Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
(26 Eylül 1927 İstanbul;) Biz buraya gelmeden birkaç gün önce komünistlerden bir gurup, Beyoğlu Caddesindeki Tokatlıyan Oteli’nin tam bitişiğinde bir oda tutarak içerisine bomba ve daha pek çok silah depo etmişler, amaçları, pek açık olarak otele yaptığı ziyaretlerden birinde Gazi’yi öldürmekmiş. Polisler bunu öğrenip odayı basmaya teşebbüs edince yaylım ateşine tutulmuşlar ve üçü ölmüş. Komünist…
-
(4 Şubat Pazar 1923 Lozan Birinci Etap) Müttefikler antlaşma projesini bugün saat 16’da, ister imzalayın ister imzalamayın, diyerek Türklerin önüne uzatacaklar. … Curzon’dan Paşa’nın hangi sorunda anlaşmazlık çıkardığını sordum, adli sorunlarda cevabını verdi. … Paşa ekonomik maddelerin Türkiye’yi sınaî ve mali esarete sürükleyeceğini söyledi. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966…
-
Bahriye Vekâleti kurulurken muhalefet karşı çıkıyor. Rauf Bey; “-Kadro masrafından başka faydası olmayan lüks tedbir olarak vasıflandırıyordu.” Topçu İhsan’ın Bakanlığının üzerinden üç yıl geçiyor. Kelimenin tam anlamıyla otoriter bir idare kurulmuştu. Halk partisi koyu bir merkeziyetçiliğe doğru gidiyordu. Mutemetler adı verilen teşkilat, İttihat ve Terakki’nin murahhas (yönetim kurulu) teşkilatına benzer olarak, Halk Partisi, tasfiyeye karar…
-
Firari Ermenilerin yurda geri dönüşleri rüşvet karşılığı oluyor ve bu işin ucunda Dâhiliye Vekili Ferit Bey bulunuyor. … müfettişlerin verdikleri raporlar da olayı yeterli açıklıkta ortaya çıkartıyordu; Firari Ermeniler meselelerinde her şeyden önce, menfaat kastıyla nüfuz kullanılmıştı. Polis Müdürü Sadettin Bey, daha sonra da Vali Haydar Bey görevlerinden alındılar. Tahkik Kurulu, raporlarında, Gümüş, Gerdanyan, Artin…
-
31 Temmuz 1924 tarihli İleri gazetesi; “-Dün akşam Gaziantep Mebusu Kılıç Ali Bey idarehanemizde Celal Nuri (İleri) Bey’i yaralamıştır.” (Kılıç Ali Telefonla Celal Nuri Bey’i arıyor;) “-Ben Kılıç Ali! Dâhiliye Vekilinin açıklamasını okudun mu? Okudunsa bu konudaki fikrini söyle!“ “-Ne yapacaksınız?” “-Ben ne yapacağımı bilirim! Şimdi geliyorum!” .. Kılıç Ali Bey yanında mebuslardan Rauf…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): 1920 ile 1956 arasında Yüce Divan üç kere toplanıyor. Birincisi Bahriye Vekili Topçu İhsan Eryavuz, diğerleri Ticaret Bakanı Ali Cenani ve Gümrük ve Tekel bakanı Suat Hayri Ürgüplü. Alıntı; Cumhuriyet Devrinde Suiistimaller I – Cemal Kutay (Ercan Matbaası 1956 Baskısı – Sf. 5) kitabından not alınmıştır.
-
23 Aralık günü Ankara’dan hareket eden heyet (Ethem Bey ile Mustafa Kemal arasında arabuluculuk yapmaya giden heyet) Reşit Bey, Celal (Bayar) Bey, Kılıç Ali Bey, Eyüp Sabri Bey ve Vehbi Bey, bu heyet 26 /27 Aralık gecesi Mustafa Kemal’e telgraf çekiyor; “1- Emniyet tedbiri alındığına şüphe yoktur. Fakat durumları tamamıyla savunmaya yöneliktir. Kendilerine karşı tutulan…
-
Yeni Tevfik Paşa kabinesi kuruluyor. İstanbul hükümetinin yeni Posta ve Telgraf Umum Müdürü Orhan Şemsettin imzası ile Kastamonu Posta ve Telgraf Müdürlüğüne gelen bir telgrafta; Anadolu ile İstanbul arasında telgraf muhaberelerine bir an önce başlanması emrediliyordu. Mustafa Kemal bu emrin tanınmamasını, İstanbul’la temastan kaçınılmasını ve telgraf telleri tamir etmek bahanesi ile gelen olursa, hemen tevkif…
-
Düzce, Tokat-Zile, Boğazlayan, Konya Yozgat Çapanoğlu vs. isyanları. Yozgat isyanının bastırılması sırasında 23 – 24 Haziran 1920’de Yozgat halkı top mermileri altında ölüyor. Yozgat’ı kuşatan milli birlikler şehir halkını Çapanoğullarından ayırabilecek durumda değildiler. Asilerin teslim olmadığını gören Milli Kuvvetler nihayet top da kullanmaya başlamışlardı. Gülleler şehrin üzerinde, her patlayışta büyük yangın çıkıyor, ateşler içinde kalan…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Deveci, bir gün Mustafa Kemal’in sofrasında İsmet Paşa’yı o kadar övüyor ki Ali Fuat Paşa hiddetinden piyanoya yumruk atıp kapağını kırıyor. Alıntı: Atatürk’e Kafa Tutanlar II – Selahattin Güngör (Hadise Yayınları 1955 – Sf. 59) kitabından notlar alınmıştır.
-
5 Recep (Nisan) 1920 Padişah Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya hitaben Hattı Hümayun yayınlıyor; “-Ateşkesin imzalanmasından beri, derece derece iyiliğe doğru yaklaşan siyasi durumumuzu milliyet adı altında çıkarılan karışıklıklar çok kötü bir duruma getirmiş ve buna karşı, şimdiye kadar alınmasına çalışılan barışçıl tedbirler faydasız kalmıştır.” Ali Kemal bu fetva ve fermandan sonra 18 Nisan’da yazdığı yazıda;…
-
(Ali Kemal, Kemal Paşa karşıtı, Boris Johnson’un dedesi, Lale Kemal’in babası, 1922’de Sakallı Nurettin Paşa tarafından feci şekilde öldürülen gazeteci. 17 Mart 1920 Peyamı sabah Gazetesinde yazıyor:) “Ne oldu ise bize oldu! Biz aylardan beri bu hazin sonucu şu naçiz (aciz) idrakimizle keşfediyor, bütün vatandaşları seçimlere davet ediyorduk. Düşüncelerimiz kuru bir vehime dayandırılıyordu.” 19 Mart…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mustafa Kemal Olağanüstü yetkiye sahip bir meclis toplamak istiyor. Kanunu Esasi (Anayasa) buna müsaade etmiyor. 19 Mart 1920’de Ankara’da Meclis toplama faaliyeti başladı. Konya, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Dersim, Meclis’in Ankara’da toplanmasını istemediler. Ve Düzce – Hendek – Gerede’de ilk Çerkez isyanı patladı. Nallıhan – Beypazarı çalkalanıyor. Çerkez Aznavur Bursa’yı aldı. Samsun’da bazı…
-
(Trakya’da sadece bir Kolordu var ama Yunan Konstantinopolis’i karadan işgal etmeyip de denizden gelerek İzmir’i işgal ediyor. Bu sırada Trakya’daki 1. Kolordunun Kumandanı Cafer Tayyar Paşa İstanbul’a bağlı.) Cafer Tayyar Bey, 1920 yılı Nisan ayı ortalarında İstanbul’a gelerek Damat Ferit Paşa’nın İçişleri bakanı Reşit Bey’den talimat alıyor. 23 Nisan 1920 tarihli Peyamı Sabah Gazetesi’nde yayınlanan…
-
BAKKAL’IN NOTUU (1995): 10 Mart’ta (1920) Rauf Bey, Mustafa Kemal’e bir telgraf çekerek; İngiltere’den bir emir geldi, İstanbul’daki Kuvayı Milliye Reislerinin tevkif edilmeleri emredilmekte imiş, diyordu. Bu emir aynı gün İngiltere’nin İstanbul temsilcileri tarafından Rauf Bey’e bildiriliyor. Hatta Mustafa Kemal’e de bildiriliyor. Rauf ve Kara Vasıf Beyler, İstanbul’un işgalinden sonra rahatlıkla Anadolu’ya kaçabilecekleri halde adeta…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Çok ilginç bir durum; Kemal Paşa son Osmanlı Meclisi Mebusan’ı seçimlerinde Erzurum Mebusu olmuş. Osmanlı Devleti seçim yapıyor, asi olarak ilan ettiği, hakkında yakalanma fermanı yayınladığı kişi, Erzurum tarafından mebus seçiliyor, bunu engellemiyor. Hatta Mustafa Kemal Paşa o Meclis’e Başkan olmak istiyor. Alıntı: Atatürk’e Kafa Tutanlar II – Selahattin Güngör (Hadise Yayınları…
-
Saray’da Mustafa Kemal’in güvendiği bir kişi, kendisini ziyaret eden Rauf Bey’e, yeni Hükümeti kimin kurmasının uygun olacağını sormuş. Rauf Bey de; durumu hem saltanat hem de devlet ve millet lehine çevirebilecek kişinin ancak Mustafa Kemal’den ibaret olduğunu söylemekle beraber, şu sırada İstanbul’a gelmesi mümkün olamayacağından, İzzet Paşa’nın iktidara gelmesi uygun olacaktır diyor. Alıntı: Atatürk’e Kafa…
-
12 Eylül 1919 günü sabahı, Sadrazam’a şu telgraf çekildi; “-Hükümet, milletin sevgili Padişahına olan maruzat (sunum) ve bağlantısını keserek haince hareketinde devam ettiğinden, millet; meşru bir hükûmet heyeti iktidara gelinceye kadar merkezi hükümetle idari ilişkilerini ve İstanbul’la telgraf ve posta haberleşmesini kesmeye karar vermiştir.” (Karabekir’in Kemal Paşa’ya telgrafı:) (1) “Verdiğim açık talimata rağmen, Halit Bey’in…
-
(Çok çeşitli oldubittiler ve müdahaleler İsmet’i dolduruyor. Nyon olayı da son damla oluyor. 17 Eylül 1937’de Mustafa Kemal trenle Ankara’ya geliyor. İstasyondan gelirken İsmet Paşa, Mustafa Kemal’in kurdurduğu ve genişletme çalışmalarını istediği Bira fabrikası için, ekonomik değil, yazık oluyor bunca masrafa vs. diyor. Mustafa Kemal o akşam hemen bira fabrikaları hakkında adamları vasıtasıyla bilgi topluyor,…
-
Akdeniz’in güvenliğini birlikte sağlamak maksadıyla Nyon’da toplanan Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Yunanistan ve Mısır devletleri bir Antlaşma imzalamışlardı. Atatürk’ün memleket menfaatlerine aykırı olduğunu ileri sürdüğü nokta; Antlaşmayı imzalamış olan büyük devletlerin, gerek gördükleri takdirde, bizi silah kuvvetiyle müdahaleye sevk edeceklerine ve böylece durup dururken başımıza bir iş açma hakkını onlara bağışlar…