Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü)
Bu şekilde üç-dört ay geçti. 1914 yılının Aralık ayında Enver Paşa’nın geleceği ve köylülerimizin köy sınırları dâhilinde bulunan yaklaşık 4 kilometre uzunluğundaki yolu hazırlamaları gerektiği haberleri aniden köye yayıldı. Birkaç gün sonra, Enver maiyetiyle beraber gelip köyümüzün batı ucunda durdu. Sf. 472
Ben arabaların sol tarafına geçtim ve bir tümseğin üstünden sürekli Enver Paşa’ya bakmaya başladım. O, oturduğu yerde sinirli hareketlerde bulunuyordu. Gözü bana ilişti; bana nefretle baktı. Onun siyah gözlerinden tüylerim ürperdi. Paltosunun içine gömüldü; halka dehşet verici hayvani bir şekilde baktı. Enver Paşa geçen seferkinin aksine halkı selamlamadan, Allahaısmarladık demeden gitti… Dinlenmek için Seyfe’nin hanında durdular. O, Murad’ı yanına çağırıp son derece öfkeli bir şekilde:
“Sizinkilerin Kafkasya’da, Rusların tarafında ne işi var? Biz sizinle 1908’de ve Erzurum’da 1914’te ne imzaladık? Bu size pahalıya mal olacak!” demişti. Murad kâfilerden rencide olmuş ve çok üzgün bir halde ayrılmış; Enver’in bazı gönüllülerden şikâyet ettiğini söylemişti. Köyümüz Sivas’tan Erzurum’a giden yolun üzerinde bulunduğu için, memlekette olan bitenler burada çabuk duyuluyordu. Enver Paşa İstanbul’a giderken altı vilayetin valisini Sivas’a davet edip onlara emirler vermişti: Ermeniler katledilecek: erkekler bulundukları yerde katledilecek; kadın ve çocuklar ise Toros dağlarına, oradan da Arabistan çöllerine sürülüp açlık, susuzluk ve bitkinlikten yok olmaları sağlanacak. 1915 yılının Mart sonlarında Sivas valisi Murad’ı yanına çağırmıştı. Murad onun yanına gitmemiş; onun niyetini anlayıp dağlara kaçmıştı. Sf. 473
Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 472, 473) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın