Değişen ve gelişenlerle yakın mücadele içerisinde olan formlar, doğal olarak en çok olumsuz etkilenenler olacaklardır. Varolma Mücadelesi bölümünde de gördüğümüz gibi, yakın yapı, form ve alışkanlıklarda olan çok yakın formlar,- aynı türün çeşitleri, aynı cinsin türleri- birbirleri ile en çetin mücadeleleri gerçekleştireceklerdir. Sonuç olarak, her yeni çeşit veya tür, yapılanma sürecinde, en çok yakın türüne baskı yaparak, onu yok etmeye çalışacaktır. Bu tür yok etme işlemini, insan tarafından seçimle geliştirilen, evcil üretimlerimizde de görebiliriz. Yeni sığır, koyun ve diğer hayvanların ve çiçek çeşitlerinin doğumlarının, eski ve geri kalmış cinslerin ne kadar çabuk yerlerini aldığını gösterebilecek birçok örnek var. Yorkshire’de eski siyah bir sığırın uzun boynuzlu olanlarla yer değiştirmesi tarihsel bir gerçektir ve bunlar da “kısa boynuzlarla silinmişlerdir” (bir tarım yazarının sözlerini tırnak içeresine aldım) “sanki ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi.” Sf. 131, 132
Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 131, 132) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın