Dışkı nakli en az 1700 yıldır tekrar tekrar kullanılıp vazgeçilmiş bir yöntemdir. En eski kayıt on dördüncü yüzyılda Çin’de yazılmış bir acil tıp el kitabında yer alır. Avrupalıların konuyu idrak etmesi çok daha uzun sürmüştür. 1967’de bir Alman hekim, ismiyle emsalsiz bir kitap olan Heilsame Dreck- Apotheke’de (Sıhhi Pislik Eczacılığı) bu tekniği tavsiye ediyordu. Teknik 1958’de Amerikalı cerrah Ben Eiseman tarafından yeniden keşfedildi ama sadece bir yıl sonra C-diff’e karşı etkili bir antibiyotik olan vankomisinin kullanıma girmesiyle gözden düştü. Khoruts’ın yazdığı gibi, FMN “onlarca yıldır sadece anekdot niteliğinde kullanılmış, ara sıra belgelenmiş ve zevkli okumalar sunmuştur.” Fakat hiçbir zaman tamamen unutulmamıştır. Son on yılda gözü kara doktorlar tarafından kullanılmaya, ağzı sıkı hastaneler tarafından önerilmeye başlamış, art arda başarı öyküleri birikmiştir.
Bu hızlanma 2013 yılında, Josbert Keller’ın öncülüğündeki Hollandalı bir ekip FMN’yi, sahici tedavileri şarlatanlıktan ayıran ve tıpta altın standart olan randomize bir klinik çalışmada test edince doruğa ulaştı. Keller’ın ekibi, yineleyen C-diff enfeksiyonu olan hastaları çalışmaya alıp, vankomisin ya da FMN uygulanan gruplara rasgele dağıttı. Başlangıçta çalışmaya 120 hasta almayı planladıkları halde sadece 42 hasta alabildiler. O noktada vankomisin uygulanan hastaların yüzde 27’si, FMN uygulanan hastalarınsa yüzde 94’ü şifaya kavuşmuştu. Dışkı örnekleri açıkça o kadar iyi sonuç verdi ki hastane, insanlara antibiyotik vermeye devam etmenin etik olmayacağına hükmetti. Çalışmayı erken kestiler ve sonrasında herkese FMN uygulandı. Sf. 263, 264
Alıntı; Mikrobiyota (İçimizdeki Mikroplar, Yaşama Büyüleyici Bakış – Ed Young, Çeviri; Şiirsel Taş, (Domingo Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 263, 264) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın