Grigor Ekizyan’ın Tanıklığı (D 1921 Malatya)
Babam Malatya’ya gitmiş; karısının ve çocuğunun sürgün yollarında öldürüldüğünü duymuş…
Mecburen yeniden bir Ermeni’yle evlenmiş; yeniden ev bark kurmuş. Ben, Grigor, babamın ilk çocuğuyum; 1921’de doğdum. Sonra, 1925’te diğer erkek kardeşim doğdu. 1929 yılına kadar babamın ailesi o Türk Hüseyin’in altı erkek kardeşiyle çok sıkı ilişkiler içerisindeydi; zira onlar babamın hayatını kurtarmışlardı. Her yıl bize hediye olarak inek, yağ, peynir, karpuz ve daha başka pek çok şey getirirlerdi. Bu Türkler bize pek çok iyilikte bulundular. Babamı o kadar severlerdi ki, keselerle altınlarını saklaması için babama verirlerdi. Ya da, pazara geldiklerinde, alışveriş hesaplarını yapması için babamı da yanlarında götürürlerdi; babama işte o kadar güveniyorlardı.
1929 yılında, biz Malatya’dan Ermenistan’a göç etmeye karar vermiştik altı kardeşiyle arabamızın önüne çıktı; yerlere yatıp, gitmememiz için rica etti: ama babam onlara: “Hayır, orası benim vatanım; gideceğim” dedi.
Türk kardeşleri: “Git, Hovhannes; ama pişman olmayasın; ama eğer iyiyse bize yaz; biz de geliriz” dediler.
İşte böyle Türkler de var. Sf. 427
Bundan yirmi yıl önce, 1970’lerde, bir mektup geldi. İçinde şöyle yazıyordu; “Benim adı Rıza. Korucuk’lu Hüseyin’in oğluyum. Siz Hovhannes’in oğlu Grigor musunuz? Sizi bulmak istiyorum. Babam Hüseyin, ölmeden önce sizi bulmamı rica etti.” O, bir adam aracılığıyla adresimizi zar zor bulmuş ve o mektubu göndermişti. .
Öyle ki, Türklerin arasında da iyi insanlar vardır! Babamı 6-7 yıl onlar saklamışlardı; sonra da ilişkiyi kesmemişlerdi..
Şimdi, Azerbaycanlıların arasında veya Sumgayit’te iyi insanlar yok mudur Vardır! iyi insanlar da vardır!… Sf. 428
Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 427, 428) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın