Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: ABD, NATO

  • 2012’deki Gallup anketine göre ABD’de nüfusun yalnızca yüzde 15’i Homo sapiens’’in herhangi ilahi bir etki olmadan doğal seçilimle evrimleştiğine inanıyor; yüzde 32’si insanların milyonlarca yıl içinde erken yaşam formlarından günümüze evrimleştiğini ancak tüm bu sürecin tanrı tarafından yönetildiği inancını sürdürüyor; yüzde 46’sıysa İncil’de anlatıldığı gibi tanrının geçtiğimiz 10 bin yılda insanlara günümüzdeki hâlini verdiğini düşünüyor.…

  • 1860’lara doğru Birleşik Devletler’de, ülkenin farklı bölgelerinde, birbirinden çok farklı üç toplum biçimi gelişmiş bulunuyordu: Bunlar, pamuk üreticisi olan Güney, bir özgür çiftçiler ülkesi olan Batı ve hızla endüstrileşen Kuzeydoğuydu. Sf. 156 1860 yılı için yapılan bir hesaplamada, beyazların % 7’sinin, Siyah kölelerin dörtte üçüne yakın bir bölümüne sahip oldukları ileri sürülmektedir. Bunlar, ayrıca en…

  • Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, yardımcısı Osman Ak ve gizli çalışmayı yürüten diğer görevliler 8 Haziranda görevden alındı. Rastlantıya bakın, Fethullah Gülene devlet tarafından verilen koruma görevlisi Başkomiserin Amerika’daki görev süresi de 12 Haziranda bir ay uzatıldı. Bakıyorsunuz bir yandan Fethullah Gülen grubu ile ilgili çok gizli çalışmalar yürütülüyor, araştırmalar yapılıyor, bir yandan da devletin…

  • Amerikan başkanları içinde üzerinde en çok tartışma yapılanların başında yer alıyor; zengin bir taşralı ailenin politika için büyütülmüş çocuğudur. Büyük Bunalım’ın en tahripkâr olduğu bir zamanı 1932 yılı sonunda, tutucu ve aciz Hoover’e karşı başkanlık seçimini kazanıyor ve bir daha da girdiği seçimlerin hiç birisini kaybetmeyerek Amerikan tarihinde dört kez seçilen tek başkan durumuna geliyor.…

  • Önde gelen bir Batı Alman gazetesi 1988’de üçüncü dünya ülkelerinin Küba’yı öğretmenlerin, inşaat işçilerinin, doktorların ve diğer uzmanların dâhil olduğu “uluslararası bir hizmet ekipleri” nedeniyle “uluslararası bir süpergüç’ gibi gördüklerini yazıyordu. 1985’te, Üçüncü Dünya ülkelerinde 16.000 Kübalı çalışıyordu. Amerika Birleşik Devletlerinden dünyaya dağılan Barış Gönüllülerinin ve AID yardım uzmanlarının iki katından fazlaydı bu rakam. 1988’de,…

  • Mülkiyet hakları yoktur maliklerin hakları vardır: yani mülk sahibi insanların hakları vardır. Benim arabama dair haklarım vardır ama arabamın hakları yoktur. Sf. 43 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç (Neoliberalizm ve Küresel Düzen) – Noam Chomsky, Ç; Süreyya Evren (Çok kötü çeviri), (Everest Yayınları,  1. Basım, Ekim 2014 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Madison, hükümetin temel sorumluluğunun “varlıklı kesimi çoğunluktan korumak” olduğunu ilan etmişti. Başlangıcından bugüne demokratik sistemin temel ilkesi bu olagelmişti. Sf. 43 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç (Neoliberalizm ve Küresel Düzen) – Noam Chomsky, Ç; Süreyya Evren (Çok kötü çeviri), (Everest Yayınları,  1. Basım, Ekim 2014 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika Birleşik Devletleri, devlet kapitalist demokrasisinin bulunabilecek en “ideal denek”i olmaya yakındı. Üstelik bu ideal düzenin baş tasarımcısı, keskin zekâlı bir siyaset düşünürüydü: görüşleri büyük ölçüde etkili olan James Madison. Madison, Anayasa üzerine tartışılırken, eğer İngiltere’deki seçimler “halkın tüm sınıflarına açık olursa toprak sahiplerinin mülkleri güvencesiz olacaktır, kısa zamanda” topraksızlara toprak verecek “bir tarım yasası…

  • İlk sorunun yanıtı hayli açık. Batı Avrupa’nın dışında, iki büyük bölge kalkındı, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya -yani, Avrupa’nın sömürgeleştirmesinden muaf kalan iki bölge. Japonya’nın sömürgeleri bir başka meseledir, her ne kadar Japonya acımasız bir sömürgeci güç idiyse de, sömürgelerini soymadı ve neredeyse Japonya’nın kendisini kalkındırdığı oranda kalkınmalarını sağladı. Sf. 22 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç…

  • Dış engeller son derece açık. ABD ve müttefikleri, Arap dünyasında işleyen bir demokrasiyi kolay kolay içlerine sindiremezler. Sf. 222 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan Fırat, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı 2015 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Filipinler’i işgal eden Amerikan güçlerinin uyguladığı mezalim, özgürlüğe dair retorikler ve devlet suçuyla sonuçlanan “kutsal niyet” karşısında donakalan Mark Twain’in elleri kolları bağlanmış, en güçlü silahı olan hicvi kullanamaz hale gelmişti. Öfkesinin odağında meşhur General Frederick Funston vardı. “Funston ile ilgili yapılmış hiçbir hiciv mükemmelliğe erişemez, çünkü Funston’ın kendisi bizzat o mertebeyi işgal etmektedir… O,…

  • Nir Rosen geçen günlerde Current History dergisinde “Irak’ın Ölümü” adında bir yazı yayımladı. “Irak bir daha asla ayağa kalkamayacak şekilde öldürüldü,” diye yazmıştı Rosen, “Amerikan işgali, 13. yüzyılda Bağdat’ı yağmalayan Moğol işgalinden çok daha yıkıcı olmuştur.” Iraklılar da aynı şekilde düşünüyor. “Şimdi ‘çözümden’ bahsetmek komiktir. Sf. 56 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan…

  • Nürnberg Mahkemeleri’ndeki ABD’li başsavcı ve Yüksek Mahkeme Yargıcı Robert Jackson, eğer mahkemenin ilkelerini kendimize de uygulayamazsak mahkemenin sadece bir komedi olacağını ısrarla söylemişti. Iraklıların aksine ABD, hatta genel olarak Batı dünyası, Nürnberg’de ilan edilen yüce değerleri reddediyor. Bu da, meşhur “medeniyetler çatışması”nın özünde yatan düşüncenin ilginç bir belirtisi. Sf. 49 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam…

  • Lübnanlı din adamı Şeyh Muhammed Hüseyin Fadlallah, El Kaide’nin 11 Eylül saldırılarını temel ilkeler çerçevesinde sert bir dille kınamış ve şöyle demişti: “Amerikan yönetimi ile hiçbir ilişkisi olmayan ya da dolaylı olarak ilişkisi olan bireyleri cezalandırmamalıyız. ” Fadlallah, 1985 yılında gerçekleştirilen ve CIA tarafından organize edilen bir suikast girişiminin hedefiydi. Bir caminin önüne yerleştirilen bombalı…

  • İstenmeyen bir hükümeti devirmek için standart bir prosedür var: Bir darbe hazırlaması için askeriyeye destek olmak. Sf. 32 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan Fırat, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı 2015 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD’nin Hindistan karşısındaki müphemliği kimi zaman oldukça çirkin bir hal aldı. Bağımsızlıktan hemen sonra, 1950’lerin başlarında, Hindistan milyonlarca insanın öldüğü çok ciddi bir kıtlık yaşadı. ABD iç kayıtlarından anlaşıldığına göre, çok büyük bir gıda fazlalığımız vardı, ama Truman biraz olsun göndermeyi kabul etmedi, çünkü Nehru’nun bağımsızlığı hoşumuza gitmiyordu. Nihayet biraz gıda gönderdiğimizde ise, bağlayıcı koşullar…

  • Milton Friedman, kapitalizme uzaktan yakından benzeyen bir şeyin hiçbir zaman olmadığını, olsa bile -özellikle iş dünyası buna izin vermeyeceğinden- üç saniye dayanamayacağını bilecek kadar akıllı. Şirketler güçlü hükümetlerin kendilerini piyasa disiplininden koruması konusunda ısrarcı, ayrıca kendilerinin yalnızca varlığı piyasalara bir saldırı. Sf. 281 Hollanda’daki iki teknik iktisatçı, Fortune dergisinin listesindeki en büyük yüz uluslaraşırı şirketten…

  • Dünya nüfusunun %5’ine sahip olan ABD, dünya kaynaklarının %40’ını tüketiyor. Bunun neye yol açtığını kestirmek için dâhi olmaya gerek yok. Bir kere o tüketimin büyük bir kısmı yapay olarak tetikleniyor, insanların gerçek istek ve ihtiyaçlarıyla bir ilgisi yok. İnsanlar o şeylerin birçoğuna sahip olmasalar, muhtemelen daha iyi durumda ve mutlu olurlar. Sf. 264 Alıntı; Dünyayı…

  • Kissinger, Şili’deki sosyal demokrasi başarısının bulaşıcı olacağından endişeliydi. Güney Avrupa’ya -örneğin İtalya’ya- sıçrayacak ve Avrokomünizm denen sistemin olası başarısına yol açacaktı (bu sistem, komünist partilerin sosyal demokrat partilerle beraber birleşik bir cephe oluşturması anlamını taşıyordu). Aslında Kremlin de Avrokomünizm’e en az Kissinger kadar karşıydı, fakat bu durum domino teorisinin nereden çıktığına dair çok net bir…

  • Tarihçi Paul Boyer, When Time Shall Be No More  adlı kitabında şunu belirtiyor: “Anketlere göre [tüm Amerikalıların] üçte biri ila yarısı geleceğin İncil’e dayanan kehanetlerden okunabileceğine inanıyor.” Sf. 224, 225 Çok köktendinci bir toplumdayız. Fanatik dinsel bağlılık derecesi yönünden İran gibi. Örneğin ABD nüfusunun sanırım %75 kadarı şeytanın varlığına gerçek anlamda inanıyor. Birkaç yıl önce…