Geçerken bir tezi yazıyorum: Osmanoğlu sülalesinde her bireyin kendisinden başka kimseye bağlılığı veya sevgisi yoktur. Kendine bağlılığı tahtına bağlılığıdır; kendisini cisimleşmiş taht ve tahtını cisimleşmiş kendisi olarak düşünüyor. İçlerinde tahta kıskançlıkla bağlı olmayanı yoktur ve bu da hayatta kalmak anlamındadır.
Bu tezin bir uzantısı var: Osmanoğlu için tahttan başka bir bağlılık olmadığından, evlat sevgisi veya baba sevgisi teşhis edemiyoruz. Gerekli gördüğünde, oğlunu olduğu kadar babasını da acımasızca zehirleyebildiklerini hep not ediyorum. Eğer Osmanoğlu sülalesinin tarihinde baba zehirlemeleri, oğul katilinden daha az ise, bu, babaların yaşlanarak ölmeleri nedeniyle zehirlenme şanslarını azaltmalarından ileri gelmektedir. Ancak baba katili yine de çoktur, çıkarıyoruz. Sf. 186
Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın