Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • (Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme –  Ermeniler.) Ermeniler, tasarruf yapmak konusunda istisnai ve olağanüstü bir yeteneğe sahiptirler. Öyle ki günlük ihtiyaçlarını minimum düzeye indirmeyi her zaman başarmışlardır. Yeme-içme, giyim-kuşam ve eğlence konularında yeterli servete sahip olsalar bile aşırılığa kaçmaz ve çok…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) …Suç vakaları konsolos raporlarında ileri sürüldüğü gibi çok sık meydana gelmiyor. Bununla birlikte Kürtlerde başkasının mülkiyetini kullanma eğilimi mevcuttur ve özellikle de Şii Kürtler bunu bir suç olarak görmüyorlar. Onlar, Hz. Ali’nin taraftarlarının öğretisine dayanarak zenginlerin mal fazlalığını fakirlerle paylaşmaları gerektiğine, bunu yapmadıkları…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Kürtlerin yaşadıkları köylerde nadiren cami bulunuyordu. Onlardan namazlarını doğru kılmalarını beklemek bile yanlış olur. Göçebe hayatın hâkim olduğu yerlerde ise onların her hangi bir dine mensup olduklarına dair yegâne gösterge, kilden yapılan mezar anıtlarıdır. Sf. 85 Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri)…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Kürtlerin kullandıkları dil ve dinî inançlarında büyük farklılıklar mevcuttur… Dinî konularda aralarında büyük farklar vardır. Zaza dilinde konuşanlar, çoğunlukla Şii, Kurmani dilini konuşan Kürtler ise Sünni’dirler. Kızılbaşlar gibi çeşitli Kürt grupları ise putperestliğin kalıntılarını da içeren karışık bir dine mensuplar. Sonuç olarak onların…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Şehirlerde ticaret, zanaat ve tefecilik, Ermenilerin elindedir. Tefeciler ise hiç kaderlerine küsmüyorlar. Eğer zenginlik ile refah göze batmıyor ve her yerde çamurun varlığı ve konforun yokluğu hissediliyorsa, köy evleri yer altı kubbelerinin altında yığıntı şeklinde kuruluyor ve köyler arkeolojik kurganları andırıyorsa, halk kötü…

  • Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Köylülerin kıyafetleri konusunda Ermenileri Türklerden ve Kürtlerden ayıran fark daha da azdır. Bölgeye ve döneme göre erkekler, ayaklarına kadar uzanan uzun gömlek veya cüppe, geniş şalvar ve kısa mont giyiyorlar. Seyyahlar, Bitlis ve Muş vadisindeki köylerin büyük bir kısmında yaşayan Ermenilerin Kürt millî…

  • Diğer halklarla komşuluk etmeleri, Ermenilerin hayat tarzlarını etkilemiş olmasına rağmen, bu durum tam anlamıyla asimile olmalarına neden olmamıştır. Ancak Asya Türkiye’sinin bazı yerlerinde, örneğin Ermenilerin toplam nüfusun önemli bir bölümünü oluşturdukları Bitlis ve Diyarbakır vilayetlerinde dahi Ermeniler, Kürtlerle o kadar sıkı münasebetler tesis etmişlerdir ki, kendi ana dillerini unutmuş ve sadece Kürtçe konuşmaya başlamışlardır. Hatta…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Van Ermenileri ile ilgili V. Cuinet çok ilginç açıklamalarda bulunmuştur: “Onların büyük bir kısmı, Yahudi kökenlidir. Onların soyu, II. Tigran (Büyük Tigran) tarafından Filistin’den getirilen esirlere dayanmaktadır. Şimdi bile eski Yahudi ırk ve tipine has özellikleri onlarda bulmak mümkündür.” Sami kanının karışımı ile…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Pek yakında Küçük Asya’ya özel antropolojik gezi gerçekleştiren Dr. Eliseyev (4 Mart 1887’de Rusya imparatorluğu Coğrafya Cemiyeti’nde konuyla ilgili sunum da yaptı), çok sayıda tasvir ve ölçüm yapmasına rağmen, Ermeni tipi ile ilgili kesin varsayımlarda bulunmaya cesaret edemeyerek söz konusu tipi genel hatlarıyla…

  • Belge 3 – A. M. Kolübakin, “Erzurum Ovasından Kığı, Palu, Çarsancak Üzerinden Harput’a Uzanan Operasyon Hattı (Çapakçur Üzerinden Palu’ya Uzanan Kuzey Kolu)”, Asya Türkiye’sinin Askerî ve İstatistikî Analizi İçin Malzemeler, Sf. 39    (Palu’daki siyasi ve ekonomik durum) … Birkaç zengin Ermeni’nin etkisi burada o kadar büyüktür ki, bunlar çok zengin ve yetkin Müslüman aileleri…

  • Belge 3 – A. M. Kolübakin, “Erzurum Ovasından Kığı, Palu, Çarsancak Üzerinden Harput’a Uzanan Operasyon Hattı (Çapakçur Üzerinden Palu’ya Uzanan Kuzey Kolu)”, Asya Türkiye’sinin Askerî ve İstatistikî Analizi İçin Malzemeler, Sf. 39 Genel olarak Ermeni nüfusunun durumu tatmin edicidir. Ancak ilçenin çeşitli kesimlerinde bu konuda bazı farklılıklar mevcuttur. Örneğin Kığı kasabasında ve Temran, Hupus, Herdif…

  • Dokuz senelik Pülümür Kaymakamlığım ve iki yıldan fazla Tunceli Valiliğim esnasında uzun bir zaman aralarında kendilerine çok yakın ve dost olarak bulunduğuma rağmen, inanışları ve ayinleri hakkında hemen hemen hiçbir şey öğrenemediğimi ve sır denilen şeyi; (muhip) yani dini inanışlarına saygı besleyen biri olarak tanınmama rağmen çözemediğimi açıklamak zorundayım. İnanışları ve ayinleri hakkında bu kesin…

  • Bu hâl öğrenilince üçüncü umumî müfettiş ve Tunceli Vali ve Komutan Kor General Abdullah Alpdoğan’ın emriyle yüzlerce bu çeşit ad yeniden değiştirilerek nüfusça kaydı yapılmış Ermenice adlarının kullanılması yasaklanmıştır. Sf. 143 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ermeni misyonerler yaptıkları telkinlerde her vakit Ermenilerle Kürtlerin aynı soydan olduklarını ileri sürer ve zorla Müslüman yapılmış olmalarını hâlâ Hıristiyanlık inanışlarını değiştirerek koruduklarını öne sürerlerdi. Onların inanışta birleştiklerini söyledikleri Alevilerin Allah, Muhammet, Ali den çıkan, bir Allah, felsefesini Hıristiyanların ruh, ibin (oğul), Kudüs şeklindeki üçlemelerine benzetirler ve sizinle bizim aramızda yalnız bir sünnet farkı vardır.…

  • Herodot “İranlılar kadar yabancı memleketlerin adetlerini kapan bir millet yoktur. Bunlar Medlerin giyinişini üstün kabul ederek bunu almışlar. Harpte, Mısırlılar gibi göğüs levhası taşırlar, her hangi bir sefahet (sefih, aşağılık) haber alırlarsa, onu hemen benimserler” demektedir. Sf. 125 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kürtler de Kürdistan dedikleri zaman Çemişgezek’i (yani (Dersim’i) murat ederler” diyor. Sf. 120 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu işte de yine en eski kaynak olan tarihin babası Herodot’u ele alalım; “Manais oğlu Atis zamanında bütün Lidya’da büyük bir açlık hüküm sürüyordu. Lidyalılar bir zaman için felâketi çekmişler, fakat geçmediğini görerek buna karşı gelmek için muhtelif oyunlar icat ettiler. Kimi aşık kemiğini, kimi topu, kimi zarı keşfetti. Çare, açlık duymamak için, bir gün…

  • Marcel Leart adlı bir Ermeni yazara göre, “Zazalar,’ Müslümanlığı kabul etmiş Ermenilerdir.” Bu yazar, iddiasını desteklemek için bazı deliller de getirmiştir. Ermenice ile Zaza’ca arasındaki bazı ortak kelimeler ile bazı ortak âdetler, bunların arasında en kayda değer olanlarıdır.. Bu iddiayı savunanlardan bir diğeri de 1914’te Dersim bölgesini gezen Molyneux-Seel’dir. Onun kaydettiğine göre, Dersimliler Ermenilikten dönmüştür.…

  • Türk Dil Kurumu’na ait sözlüklerde de durum pek iç açıcı değildir. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünün değişik baskılarında Zaza kelimesi;        • kaba, • ilkel, • yabanıl, • kekeme, • pezevenk, •kaba konuşan, dilsiz gibi anlamlara gelmektedir. Sf. 47 Alıntı;  Zazalar ve Türklük (Koç Heykelli Mezarların İzinde) – Ali Rıza Özdemir,  (Kripto Kitaplar, 1. Baskı Şubat 2010,…

  • Haklarında idam cezası verilen isyanın önderi konumundaki on bir kişi, 18 Kasım 1937’de Elazığ’ın Buğday Meydanı’nda şafağa karşı asıldılar. 1936 yılı içinde sürdürülen harekât, isyanın lideri konumundaki Alişer’in öldürülmesi ve Seyit Rıza’nın da idam edilmesiyle son bulmasına karşın tedip harekâtına 1938 yılında da devam edilmesi kararlaştırıldı. Amaç, Kürt hareketini bir daha kıpırdayamayacak hale getirmekti. Askeri…