21 Ekim 1993 tarihinde Lice’de yaşananlar bir mesaj mıydı?
Güvenlik güçleri Lice’de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı.
Behçet Cantürk 25 Ekim 1993’te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: “Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. Akrabam beş kişi, eve sığınan iki kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir.”
Lice, operasyon sonucu harabeye dönmüştü. Behçet Cantürk, gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddî yardımda bulunuyordu… Sf. 203
1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale, Behçet Cantürk’ü uyarıyordu: “Behçet, dikkatli ol. Başbakanın elinde bir liste varmış, en başında sen bulunuyormuşsun!”
Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel’den de alıyordu:
“Dikkat et, içeriden senin kelleni istiyorlar!” Sf. 203
Bu kişi, PKK’nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülhakim Güven’di. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdülhakim Güven’in açıklamaları, TRT 1, TRT 2 ve HBB televizyonunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu…
İtirafçı Güven, direkt Behçet Cantürk’ü hedef alan şu açıklamayı yapıyordu:
“Behçet Cantürk PKK’ya kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. PKK adına para işletiyor, diğer Kürt işadamlarından para alınmasını organize ediyor.”
Bir itirafçı da İstanbul’dan çıkıyordu:
Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi, onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. Onlar da İranlı’ydı. Aynı zamanda Kürt’tüler. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo’nun gerçek adı Lazem Nâzım İsmailî, Simko’nun ise Asker Simko’ydu.
Lazo ve Simko, İran’dan getirdikleri baz morfinleri İstanbul’da satıyorlardı. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. İs piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı.
Yeraltı dünyası acımasızdı. Oyunun en birinci kuralı, “sırtını güçlü bir yere dayamak” tı. Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Lazo ve Simko’nun, sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu.
PKK Marmara sorumlusu Osman Tim, Mahsun Korkmaz Akademisi’ne yardım için, Lazo ve Simko’dan bağış almaya gittiğinde, İranlıların ihbarı sonucu yakalandı.
Gözaltına alman Osman Tim, PKK’nın İstanbul kadrolarını ele veriyor, kimlerden bağış topladıklarım tek tek itiraf ediyordu…
Osman Tim’in ifadesinde Behçet Cantürk’ün adı var mıydı?
Vardı.
Aydınlık gazetesi, 30 Aralık 1993.tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: “Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı.” Sf. 204
Alıntı; Behçet Cantürk’ün Anıları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 15. Baskı Ekim 2005 – Sf. 203, 204) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın