiniyor. Sonra, on beş gün kadar sonra, yine büyük bir törenle aile meclisini topluyor ve “söylediğiniz skandalı araştırdım, hiç aslı yokmuş, Lüsyen Hanım’a sordum, aslı yoktur” diyor ve aile meclisini kapatıyor. Güzel, bu öykü beni hep acı acı güldürüyor; yakın zamanda da pek güldüm, Mesut Yılmaz, cinayet şebekesini, Süleyman Demirel’e götürmeye karar verince, “işte bir skandal daha Lüsyen Hanım’a havale ediliyor” diyerek pek kırıldım. Demirel, son otuz yıllık skandallar ve katliamlar dünyamızın Lüsyen Hanımı’dır. Son otuz yıllık katliamlar ve cinayetler tarihimizin önceden-bileni’dir. Yıl; 1996 Sf. 69, 70
Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 69, 70) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın