Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Bu kişiler Roma savcısına kolayca rüşvet vererek, yolsuzluk yaparak İsa’ya ihanet ederek sahte bir çarmıha germeyi düzenlemiş görünüyorlar. Bunu da özel yerlerde ulaşılması güç, birkaç kişiyle planlamışlardır. İdam hükmü İsa’nın yerine bir vekile uygulanmıştır. Veya rahip-kralın kendisi aslen ölmemiştir. Akşam karanlığına doğru, görüntülerin net seçilemediği bir saatte ceset, tam vaktinde bitişikteki bir mezara kaldırıldı. İki veya üç gün sonra da “mucizevi olarak” kayboldu. Eğer senaryomuz doğru idiyse, o zaman İsa nereye gitti? Başından beri hipotezimiz de kan bağıyla ilgili kılınırken bu soruya verilecek cevabın özel bir önemi yoktu. Bazı İslam ve Hint hikâyelerine göre İsa sonunda doğuda bir yerde (çoğunlukla iddia edildiğine göre Keşmir’de) olgun bir yaşta öldü. Diğer yandan, Avustralyalı bir gazeteci İsa’nın M.S. 74 yılında Romalıların eline geçen Masada’daki bir kalede öldüğünü ileri sürerek entrika kokan ikna edici bir tartışma ileri sürdü. Bu sıralar da İsa seksen yaşına yaklaşmış oluyordu.

Elde ettiğimiz bir mektuba göre, Rennes Şatosu’nda Berenger Sauniere tarafından bulunan belgeler İsa’nın M.S. 45 yılında hayatta olduğu “tartışılmaz gerçeklerden” idi. Fakat nerede olduğu hakkında ipucu yoktur. Bir ihtimal de İsa’nın Mısır’da ve özellikle İskenderiye’de olabileceğidir. Sf. 425, 426

Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 425, 426) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , ,

Yorum bırakın