Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1996): 1919 Ocak yılında Paris’te Barış Konferansı toplandı. 17 Haziranda bitti. Bu konferansta önce Almanya sonra da Avusturya – Macaristan ile görüşüldü. Osmanlı heyeti kabul edilmedi. Osmanlı sorunları da konuşulmadı, bu antlaşmanın maddeleri Osmanlı Hükümetine 11 ay sonra ulaştı. Belki de Ankara İsyanı’nın sonuç alması yani Osmanlının zayıflatılması beklendi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir…

  • Daha güçlü bir Sultan olsa Başkentten sessizce kaçar ve Anadolu’daki milliyetçilerin başına geçerdi. Kurnaz bir Sultan pasif direniş politikalarını benimserdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Sultan, pasif direniş yolunu seçiyor, en azından hanedandan birini Anadolu hareketinin başına geçirmeliydi. Vahdettin,…

  • .. Silahlı askerler Fener Patrikhanesine daldı, ayin biter bitmez Patriği ve yanındaki piskoposlarla papazları yakaladılar. Adamlar tören cübbeleri içindeydiler. Bir anda kementleri boyunlarına doladılar. Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki çengele astılar ve yavaş yavaş boğularak ölmesine izin verdiler. Patriğin cesedi tam üç gün orada sallanarak kaldı.  Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki…

  • İngiliz Büyükelçilerinin en ünlüsü, daha sonra Lord Stratfort de Redcliffe olan Stratfort Canning, Mahmut’u huyuyla ve politikalarıyla bir despot ve bir halife olarak hatırlamakta…. , “Hayata politika ve çıkarlar açısından keyfi biçimde yaklaşmaktan hiç kaçınmazdı.” demektedir. İngiliz deniz subayı Adolphous Blade ise, Konstantinapol’de uzun yıllar geçirmiş biri olarak, Mahmut’un katı inatçılığından yakınmış, reformların, sultanın despotluğu…

  • Birinci Murat Yeniçerileri kölelerden (kapıkullarından) oluşan bir muhafız alayı olarak kurmuştu. Daha sonra Yeniçeriler modern Avrupa’nın ilk sürekli ordusunun çekirdeğini oluşturdular. Elli yıl sonra zorlamalı bir devşirme usulü geliştirilmiş ve Yeniçeri Ocağının insan gücü kaynağı bu yolla garantiye alınmıştı. Hıristiyan babalar beş yılda bir, yerel yönetim yetkililerine ailelerinde kaç erkek evlat olduğunu bildirmek zorundaydılar. Beş…

  • 28 Ocak 1595’te III. Mehmet’in on sekiz kardeşi (Bu rekor sayıdır) aynı kaderi paylaştı, …. Dini liderler bu kitle idamlarının doğru olup olmadığını tartışmaya başlamışlardı. Bundan sonra Padişahların yakın erkek akrabalarının bir kafese kapatılmalarına karar verildi..  Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır. (BAKKAL’IN…

  • Aralık 1917 İngiliz savaş kabinesi … Ermeni Devletinin kurulmasını şöyle savunuyordu. “Bu devlet İstanbul’dan Çin’e kadar uzanacak ve Almanya’nın eline dünya barışını, tehdit için Bağdat demiryolunun kontrolünden daha fazla bir güç verecek olan Turancı bir hareketin gelişmesine karşı, tek engel olacaktır.”        Bolşevikler de boş durmuyor General Lebidinsky aracılığı ile Erzurum ve Trabzon’daki Ermenilere bir milyon…

  • Türkler 30 Ekim 1918’de Agamemnon Zırhlısında ateşkes imzaladılar. Şimdi sadece Almanya savaşıyordu.   Almanya karışıyordu. Havada ihtilal vardı ve 4 Kasım 1918’de Kaiser Zırhlısına isyancılar tarafında kızıl bayrak çekildi. Ve 6 Kasım’da Almanlar da ateşkes istediler.   Berlin, Köln ve Hannover sokaklarına ihtilalciler hâkim olmuştu. Reischstag merkezinde gayrıresmi bir cumhuriyet ilan edildi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun…

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun tümünde entrika, düzenin doğal bir gereğiydi. Ermeni kıyımının tırmanışa geçtiği 1915 Aralık ayında müttefiklere kıyımı durdurmak ve savaşı sona erdirmek için şaşırtıcı bir öneri sunuldu.  Önerinin sahibi o sırada Şam’da Türkiye’nin güney kanadını savunan Orduların başında olan ve savaşı yürüten üçlüden biri olan Cemal Paşa’ydı.  Cemal Paşa Müttefiklerin askeri yardımıyla İstanbul’a yürümeyi, Enver…

  • Kabil’den dönen bir İngiliz şöyle diyordu; “Afganistan’daki tek dostumuz Kral Habibullah’tır.”  geri kalan herkes İngiliz aleyhtarıydı.  İngiltere’nin ülkelerini 1839 ve 1879 da istila edip başkentlerini işgal etmelerini de unutamıyorlardı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Habibullah, Allah’ın sevgilisi demek. Fakat halkının düşmanı.

  • Doğu’nun cami ve Pazar yerlerinde Alman İmparatorluğunun gizlice İslam dinini seçtiği söylentileri yayılmaya başlamıştı. Hatta kendisine verdiği adla Hacı Wilhelm Muhammed, kılık değiştirerek Mekke’ye hacca bile gitmişti. Davaya yakın olan Müslüman bilginleri, Kur’an’da Wilhelm’in müminleri kâfir boyunduruğundan kurtarmak için Allah tarafından görevlendirildiğini gösteren esrarengiz ayetler bile bulmaktaydılar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…

  • Hitlerin devleti III. Reich … bir halk devleti, bir bürokratik devlet ve bir parti devletiydi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Bizim Cumhuriyetimize çok benziyor.

  • Osmanlı döneminde İslamlaştırılan, çok zaman babası öldürülen ve bu nedenle bilinmeyen Hıristiyan çocuklarına, baba adı olarak “Abdullah” veriyorlar. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2012): Abdullah Allah’ın kulu demek.

  • Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…

  • …Mütareke (1918, 1919 ateşkes yıllarında), Yeni Gün Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi, Vakit Başyazarı Ahmet Emin (Yalman), Sabah Başyazarı Ali Kemal, Akşam Başyazarı Necmettin Sadak, İkdam Başyazarı Celal Nuri (İleri), Tasviri Efkâr Başyazarı Velid Ebuzziya (Tevfik) bir araya geldiler ve ABD Başkanı Wilson’dan manda istediler. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 –…

  • Her emperyalist ülke, kendisini emperyalist olarak kabul ettirebilmek ve bunu sürdürmek için, mutlaka, belli aralıklarla ülke toprakları dışında kuvvet kullanmak zorundadır.  Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur.   Politik ordu, profesyonel olamıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Müthiş bir öngörü, bilimsel bakabilmenin sonucu.

  • Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor.   Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor. Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.…

  • “… Reisicumhurumuzun aynı zamanda başkumandan olması çok mahzurlu (sakıncalı) olacaktır. Her tarafta siyasi münasebetlerimiz (ilişkilerimiz) kesilmiş bir halde iken, sırf dâhili işlerle uğraşmak yüzünden zatı samileri (yüce kişi) istiklâl harbinde askeri planımızın gereği başkumandanlığı zamanında uhdenize (üzerinize) alamadınız ve bu yüzden batı ordusu çeteciliğe döküldü ve istiklâl harbi de beyhude (boş) yere en az bir…

  • Mahkeme Heyeti Mustafa Kemal Paşa’nın emrine kul olan zatlardı. Fındıklı sarayı salonunda münevver kadın – erkek İstanbul halkını hayli güldürdüler. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): 8 Aralık 1923’te İstanbul basınının sesini kesmek için İstiklâl Mahkemesi Heyeti İstanbul’a geliyor. Kolordu Kumandanı Şükrü Naili Paşa…

  • Karabekir, 27 Ekim 1923’de Trabzon’dan Ankara’ya gidişte halk ile görüşüyor:  “İstiklâlimizi kurtardık fakat Hürriyetimizi kaybedeceğimizi” apaçık gelip bana söylüyorlardı. 29 Ekim 1923’te Trabzon Müdafai Hukuk Merkezi Heyeti ziyaretime gelerek. “İstiklâlimizin sevincine doyamadan, hürriyetimizi elimizden alıyorlar. Padişahların istibdadından nice kurbanlar pahasına uzun yılların emeği ile kurtulan bu millet, şimdi bir kumandanın idaresine mi girecek? Bugün yok…