HTA esas olarak ”kanıta dayalı tıp” yöntemine dayanıyordu. Bu kavram 1992 yılında tıp terminolojisine girdi. Sanki daha önce tıp kanıta dayalı yapılmıyordu!
Her ne kadar bu kavramda “Hekimin klinik deneyimi de önemlidir” dense de asıl konu “hastanın değerleri” meselesiydi. Yani hekim-hasta ele ele verip “en güçlü kanıtı” bulacaktı. Bu arayışa kim yardımcı olacaktı; tıbbi cihazlar tabii ki! “Kanıtı” sunacak olan teknoloji idi. Sf. 401
Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 401) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın