Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Abdullah Öcalan ve PKK

  • Genelkurmay Başkanlığı bu kez onaylayınca Ankara Gölbaşı’nda eğitim alanı oluşturuldu. Özel harekât polislerini eğitmeleri için Özel Harp Dairesi’nden bir ekip görevlendirildi. Ekibin subay kadrosunda üç asker vardı: Yarbay Korkut Eken, Yüzbaşı Yavuz Ataç ve Yüzbaşı Kâşif Kozinoğlu. Bu Özel Harpçi subaylar, özel tim polislerini kırsal alanda da operasyon yapacak şekilde eğitti. Sf. 321 1994 yılı…

  •  Sol hareketlerin “siyasi bir oyunla ya da yıkıcı faaliyetlerle” iktidarı ele geçirebileceğini söyleyen Galula, gizli orduya halkı ayaklanmacılardan yani solculardan ayırmak için teröre yani kontrgerilla operasyonlarına başvurması gerektiğini belirtiyor. Galula, bu operasyonlardan ilkini “şuursuz terörizm” olarak adlandırıyor: “Şuursuz terörizmden maksat, alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezp etmektir.…

  • (Özel Harp Dairesi) 1994 yılında tümen yapılarak Özel Kuvvetler adını aldı. Yeni görevlerinden biri PKK’ya karşı mücadele oldu. Bu vesileyle de gittikçe güçlendirildi. Özel Kuvvetler şimdi kolordu düzeyinde. Sivil unsurların sayısı ise 10 binlerle ifade ediliyor. Sf. 11 Alıntı; Özel Harp dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 –…

  • Urfa Yahudilerinin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Urfa, Hıristiyan hâkimiyeti altındayken Edessa olarak anılmaktaydı, ikinci Tapınak’ın Kudüs’te inşa edildiği zamanda Edessa’da Yahudiler yaşıyordu. Hıristiyan döneminin birinci yüzyılında Edessa’nın doğusundaki Hadaib’ı Edessalı Yahudilerle akrabalık bağı olan Yahudi krallar yönetiyordu. Behri Krallığı sırasında Mezopotamya halkı, kendisini düşmanlardan kurtardığı için Kutbi adında Yahudi bir kadını çok seviyordu. Sf. 414…

  • Apo devam etti: “Bakın burada yeri gelmişken, izninizle 17 Eylül anlaşmasından bahsetmek istiyorum. 17 Eylül 1998’de ABD, Washington’da Talabani ve Barzani’yi anlaştırdı. Ben aslında Talabani ve Barzani ile çatıştım.” Alıntı; Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım? – Hasan Atilla Uğur, (Kaynak Yayınları 7. Baskı Haziran 2011 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tayyip 14 Ocak 200 tarihinde Avusturalya’da mülakat yaptığı bir radyoda, 30 binden fazla insanımızın katili kuduz ite iki defa “sayın” diyor ve ekliyordu, “Sayın Öcalan aldığı kellelerin bedelini ödüyor.”  Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.   

  • (Torun Yakup Cemil) Yıl 1978 sonları.  …  Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenciydim.  …  Solcuydum.  Kim değildi ki?  …  Abdullah Öcalan’la aynı okuldaydım. … O da benim gibi tartışmalara fazla katılmazdı.  Dinleyiciydi.  Silik biriydi. Sf. 185, 186  Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 185, 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdullah Öcalan’ı, Öcalan yapan Diyarbakır hapishaneleridir. Abdullah Öcalan’ı o hapishanelerdeki insanlık dışı olaylar yarattı. Ve İmralı’da yeniden diriltti. Sf. 402 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak Öcalan’ın Barzani devleti ve liderliğini ve Musul’un, bazılarının sözüyle, “ikinci İsrael” olmasını kabul etmeyeceğini tahmin ediyordum. Etmemektedir. Sf. 400 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öte yandan Kürt meselesini söylediğinizde de, şunu çok açık söylüyorum; mesele Kandil Dağı’ndaki silahları susturmak değil, onun yönünü değiştirmektir. Bu kadar basit. Eğer sizin formülünüzle ve sözünüzle, orada gerilla savaşı yapacaksak, Kürtler olmadan biz o işi yapamayız. Amerika, orada, emperyalist savaşını Kürtler ile yapıyor ve anti-emperyalist savaşı da Kürtler ile yapmak zorunluluğu var. Sf. 390…

  • Önemli olan Kandil Dağındaki silahı susturmak değil yönünü çevirmektir. Türkiye Apo’yu bir şekilde kullanmalıdır. Sf. 342 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 342) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Değerli Yargıç, Turgut Beyefendi, Kürtler, benim gibi Türkler olduğu için bu topraklarda birlikte yaşayacaklar” diyordum. Beş taş oynamıyoruz Ne yaptığımızı biliyoruz. Sf. 340 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • Barzani’yi beğenip beğenmediğim ortadadır. Barzani’nin başına geçtiği devletimsi organizmanın Türkiye’yi bölmek üzere olduğunu hep tekrarlıyorum. Musul alınmazsa Diyarbakır verilir, diyen de benim. Aşiret reisidir. Ama Tayyip Bey’e göre bir devlet adamı tablosu çiziyor, ağır başlı ve saygı uyandırıyor. Bölgede, Türkiye’ye rakiptir ve bu nedenle de artık Erdoğan’ı indirmek bir zorunluluktur. Sf. 306 Alıntı; Gizli Tarih…

  • Eşref Paşa, Türkiye Kürtlerini incitmek ve başka­larının kucağına itmek istemiyordu. Paşa, silahlı Kürtler ile mücadeleyi Tür­kiye sınırlarının tümüyle dışında yapmak istiyordu ve bununla, özellikle İsrael’e ters düşüyordu. Eşref Paşayı düşürdüler. Sf. 605 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada asıl soru bu değil, şimdi PKK çok mu önemli? Asıl soru budur. PKK eylemliliğinden dolayı kayıplar, misal olsun, cinnet geçiren polisler nedeniyle günlük kayıplardan daha mı fazla; bir süre unutamaz mıyız? Şöyle de sorabiliriz, artık Türkiye’nin “Kürt Sorunu” PKK mı, yoksa Barzani-Talabani mi? Bir devlet, çıkarlarını bilmek zorundadır. “PKK sorunu”, asıl sorunu unutturmak için…

  • Bu ülkeyi büyütemezsek, küçülür. Şu anda küçülme süreci mesafe kat etmiş haldedir. Bu nedenle, dgm’de, beni haftada bir beş yıla mahkûm eden yargıçlara, “Eğer bu Kürtler, bizden kopmazlarsa, bu sizlere rağmen ve benim türümden Türkler sayesinde olacaktır” diyorum ve hâlâ diyorum. Ne kadar çok öldürürsek o kadar Barzani’nin ve Washington’un ekmeğine yağ süreriz. Ne kadar…

  • Öcalan bu Kürt Devleti’ne karşı çıkıyor ve bütün internet siteleri, “Apo’yu Yalçın Küçük Kemalist yaptı” yollu bar bar bağırıyor. “Apo, Türkiye’yi savunuyor, Gurusu Yalçın Küçüktür” deyü küfrü eksik tutmuyorlar, benim böyle bir iddiam olmamıştır. Bir 29 Ekim’de, Paris’ten, buraya, cezaevine gelirken, o zaman PKK büyüğü olan Yaşar Kaya vesaire “aramızdaki Kemalizm’in ajanı idi” dediler, yazdılar…

  • Yahudiler, Türkiye ile Sovyetler Birliği’nin dost olmasını hiç istemediler. İsrael Türkiye’nin, Türkiye Kürtleri ile kardeş misali ve sulhâne yaşama­sını hep çıkarlarına aykırı buldu. Yahudilerin en sevmedikleri, Elenler oldu. İsrael’liler, en çok, Kürtleri kendilerine yakın gördüler. Kürtlerden, PKK’ye kin duyuyorlar; çünkü Türk solcularının arkasından, İsrail’e karşı, Filistin­lilerin yanında, savaştılar. İsrael, Türk solcularından ve PKK Kürtlerinden nefret…

  • Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “Bizim Türklerden ayrımız, gayrımız yoktur.” Dedirtmek bize düşer. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • PKK İsrail ile savaşmış tek Kürt koludur. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.