Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • 27. Türk Süvari Tümeni ile 53. Piyade Alayının ve Bayburt, Kelkit, Kemah jandarma kuvvetlerinin hücumlarına maruz kalan bu kuvvetler çetin savaşlardan sonra Dersim’e ulaşmayı başardılar. Dersim’e iltihak eden önderler Pülür`deki Kürd aşiret kuvvetleriyle birlikte Kemah’taki Türk garnizonlarına saldırarak muhasara ettiler (kuşattılar). Bu çarpışmada Türk ordusu saflarında Dersimli Kürtlere karşı çarpışan Topal Osman yaralanarak Giresun’a kaçtı. …

  • 20 Ekim 1920’de Sivas, Kangal, Divriği arasında hareket eden Türk postası, Dumarca dağlarında Canbeganlı Kürt aşireti tarafından müsadere edildi (mallarına el konuldu). Bu arada Ankara’daki Türk Hükümeti de 54. Süvari alayını Sivas’tan Koçhisar’a 32. Süvari Alay’ını da Tokat’tan Sivas’a, Erzincan’daki jandarma kuvvetlerini de Refahiye’ye intikal ettirdikten, Sivas, Erzincan ve Mezra vilayetlerinde sıkıyönetim ilan etti. (15…

  • 26 Şubat günü Palo Mevkî Komutanlığı, Elâzîz Cephesi Komutanlığı’na şu haberi yollar: (1) “Palu Mevkî Kumandanlığından Elâzîz Cephe Kumandanlığına Bismillâhirrahmânirrâhîm 1-Elâzîz hududuna kadar telgraf hattını tamir etmek üzere telgraf çavuşları yola çıkarılmıştır. Zât-ı Âlileri de icâb edecek mahale kadar hattın tamirine emirler buyurunuz. Telgraf olmayınca mâlumat (bilgi) almak müşküldür.  2-Beş günden beri harb raporunuza nâil…

  • 14 Şubat 1925’te Amed (Diyarbakır)’den Pîran (Dicle) istikametinde hareket eden ve Binbaşı İbrahim komutasında bulunan müfreze, 16 Şubat’ta Şeritan köyünde bulunduğu sırada, Pîran yönünden gelen 500 kadar mücahidin öğlen 11’de Şeritan’a yaptığı kuşatıcı taarruz, müfrezenin karşı taarruzu ile durdurulabildi. Saat 19.30’a kadar devam eden çarpışmada, müfreze daha fazla ilerleyemeyerek Silvan’ın Klîse (Akyol) köyünde kalmış ve…

  • 16 Şubat 1925 günü Bakanlar Kurulu toplantısında, İçişleri Bakanı Cemil Bey, Pîran olayı hakkında lâzım gelenlere emir verildiğini ve meseleye kapanmış nazarı ile bakıldığını bildiriyordu. Gazetelerde yayınlanan bu haber, hükûmetin bu meseleyi ciddiye aldığını göstermesi itibariyle kamuoyunu rahatsız etmeye başladı. Durumu oldukça ciddî gören Genelkurmay Başkanlığı, 3. Ordu Müfettişliğine emir verir: “1-Şeyh Sâîd olayı bilinmektedir.…

  • Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…

  • Şeyh Sâid Efendi, Hani bucağındaki Serdi (Şeren) köyüne giderek buradan Lice üzerine yürüme planı yapar. Toplantıya Lice’nin ileri gelenlerinden Hakkı Bey, İbrahim Bey ve oğulları, Liceli Selim ve Fehmî, molla oğulları Galib ve Tâhir katılmışlardı. Pîran’daki olay (13 Şubat 1925) duyulur duyulmaz, Kürdistan’ın bütün aşiret reisleri Karakoçan’ın Çan nâhiyesinde toplanıp kararlar alırlar. Bölgenin tanınmış âlimlerinden…

