Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Ankara’daki diplomatik çevreler içerisinde olacakları görenler vardı. Örneğin, dönemin Avusturya Başkonsolosu, Winter, ülkesinin Dışişleri Bakanlığına yazdığı mektupta konuya ilişkin endişelerini şu sözlerle dile getirmişti: “1925 isyanı ve Şeyh Sait’in idamından sonra da ülkenin doğusunda sürekli karışıklıklara yol açan Kürt sorununu tümden ortadan kaldırmak için baskı önlemlerinin en kısa zamanda uygulanacağı söyleniyor. Güvenilir Türk kaynaklarından edindiğim…

  • Sey Riza, yıllarca Türk devletine güvenilemeyeceğini, ona güvenmenin, boğazına ipini kendi eliyle geçirmek ünlü “Karga Bülbül Olmaz” sözüyle yanıt vermişti. Büyük dava adamı Kürt aydını Alîşer yine bıkmadan usanmadan Dersimlileri bu konuda uyarmış, Ankara yönetimine güvenmemelerini söylemişti. Sf. 458 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf.…

  • Yedi Dersim Kürtünün idam edilmelerinden sonra, Başbakan İsmet İnönü yaptığı açıklamada şöyle diyordu: ‘‘Dersim meselesini ortadan kaldırdık, son verdik. Dersim müşkilesinden kurtulduk. Dersim’i her türlü askeri harekâtlarla temizledik” Sf. 454 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 454) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Evladı kerbelayıh, bi hatayıh, ayıptır, zulümdür, cinayettir, dedi. Benim tüylerim diken diken oldu. Bu yaşlı adam raprap yürüdü. Çingeneyi itti, ipi boynuna geçirdi. Sandalyeye ayağıyla tekme vurdu, infazını yaptı.” Oğlu yaşında bir subayı öldürecek kadar katı yürekli olan bir insanın bu kadar bu akıbetine acımak zor. Ama ihtiyarın bu cesaretini takdir etmekten kendimi alamadım.” Sf.…

  • Sey Riza, olan bitenden dünyayı haberdar etmenin ve uluslararası planda destek sağlayabilmenin öneminin bilincindeydi. Hem bu amaçla hem de muhtemelen can güvenliğini düşünmüş olacak ki Alişer’in Sovyetler Birliği’ne gitmek üzere Dersim’i terk etmeye ikna etti. Ne var ki yolculuğa çıkmadan bir gün önce Alîşer ile karısı Zerîfa, bizzat Sey Riza’nın yeğenlerinden Zeynele Alîye Topî’nin başında…

  • Harekât, 1937 ilkbaharının sonlarına doğru başladı. Hücum Sey Riza’yaydı ve harekete geçen ilk askeri birlik 62. Piyade Alayı idi. Dersimliler, bu birliğin Komutanının Elaziz’in Miği beldesinden İsmail Hakkı olduğunu söylüyorlar. O da tıpkı Dersimliler gibi Alevi inancına mensup biriydi. Sf. 447 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011…

  • Görevi gereği, Dersim’le en yakından ilgilenenlerden biri olan Mareşal Fevzi Çakmak, hazırladığı raporda, Dersimliler için “Dersim halkı cahildir, haydutluk ruhuna sahiptir.” dedikten sonra, atılmasını istediği önlemleri sıralıyor. Genelkurmay Başkanı, Dersim’den sürülmesini istediği aile ve aşiretlere ilişkin geniş bir liste de sunduktan sonra öteki önerilerini sunuyor: Bu önerilerden bazıları şöyle: Yerli memurların çıkarılması (yani bölge dışına…

  • Başbakanlık ve devlet başkanlığı da yapmış olan Celal Bayar, Qoçgîrî başkaldırısı ile ilgili olarak şöyle diyor: “… Dersimlilerin, Kürtlük hesabına en idealistleri Koçgiri’de toplandılar, teşkilat yaptılar. Sivil, asker bütün kuvvetleriyle oraya toplandılar. Orada mühim bir kuvvet teşekkül etti. Koçgiri’de isyan çıktı. (…) Koçgiri bence diğer isyanların hepsinden mühimdir. Yunanlılara karşı durmak için nasıl tedbir alıyor…

  • Dersim’in sınırlarını Kuzey’de Karasu ile güneyde Murat nehirlerine, doğuda, Gimgim ya da Varto ve Xunus (Hınıs)’a, batıda ise Sivas il sınırları içerisindeki Qoçgiri’ye kadar uzatıyorlar. Buna Büyük Dersim demek yanlış olmaz. Diğer bir kesim, Dersimi daha dar çerçeve ile sınırlar ve aşağı yukarı bugün resmiyette adı Tunceli olan ilden ibaret sayar. Ancak, şu bir gerçek…

  • Türk ordu birlikleriyle Qoçgîrî bölgesi Alevi Kürtleri arasında beklenen yoğun çatışmalar başladı. Bu, Alevi Kürtlerin Mustafa Kemal yönetimine karşı gerçekleştirdiği ilk ulusal direnişti. M. Nuri Dersimi (Baytar Nuri) Kürdistan Tarihinde Dersim Tarihi adlı çalışmasında “Koçgiri Kürt İstiklal Savaşı” başlığı altında detaylı olarak bu olay üzerinde, duruyor. Aynı olay hakkında geniş bilgi verenlerden biri de Erzincan…

  • Ankara-Dersim ilişkisini aktaran dönemin canlı tanıklarından Baytar Nuri, Mustafa Kemal’in başlangıçta Qoçgîrîli Alişan Bey ile kendisine milletvekilliği önerdiğini ama kendilerinin bunu kabul etmediklerini söylüyor. Mustafa Kemal’in, o sıralarda Milletvekilliği önerisinde bulunduğu kişiler arasında Sey Riza ile Qocan/Qocu (Türkçeleştirilmişi: Koç Uşağı) aşireti reisi ünlü idare Ivrayîm Axa da vardı. Ne var ki Dersim’de oldukça güçlü konuma…

  • Tarihte, bu topraklar için kullanılan ortak isim “Ön Asya” ya da “Küçük Asya’dır. Anadolu’ya dönüştürülen “Anatolia” ise Yunanca bir terimdir ve tarihte Yunanlılar tarafından Ege ve Marmara’nın sahillerini ya da bu sahillere yakın bölgeleri adlandırmak için kullanılmıştır. Sf. 346 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf.…

  • Diyelim ki Türkçe sözlerle şarkı söyleyen bir Ermeni, Yunan ya da Kürt hem Ermenice, Rumca ve Kürtçe olan tekstleri hem de kendi halk müziklerinin melodisini Türkçeye kazandırıyordu. Türkçe, en çok da bürokrasinin bulunduğu kent ve ilçe merkezlerinde etkinliğini sürekli arttırmaktaydı. Osmanlı imparatorluğunun büyümesi ve Hıristiyan Avrupa’nın içlerine doğru ilerlemesi, onu daha sistematik ve etkin bir…

  • Türk tarihi üzerine ciddi çalışmaları bulunan Sorbon Üniversitesi İslam Tarihi Profesörü Claude Cahen’in şu belirlemesi bu bakımdan dikkat çekicidir: “… On dördüncü yüzyılın ikinci yarısında bir kişinin Hristiyanlara ters düşen etkinliklerde bulunduğundan söz edilmesi, orta Anadolu’nun bütün yörelerinde bu dine bağlı kişilerin yaşamakta olduğunu ve Konstantinopolis’teki Patrikliğin bu uzak yörelerde bile bazı ilişkileri bulunduğunu göstermektedir.…

  • Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor: “Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat…

  • “Siyasal bilgileri henüz bitirmiş ve Sivas Vilayeti mahiyetine verilmiştim. Hafik ilçesinin bir Alevi köyünde geceledim. Ev sahibi bu plebisit dolayısıyla bana şunları söyledi: ‘Alevilerle Ermeniler arasındaki fark soğan zarı kadardır. Ermeniler, Tanrı’yı Baba, oğul ve ruh olarak anar; biz bu ölçmeyi Allah-Muhammed-Ali biçiminde söyleriz. Onların 12 Havarisi vardır, bizim 12 İmamımız. İbadet ve oruçların vakti…

  • Soldaki kitap Osmanlı dönemine ait bir Kur’an, sağdaki kütük ve balta ise yine o dönemde kullanılmış olan kafa kesme aletiydi. Meğer Osmanlı görevlileri Hıristiyan Bulgarları yakalayıp imamın huzuruna getiriyor ve “İşte Kur’an, işte balta. Kur’an’a el basıp Müslüman mı olmak istiyorsun yoksa başının bu balta ile uçurulmasını mı?” diye soruyorlarmış. Müslüman olmayı kabul eden o…

  • On iki İmam orucu var. Bunun 12 günü İmamlar, 3 günü ise Ashaflar içindir. Su içilmez. Üzüm şırası su ile karıştırılıp içilir, -Sonunda ise aşure pişirilir. Aşurede su, buğday, şeker, pekmez, nar, üzüm, elma gibi nesnelerden 12 tanesinin içinde olması gerekir.  Sf. 167 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı…

  • Daha önce de değindiğimiz gibi, resmiyette adı Tunceli olan ilin merkezinden, Mizur (Munzur) nehri boyunca Pulur (Ovacık) ilçesine giderken, yol kenarında “Henîye Ana Fatma” ya da sadece “Ana Fatma” olarak bilinen bir kutsal su var ki bu, Hz. Ali’nin karısı Ana Fatma’ya atfedilmiş dişil bir ziyarettir. Sf. 87 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…

  • Yezidilerde olduğu gibi Kürt Alevilerde de birinin etrafını çember şeklinde bir çizgi ile çizip de “Surre Heqî yo dorme to der o” (Çevren Tanrı suru ile çevrilidir) dendiğinde, bu sura çizenin kendisi tarafından ya da yaşça veya dinsel hiyerarşideki yeri bakımından, daha üst pozisyonda olan biri tarafından müdahale edilmedikçe kişi onun dışına çıkmaz. Çıkılması günah…