(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;)
Rivayet olunur ki halife Mu’tasım bir gün Kadı Yahya bin Eksem ile şarap meclisinde oturmaktaydı. Mu’tasım meclisten kalkarak odasına gidip bir müddet sonra geri döndü ve bir kadeh içti. Sonra tekrar kalkarak başka bir odasına gidip bir müddet sonra geri döndü bir kadeh şarap daha içti. Bu şekilde üç defa odasına gidip geldikten sonra hamama gidip gusül abdesti alarak seccadeyi istedi, iki rekât namaz kıldıktan sonra şarap meclisine döndüğünde Kadı Yahya’ya dönüp: “Bunun ne namazı olduğunu anladın mı?” diye sordu. Kadı, “Hayır efendim.” deyince Mu’tasım: “Hakk Teâlâ azze ve cellenin ihsan buyurduğu nimetler için şükür namazı kıldım.” dedi. Kadı Yahya: “Ey Emirül-mü’mînin, nedir o nimetler, söyler misiniz?” diye sorunca Mu’tasım: “Üç düşmanımın üç kızının bekâretini bozmak için odaya üç sefer gittim. Bu kızlardan birisi Rum kayserinin kızı, diğeri Bâbek-i Erdeşîr’in kızı bir diğeri de Zerdüştî Mâzyâr’ın kızı idi.” dedi. Kadı Yahya bu sözler karşısında gayet şaşırmıştı. s. 332, 333
Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, VI. Basım Haziran 2014 – s. 332, 333) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın