Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Dünya nüfusunun en zengin ülkelerde yaşayan beşte birinin gelirinin en fakir beşte birin gelirine oranı; 1960’da 30’a 1 iken 1995’de 74’e 1’e çıktı. ABD, Irak’taki savaşı sürdürmek için 87 milyar dolar harcarken, BM bunun yarısı kadar bir parayla yeryüzündeki herkese temiz su, yeterli besin, uygun sağlık koşulları ve temel eğitim sağlanabileceği görüşünü savunuyor. Sf. 9…

  • Bir Alman generali olan Reinhard Gehlen, 1902 yılında Erfurt’da doğdu. Çözümleme ve planlama uzmanı, yetenekli bir matematikçi olarak ün salan Reinhard Gehlen, Polonya Savaşı’ndan sonra harekât şubesine atandı. Harekât Şubesi Rusya Dairesi Başkanlığı’na (Ekim 1940), Doğu cephesindeki yabancı ordularla ilgili İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na (1942) getirilip, Kızıl Ordu’nun genel saldırılarıyla ilgili raporlar düzenleyince, Hitler’in gözünden düştü…

  • Bu bölümü, milattan 500 yıl kadar önce yaşamış olan Çinli Sun-Tse’nin koyduğu Politik ve Psikolojik Yıkıcı Faaliyet Kuralları’ndan bir pasajla bitirmek istiyorum: Savaşmadan bir düşmanın direncini kırabilmekten büyük sanat yoktur. Savaştaki direkt taktik, sadece savaş alanı için gereklidir. Gerçek ve sürekli bir zafer ancak dolaylı taktik ile kazanılabilir. Düşman ülkesinde değerli olan herşeyi yok edin.…

  • Bir ülkenin barışçı yollardan sosyalist (yeni komünist) sisteme geçişinin tipik örneği Şili’de görülmüştür. Marksist bir hükümetin demokratik yollardan iktidara geldiği ülke olan Şili, Rusların Güney Amerika’daki ilk büyük zaferidir. Sf. 301 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak, deneyimler göstermiştir ki; bir rapor, “aklın alamayacağı kadar değerli” olursa, onu verenden şüphe etmeli. Sf. 264  Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Personelimin çok azı beni şahsen tanırdı. Benimle, bir iş için görüşseler dahi, gerçekte kiminle görüştüklerini bilmezlerdi. Güvenliğe önem veren zihniyeti geliştirmek amacıyla, personelin birbirlerine yalnızca takma isimleri ile hitap etmeleri şartını koymuştum. Zaman zaman, güvenliğe verdiğim önem olağanüstü sonuçlar doğuruyordu. Bir defasında, Vüzberg istasyonunda bir ekspres trene binmiştim. Aynı kompartmanda iki gazeteci ve bir diğer…

  • “Her an tetikte olan bir güven…” Bu benim çok hoşuma gitmişti. Sf. 175 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün bunlara karşın Hitler, gerçeklik sezgisinden tamamıyla yoksundu. Rus seferinin geleceği için politik ve askerî gayelerini değiştirmeye ne gücü yetiyordu, ne de böyle bir arzu besliyordu. Ne Halder, ne de Zeitzler Hitler’in bu davranışını değiştiremediler. Hitler, Vlasov’u, Sovyet Silahlı Kuvvetlerini zayıflatmak için bir propaganda aracı olarak görmekteydi; Vlasov’un çağrısına uyarak, ona katılmaya gelen kaçaklara çeşitli…

  • 1942 yazı başlarında, Rus Korgenerali Andrey Andreyeviç Vlasov, Volkof yakınlarındaki Doğu cephesinde bizlere yakalandı. Sf. 120 Kısa bir süre sonra Vlasov’un, Sovyetler Birliği’nde bir Rus milliyetçi özgürlük ordusu yönetmeyi hedeflediğini öğrendik. Bir savaş esiri olmasına karşın Vlasov’un Kızıl Ordu subay ve erlerine hitaben kaleme aldığı bildirinin, Rus hatlarında dağıtılmasından birkaç gün sonra, on binlerce Rus…

  • Strik-Strikfeld, Stalin’in yakalanan oğlunu sorguya çekerken, Stalin’in oğlu kendisine şu yanıtı vermişti: “Babamı mağlup edebilecek tek hareket, kendisine karşı nasyonalist bir rejimin ortaya çıkarılmasıdır. Lâkin gerçek olan şudur ki; sizler hiçbir zaman böyle bir adım atmayı göze alamayacaksınız.” Sorgulayıcı bunun sebebini sorduğunda, Stalin’in oğlu şöyle yanıtlamıştı: “Çünkü ülkemizi özgürlüğe kavuşturmak için değil, onu ele geçirmek…

  • Sara örneğini ele alalım. Sara nöbeti eğer şakak lobundaki (temporal lob) belirli bir noktada odaklanıyorsa kişi motor nöbetler geçirmeyecek, daha üstü kapalı bir deneyim yaşayacaktır. Bir tür bilişsel nöbet olarak tanımlanabilecek bu etki, kişilik değişimleri, aşırı dinsellik (din saplantısı ve din konusunda kendinden aşırı emin olma), hipergrafi (genellikle de din olmak üzere belirli bir konuda…

  • Didim’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde belirgin harflerle yazılmış, Yunanca kendini bil ifadesi. Sf. 204  Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • Moinz’e Nobel Ödülü kazandıran frontal lobotomi, suçlu davranışlarının düzeltilmesinde artık doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. İyi ama lobotomi suça engel oluyorsa, neden uygulanmasın? Bu noktadaki etik sorun, bir devletin, vatandaşını ne ölçüde değiştirmesine izin vermek gerektiğidir. Sf. 185 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran…

  • Ortak bilinç içinde hâlâ yaşamakta olan bir korkuyu da unutmamak gerekir bu arada: “frontal lobotomi”. Başlangıçta “lökotomi” adı verilen lobotomi ameliyatlarının mucidi, beynin alın (frontal) loblarını bir neşterle devre dışı bırakarak suçlulara yardım edilebileceği düşüncesiyle yola çıkan Egas Moniz idi. Prefrontal korteksin (ön-alın korteksi) bağlantılarının kesilmesinden ibaret olan bu basit sayılabilecek ameliyatın sonucu, önemli düzeyde…

  • Bu savunma, kişi bir davranışı “otomatize” halde gerçekleştirdiğinde öne sürülür; diyelim ki, bir araç sürücüsünün, sara krizi nedeniyle arabasını kalabalığın içine sürmesi durumunda. Eğer avukat, eylemin gerçekleşme nedeninin müvekkilinin kontrol edemediği bir biyolojik süreç olduğunu iddia ederse, otomatizm savunmasını kullanmış demektir. Sonuçta, ortada bir suç eylemi varsa da, eylemin ardında herhangi bir seçim yoktur. Sf.…

  • ABD’de Yılda İşlenen Şiddet Suçlarının Ortalama Sayısı       Suç                                          Genleri Taşıyanlar.           Genleri Taşımayanlar. Ağır cezayı gerektiren saldırı                 3.419.000.    .    .   .    .    .435.000 Adam öldürme.    .   .    .    .    .    .    .        14.196.    .    .    .    .    .   1.468 Silahlı soygun.    .    .    .    .    .    .    .   2.051.000.    .    .    .   .      157.000   …

  • Öyleyse gerçek “siz” kimdir aslında? Fransız deneme yazarı Michel de Montaigne’in ifadesiyle “Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.” Sf. 151 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kurgulama süreci, yalnızca ayrık beyin hastalarıyla sınırlı değildir. Onlarınki gibi sizin beyniniz de vücudunuzun hareketlerini yorumlar ve bu bağlamda öyküler kurgular. Psikologlar, bir şey okurken bir yandan da bir kalemi dişleriniz arasında tutarsanız, okuduğunuz şeyi daha komik bulduğunuzu keşfetmişlerdir. Bunun nedeni, beynin yorumunun yüzünüzdeki gülümsemeden etkilenmesidir. Kambur durmak yerine dik oturursanız, kendinizi daha mutlu…

  • Eski Yunanlar yaşamla ilgili olarak bu bakış açısını yakalayan bir benzetme yapmışlardı: Bir arabacısınız ve iki tekerlekli at arabanız güçlü kuvvetli iki at tarafından çekiliyor. Beyaz at aklın, siyah at tutkunun temsilcisi. Beyaz at sizi sürekli olarak yolun bir tarafına, siyah at da diğer tarafına çekmeye çalışıyor. Sizin işiniz dizginleri sıkıp ikisini de kontrol altında…

  • Fiziksel yakınlık olmadığı için, duygusal etkiler de eriyip gidiyor artık. Savaşın bu kişiler üstü doğası, onu şaşırtıcı biçimde kolaylaştırmıştır. 1960’lı yıllarda bir siyasi düşünür, nükleer savaşı başlatacak düğmenin, ameliyatla Başkan’ın en yakın arkadaşının göğsüne yerleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Böylece, Başkan dünyanın öbür ucundaki milyonlarca insanı yok etmeye karar verirse, önce arkadaşına fiziksel zarar vermesi, düğmeye…