Ayetin sonraki bölümünde şöyle deniliyor: “Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allah (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.” (S. Ateş)
Bu ifadelere göre “namuslu kalmak isteyen cariyeler” fuhuşa zorlanmamalı. Peki, cariye fuhuşa istekliyse fuhuş yaptırılabilir mi?
Daha önemlisi parantez içi ifadeler asıl metinde olmadığına göre yani özgün Arapça metin “kim onları zorlarsa zorlanmalarından sonra şüphesiz Allah bağışlayıcı esirgeyicidir.” biçiminde olduğuna göre bağışlananlar zorla fuhuş yaptırılan kadınlar mı- ki müfessirlerin çoğu parantez içi eklemelerle bunu ifade ediyor- yoksa onlara zorla bunu yaptıran sahipleri mi? Eğer cariye kadınların bağışlanacağı kabul ediliyorsa – bütün mealciler bunda hem fikir- O zaman şu soru sorulmalı değil mi?
Onları bu işe yönelten p.. .in cezası yok mu? Ya da niye yok? Yoksa onlar da bağışlanacak mı? Niye bu husus açıkça belirtilmemiş? Sf. 101
Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, 1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın