Gerçi dünya buna hazırlıklı olmalıydı ama 20 Aralık 1989’da, ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bir şehire yapılmış en büyük hava saldırısıyla Panama’ya saldırınca, dünya şaşkına uğradı. Bu, sivil bir topluma yapılan anlamsız bir saldırıydı. Sf. 241
Bu askeri operasyon, bir kitle katliamı veya başka bir insanlık suçu işleyen bir ülkeye – örneğin, Pinochet Şili’sine ya da Stroessner’in Paraguay’ı, Somosa’nın Nikaragua’sı, D’Aubuisson’un El Salvador’u ya da Saddam’ın Irak’ına – karşı gerçekleştirilmiş olsaydı, dünya anlayabilirdi. Ama Panama böyle bir şey yapmamıştı; sadece, bir avuç güçlü politikacıyla yöneticinin isteklerine karşı gelmek cüretinde bulunmuştu. Kanal Anlaşması’nın şartlarına uyulmasında ısrar etmiş, sosyal reformcularla konuşmuş ve Japon finansmanı ile inşaat firmalarını kullanarak yeni bir kanal yapımı olanağını araştırmıştı. Sonra da, bunların sonuçlarına katlanmak zorunda kalmıştı. Sf. 241
Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın