Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • “Aramızda çok zengin tüccarlar, fabrikatörler de vardı, bunlar, subaya rüşvet verip, kendilerine tahtadan gıcır gıcır kulübeler yaptırmışlardı. Subay bu zenginleri çalışmaya da göndermez onlar da o güzel kulübelerinde oturup kitap okurlar, bizlere de tepeden bakarlardı.” Sf. 163 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 163) kitabından…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 3 Kasım 1838, Malatya) Türk şehirlerinin genel olarak harap bir görünüşleri vardır, fakat hiç biri Konya kadar harap değildir. Konya’yı zamandan çok insan eli harap etmiş. Her yüzyıl kendinden öncekinin yıkıntılarından anıtlar meydana getirmiş: Hıristiyan Roma çağında kiliseler yapmak için eski tapınaklar yıkılmış. Müslüman]ar kiliseleri cami haline koymuşlar, bugün camiler de harabe halinde.…

  • (Moltke’nin Mektubundan 1 Haziran 1837, Edirne) Yalnız camilerden değil, kiliselerden de tamire muhtaç olanlara para veriliyor. Ne olurdu bu paralar asıl ellere geçmiş olsaydı! Çünkü memurların çok yaygın ve derinlere kök salmış olan ahlâksızlığı, hükümetin savaşmak zorunda olduğu en çetin engel! Sf. 106 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 7 Nisan 1836 Beyoğlu, İstanbul) Hediye, bütün Doğuda olduğu gibi burada da âdettir. Aşağı tabakadan biri yukarıdakine hediyesiz yaklaşamaz, kadıdan hakkını arayan, bir hediye getirmelidir. Memurlar ve subaylar bahşiş alırlar; fakat en çok hediye alan bizzat padişahtır. Sf. 46 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 7 Nisan 1836, Beyoğlu, İstanbul) Müsadereler eskiden, serveti elinden alınanların idam hükümleriyle birlikte uygulanırdı. Şimdi ise, çok fazla serveti olanlardan bunun bir kısmını sızdırmak gibi daha yumuşak bir şekil kullanılmaktadır. Memuriyet satışı devlet gelirinin en büyük kaynağını teşkil etmektedir. Aday, satış parasını bir Ermeni ticarethanesinden yüksek faizle ödünç alır; devlet de, bu genel…

  • (Feldmareşal Moltke, 20.01.1836 İstanbul) İstanbul’da herhangi bir iş başarmak isteyenlerden Paşa’ya muazzam paralar akar. Bir vali için payitahtta böyle bir hami kazanmak uğrunda hiç bir fedakârlık çok görünmez. Hüsrev Paşanın muvafakati olmadan büyücek hiçbir ticaret muamelesi, hiç bir taahhüt işi sonuçlandırılamaz. Bir Hristiyan kilisesi yapılacak, ya da sadece tamir mi edilecek, onun bir ferman hazırlaması…

  • Askerlik Vazifesi kitabını incelemiş olan tarihçi Hasan Ünder’e göre kitabın önemlice bir bölümü, Goltz Paşa’nın 1884’te II. Abdülhamid tarafından Millet-i Müsellaha adıyla Osmanlıcaya çevrilen Das Volk in Waffen adlı kitabından adeta kopya edilmişti. Ünder, kopya paragrafları sayfa sayfa tespit etmişti. Aslında bu normaldi; çünkü “kitapla bizzat alakadar olan” Mustafa Kemal, Selanik’te kıdemli kolağası (yüzbaşı) iken…

  • 3 O yıllarda TBMM’de Bursa Milletvekili olarak görev yapan askeri Doktor Osman Şevki (Uludağ)’a göre, marşın bestesi özgün değildir. Cemal Reşit Bey librettosu (güftesi) ve bestesi ünlü yazar Jean-Jacques Rousseau ya ait olan ve ilk kez 1752 yılında Kral XV. Louis’in huzurunda sergilenen tek perdelik “Le devin du village” (Köy Kâhini) adlı operanın; “J’ai perdu…

  • Savcı, başlangıçta Rüştü Paşa, İsmail Canbulat ve Halis Turgut Bey hakkında “suikast planından haberleri olduğu halde hükümeti bilgilendirmemek” suçundan 10’ar yıl kürek cezası talep ettiği halde, bu üç kişinin kendilerini savunmaya kalkışmaları üzerine cezalarını idama çevirmişti. Giritli Şevki hem beraat etmiş hem de 6.500 lira para ödülü ile taltif edilmişti. Laz İsmail ile Bursa’da keşif…

  • 13 Eylül’de pek çok noktada birden başlayan yangın, o ana kadar denizden esen hâkim rüzgâr imbatın yerini, güney-güneydoğu yönünden esen rüzgârın almasıyla 14 Eylül de batıya doğru yayılmıştı. 15 Eylül’de kontrol alıma alınmış ama ancak 18 Eylül’de söndürülebilmişti. 23 Eylül günü Hisar Camii arkasında yeni bir yangın başlamıştı. Şehrin tekrar güvenli hale gelmesi 30 Eylül’ü…

  • Bornova’da Miss Florence adlı bir İngiliz okuluna giden Alparslan, okul çıkışı Ethem’in adamları tarafından, babasına götürüleceği söylenerek bir paytona sokulmuş, Salihli’de Kuşçubaşı Eşrefin evine götürülmüştü. Ethem’in çocuğu serbest bırakmak için 500 bin lira fidye istediği gazetelere yansıyınca, bir yandan Çerkez toplumunun önde gelenleri, bir yandan İttihatçılar Ethem üzerinde baskı yapmaya başladılar. Görüşmeler sonucu fidye parası…

  • 1164 yılında İsmailî İmamı II. Hasan şeriatı kaldırdı. Oruç tutmanın, namaz kılmanın ve diğer ibadet zorunluluklarının da kalktığını bildirdi. Halife Muktedir’in sarayında binlerce cariye, taze oğlan, hizmetçi dolaşıyor… öte yandan halkın köylü ve esnaf takımı açlıktan kıvranıyor; tefecilerin, vurguncuların, rüşvet bezirganlarının elinde inliyordu. Alamut üstadı II. Hasan her tarafa haber göndererek müritlerini Alamut’ta topladı ve…

  • Oğuzlar ticaret de yapıyorlardı. İranlı tüccarlarla kâr ortaklıkları kurarlar, kervanlara hayvan satarlardı. Ayrıca hayvanlarını kentlere götürerek de satarlardı. İbn Faldan bir Oğuz boyuna koyun satın almaya gelen İranlı bir tüccar ile ilgili ilginç bir hikâye anlatır. İran’da oğlancılık yaygındır. Buna karşılık Oğuz töresine göre de bu suçu işleyenler ölümle cezalandırılırlar. İranlı tüccar, evine konuk olduğu…

  • Şehrin dışında 700 büyük köşk vardı. Buhara’dan sürülen meşhur Zerdüşt zenginleri burada oturuyorlardı. Gerçekte bunlar İslamiyet’e karşı inatçı kimseler oldukları gibi, Cuma namazlarını kılmamakta en çok direnenler de bunlardı. Hâlbuki fakirler Cuma namazı kılanlara vaat edilen 2 dirhem nakdî mükâfatı almak için camiye koşuyorlardı…  Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013…

  • Bu sırada Halife Ali’nin büyük oğlu Hasan, Muaviye ile anlaşarak, Halifelik iddiasından vaz geçmişti, ama bu Muaviye’ye yetmiyordu. Hasan’ın karısı Cude bin Eşas ile Peygamberin torununun öldürülmesi konusunda anlaştı. Hasan’ın karısı, altın ve Muaviye’nin oğlu Yezit ile evlenme karşılığında Hasan’ı zehirleyerek öldürdü (MS. 670). Muaviye vaat ettiği altını verdi ama “peygamberin torununu öldüren, benim oğlumu…

  • Sadece Hicaz ve Yemen’de 30 binden fazla insan öldü. Tüm İslam topraklarında ölenlerin sayısı 100 binleri aştı. Halife Ali, aslında yağmadan, baskından kaçındığı için, Muaviye’ye yeteri kadar şiddetle cevap vermiyordu. Bu da gün geçtikçe Ali’yi zayıflatıyordu. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sırada Müslüman dünyasının her yerinde savaşlar oluyor, taraflar birbirini yağmalayıp, öldürüyorlardı. Mısır’a vali olarak Ali; Halife Ebu Bekir’in oğlu Muhammet’i, Muaviye de Amr bin As’ı atamışlardı. Amr, Muhammet’in kafasını kestirip, tüm vilayetlerde dolaştırttı. Cesedi ise, eşek pisliği ile birlikte yakıldı. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 –…

  • Ali daha halifeliğinin ikinci gününde “Osman’ın şuna buna verdiği arazilerin, şuna buna verdiği malların hepsi de Allah’ın malıdır, ammenin hakkıdır; hepsi batıldır ve hepsi Beytül-Mal’e (devlet hazinesi) alınacaktır.” diyerek keyfi dağıtılmış malları geri toplamaya başlamış ve sosyal eşitlikten yana bir tavır koymuştu. Hâlbuki Aristokrasinin (kabile ileri gelenleri) daima bir sınıf bilinci vardır. Ve aristokrasi mallarını…

  • O sırada Medine’de ashaptan en az 10 bin kişi yaşıyordu, eli silah tutan Medinelilerin sayısı 20 binden az değildi. Halife Osman 40 gün yardım istemesine rağmen kimse ona yardıma gitmedi. Öldükten sonra cenazesine de kimse gitmedi. Osman’ın naaşı 3 gün öldürüldüğü yerde kaldı. 3’cü günün sonunda, Osman’ın cesedi, Osman’ı korumaya çalışırken parmakları kesilen karısı Naile…

  • 40 gün boyunca kuşatma devam etti ve Osman’ın pes etmesi beklendi. Halife Osman pes etmiyordu. Ama Osman’a hiçbir yerden yardım da gelmiyordu. Ne muhacirler, ne Ensar kimse Osman’ı korumuyordu. Peygamberin hanımı Ayşe, Medine’den gitmişti. İsyancıların başında Ebu Bekir’in oğlu, Ayşe’nin erkek kardeşi Muhammed vardı. 17 Haziran 656 tarihinde isyancılar, Osman’ın sarayına karşı saldırıya geçtiler. Osman’ı…