  • Şeyh Sâîd Hazretleri, Modan aşireti reisi Fakih Hesen’i, eski müftü Hacı İlyas Dalberî’yi yine müftü ve Molla Hûsnî’yi de inzibat memuru olarak görevlendirir. Genç’den sonra sıra Hani’ye gelmiş, Hani de kısa sürede fethedilmişti. Şeyh Sâîd kuvvetleri halkla beraber Hani meydanında zorbaların sultasından kurtulup Allâh’ın hâkimiyeti Hani beldesini de gafletten kurtardığı için cemaatle birlikte “şûkr” namazı…

  • Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…

  • 14 Şubat 1925’te Dara Hani’ye yarım saatlik mesafedeki Kupar köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, geceyi burada geçirmeye karar verir. Bu sırada Şeyh Sâîd’in önünde giden kuvvetlerin Genç’i ele geçirdikleri haberi Kupar’a ulaşır. Ertesi sabah şehre giden Şeyh Sâîd halka vaaz verir:  “Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım; zâlim de değilim, bozguncu…

  • IV. Murad’dan sonra, Kürtlerin en büyük katillerinden biri olan İsmet İnönü’nün damadı ve onun bugün basiretsiz Kürtleri kendi çıkarı için kullanan oğlu Erdal İnönü’nün eniştesi olan ve “Milliyet” gazetesinde köşe yazarlığı yapan Metin Toker, “Şeyh Sâîd İsyanı” başlığı altında, 23. sahifede 13 Şubat Pîranı’nı şu şekilde anlatır: “Şeyh Sâîd, yanındaki eşkıyanın teslimi talebini ileten teğmene…

  • Devletin kuruluşundan 16. asrın sonuna kadar bütün hükümdarların hepsi büyük mareşallerdir, askeri dehâlardır. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilen, tarih okuyan, musikiler dinleyen, Şark’a ve Garib’e açık, kendi emperyal protokolünü kendisi çizen, sarayını buna göre tersimleyen (resmeden, düzenleyen), mütevazı da olsa bir büyük hükümdar vardır.  Ve o, ateşli silahları kullanan bir ordunun başındaki mareşaldir.  Bu da çok önemli;  babası da mareşaldi, dedesi de mareşaldir, büyük dedesi de mareşaldir; fakat Fatih, ateşli silahların kullanıldığı,…

  • Osmanlı ordusu, Türk ordusu ricat etmeyi bilmez.  Hâlbuki Roma ordusu çok iyi ricat eder.  …  Türk orduları ancak yakın zamanda ricat etme tekniklerini kavramıştır.  Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.

  • Temmuz 2003 günü, Kuzey Irak’ta Süleymaniye kentinde askerlerimizin başına çuval geçiren ABD güçlerinin savunmasını yapan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, çuval olayının mazeretini bizzat Recep Tayyip Erdoğan’a (başkasına değil) şöyle açıklamıştır: “Askerinizin başına çuval geçirme olayı hükümete karşı değil, hükümetin emrini dinlemeyen bâzı unsurlara karşı yapılmıştır.” Alıntı; Allah İle Aldatmak – Yaşar Nuri Öztürk, (Yeni Boyut…

  • Friedrich Engels 1878’de yayımlanan Anti-Dühring adlı kitabında: “Kölelik bulununcaya kadar savaş tutsaklarının ne işe yarayacağı bilinmiyor, bunun sonucu savaşta tutsak alınanlar düpedüz öldürülüyorlardı: daha da eski bir tarihte onları yiyorlardı. Ama sonradan erişilmiş bulunan ekonomik durum nedeniyle, bu savaş tutsakları bir değer kazandılar; yaşamları bağışlandı ve emeklerinden yararlanıldı. Kölelik bulunmuştu. … Kölelik olmasaydı Yunan devleti,…

  • 15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…

  • 17 Eylül 1922 Pazar Etrafıma bakıyorum ve biraz uzakta iki tanıdığı görüyorum. Birisi bir Musevi, adı İshak, Akhisar’dan komşumuz ve İzmir’deki evini doktor olarak birkaç kez ziyaret etmiştim. Diğeri Akhisarlı Hacı Osman adında dini fanatizmi ile tanınan bir tüccar. Her ikisi de bir kahvenin önünde oturmuş çay içiyorlar. .. Askerler, ellerinde elektrik lambaları, kadınların yanına…

  • 10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi… Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum… Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. ..…