Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice’den Diyarbakır’a yürüme fikri ortaya atıldı. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu: İlerici Gençlik Demeği (İGD), Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK), Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdîstanı Sosyalist Partisi), Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Behçet Cantürk, otuz beş kişilik yürüyüş komitesine, İGD’yi temsilen girdi. Komite görev bölümü yaptı. Sf. 29 Behçet Cantürk’e, köylüleri…
-
UYUŞTURUCU NAKLI İÇİN ELAZIĞ’DA HAZAR TURİZM KURULDU, RAKİBİ OLAN HARPUT TURİZM’E ÜLKÜCÜLER SALDIRDI
Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu… Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. Ekmekçi ailesi, Lâçin ailesiyle birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentesini kurdular. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi, Özdiyarbakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Delidere ailesi, otobüs alıp Kâmil Koç firmasıyla birlikte çalışmaya başladı… Sf. 27 Çalışkandı.…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Rivayet olunur ki halife Mu’tasım bir gün Kadı Yahya bin Eksem ile şarap meclisinde oturmaktaydı. Mu’tasım meclisten kalkarak odasına gidip bir müddet sonra geri döndü ve bir kadeh içti. Sonra tekrar kalkarak başka bir odasına gidip bir müddet sonra geri döndü bir kadeh şarap daha içti. Bu şekilde üç…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) 162 [M.S. 778] senesinde Mehdi döneminde kızıl sancak adını verdikleri Gürgan Bâtınîleri, yani çok güçlü olan Muhammirîler, Hurremedinlerle elbirliği yaparak: “Ebu Müslim hâlâ diridir ve biz memleketi zapt edip ona teslim edeceğiz.” iddiasından bulundular. Ebu Müslim’in yazdıklarını kendilerine şiar edinip bütün haramları helal ve kadınlarım birbirlerine mubah kıldılar. S.…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Muattile mezhebini cihana ilk getiren, Acem diyarında Nûşirevân-ı Âdil’in babası Melik Kubâd, Fîrûz devrinde kendisine mûbed-i mûbedân denen Mezdek bin Bamdâdân nâm (adında) birisi idi. s. 271 Mezdek padişahın ve halkın çoğunun iyiden iyiye mezhebine iman etmiş olduğunu görünce herkesin malını kamuya açarak: “Halkta mal mülk ve altın hususlarında…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Büyük zararlara yol açacağından ve padişahın haşmet ve şanına halel getireceğinden ötürü hükümdarın astları üst yapmaması lazımdır. Bunlar özellikle ehl-i setr olup akılları bu işlere ermeyen kadınlardır. Zira bunlar nezih bir neslin devamı için vardırlar. s. 255 Tarihin bütün devirlerinde hükümdarın karısı hükümdara egemen olduğunda rezâlet, şer, fitne ve…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Emeklerinin karşılığı ve maaşları raiyetin (emir altında olanların yani vatandaşların) sırtında bir kambur olup yeni sorunların ortaya çıkmaması ve söz konusu kişilerin yolsuzluk ve rüşvete bulaşmamaları için, yaptıkları iş mukabilinde ihtiyaçları beytülmâlden (devlet hazinesinden) karşılansın. s. 83 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Padişahın memleket sathında görevli kadıların vaziyetlerinden teker teker haberdar olması gerektir. Vazife; onlardan âlim, zahit ve halkın malında gözü olmayanlara teslim edilerek gönlünün harama meyletmemesi için ihtiyaçları olduğu miktarda maaşa bağlanmaları icap eder. s. 53 Alıntı; Siyasetname – Nizamü’l-Mülk, Farsçadan Çeviren; Mehmet Taha Ayar (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,…
-
Binaenaleyh, 1925’te, Mustafa Kemal’in toprak reformu düşünmesi hikâyesine en güzel cevap da şudur: Giderek bürokratların toprak ve servet edinmeleri sırasında Mustafa Kemal’in 154 bin 709 dönüm toprak sahibi olmasıdır. (Asıldığı zaman Adnan Menderes’in toprağı 4 bin dönüm kadardı.) s. 246 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2.…
-
İşte bu durumda, 1917 yılında 4 milyon lira itibari sermaye ile İtibari Millî Bankası kuruldu. Bir kanunla, Ergani bakır madenlerinin işletilmesi ve Ergani’den sahile yapılacak demiryolu hattının imtiyazı bankaya verildi. (Burhan Ulutan, Bankacılığın Tekâmülü). İlginç olan yön şudur: a)Yarısı ödenen sermayenin mühim bir kısmı hükümete aitti. b)Bankanın kurucuları o dönemin nüfuzlu şahsiyetleri, devlet adamlarıydı. Demek…
-
Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra Merovenj hükümdarları Tevrat’taki hahamlar gibi birden fazla karıya sahiptiler. Sf. 281 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 281 kitabından birebir alınmıştır.
-
Hıristiyan halk geleneğinde Magdalalı Meryem kendisini Hz. İsa’ya çırak olarak sunup, rehinden kurtulan bir fahişedir. Dördüncü İncil’de bahsedilen hikâyede Magdalalı Meryem kıyametten sonra Hz. İsa’yı görecek ilk kişidir. Magdala, Fransa’da bir aziz gibi övülen ve Ortaçağ menkıbelerine göre Kutsal Tası getirdiği söylenen kişidir. Sf.107 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) –…
-
Fahişelere özel ilgisi var, fahişe Pyrallis’e pek tutkun olduğu kayıtlıdır; genelev imarına ehemmiyet veriyor ve fahişeleri bir başka planda da unutmuyor. Hazine iflas edince ve müsadere ile kumar yolları aşırı ölçüde kullanılınca, vasıtalı vergilere dayanıyordu; bunlar arasında hamalların günlük kazançlarının sekizde birini ve fahişelerin de her gün bir vizitenin ücretini Caligula’ya verme mecburiyeti yer almaktadır.…
-
Babalara oğulların, oğullara babaların idamını seyrettirmeyi seviyordu; hasta olduğunu söyleyerek mazeret bildiren babaya bir tahtırevan veya sedye gönderiyordu. Oğlu idam edilen senatörleri akşam ziyafete çağırıyor ve güldürmek için şakalar yapıyordu. Bu ziyafetlerde çok zaman senatör eş veya kızlarını, herkesin önünde muayene edip birisini alıp gidiyor ve bir süre sonra döndüğünde, geri getirdiği kadın veya kızın…
-
Hayâsız idi ve hayâsızlıkta hiçbir sınır bilmiyordu; sarayında yapılan bir nikâh töreni bitince, genç gelin için, “o benim karım” diyebiliyordu. Başkasının eşini almaya, Augustus-usülü evlilik dendiğini not etmiştim, ancak, Augustus, Tiberius’un babasına, eşi Livia’yı boşamasını söylemiş ve öylece evlenmişti. Senatörler, Caligula’nın bulunduğu yerlere eşlerini ve kızlarını getirmekten korkmaya başladılar; istediğini o anda alıp bir arka…