Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • 2 Ağustos 1926 Pazartesi günü başta birçok Mebuslar olduğu halde, mahkeme salonunu dolduran muazzam bir dinleyici kalabalığı, tam saat 14’de, süngü şıkırtıları arsında, kurbanlık koyunlar gibi getirilen İttihat ve Terakki kafilesine gözlerini diktiler. Ergani Mebusu İhsan, Mithat Şükrü, Cavit Bey, Dr. Nazım, Ardahan Mebusu Hilmi, İzzet, Ruf’at Cevat, Kara Vasıf, Salah Cimcoz, Salim, Hüsnü, Ahmet…

  • Reis; “-Partiniz (İttihat ve Terakki) hükûmet işlerine de karışır, iktisadi meselelere de burnunu sokardı, değil mi?” “-Hayır! Parti’yi hükümete bulaştırmadık. Sırf halka hizmet amacıyla, iktisadi meselelerde hükümete yardım etmeyi tasvip etmiştik.”  Reis; “-Yani iaşe işlerine karışmak ve halkı soymaya başlamak. Değil mi?”  “-Hâşâ! Genel Merkez iaşe işlerine katiyen karışmamıştır!”  Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II –…

  • Savcı “Cumhurreisi Hazretleri’nin İzmit’i ziyaretleri sırasında Kara Kemal’in kendisi ile temasa geldiği ve seçimlere ait görüşme açmak istediği zaman, Gazi Paşa Kara Kemal’e bir gurup adına konuşmak istiyorsa görüşmeyeceğini, yok bir vatan ferdi sıfatıyla konuşuyorsa, fikir alış-verişinde bulunabileceğini söylemesi üzerine, Kara Kemal bir fert sıfatıyla konuştuğunu beyan etmiştir.”  Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun…

  • “Mehmet Şükrü Bey, taş gibi, donup kalmış, hissiz. Siyaset Meydanı’na (Osmanlıda idam infaz edilen yere siyaset meydanı deniliyor) ilk götürülen Şükrü Bey idi. Bütün idam mahkûmları asılacakları yere kadar kapalı araçlarla götürüldükleri halde, Şükrü Bey açık arabaya bile bindirilmemiş, ta Hükûmet meydanına kadar korumaların ortasında ve bilekleri kelepçeli, üstü beyaz gömlekli (İdamların infaz gömleği) olduğu…

  • “İşte idamına karar verilip te duruşma salonuna getirilmeyenler; Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey, Saruhan Mebusu Halis Turgut, İstanbul Mebusu İsmail Canbolat, Erzurum Mebusu Rüşdü, Trabzon Mebusu Hafız Mehmet, Sarı Edip Efe, Baytar Miralaylığından emekli Rasim, Mülâzımlıktan emekli Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat ve Terakki’nin İaşe Bakanı Kara Kemal,…

  • Savcı; “-Şimdiye kadar süregelen muhakemeler, meselenin iki kısım arz ettiğini gösteriyor; Birisi, Reisicumhur Hazretlerine burada, İzmir’de suikast girişiminde bulunanlar, diğeri de memlekette suikast yapmak ve Hükûmeti devirmek amacı ile bir kara çete vardır ki eski ittihat ve Terakki erkânından oluşmuştur.  … bunların da Ankara’da muhakeme edilmesine .. karar verilmesini talep ve rica ederim.”  Alıntı: İzmir…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Halis Turgut Bey, suikast işinden haberinin olduğunu reddediyor. Ziya Hurşit ile yüzleştiriliyor, Ziya Hurşit’in haberi vardı sözüne karşı yalan söylediğini iddia ediyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 80) kitabından not alınmıştır.

  • (İstiklâl Mahkemesi Heyeti: Müddeiumumî yani Savcı Necip Ali, Mahkeme reisi Ali Çetinkaya, Meclis’te Halit Paşa’yı öldüren, Kel Ali, Üyelerin içinde Kılıç Ali de var:)  Reis, Ziya Hurşit’ e soruyor; “-İzmir’e ne amaçla geldiniz?”  “-Sarı Efe Edip Bey’le temas için geldik…. Amacımız suikast idi!”   “-Açık olarak suikasta (1) niyetle geldiğinizi söylüyorsunuz. İtiraf ediyorsunuz!”   “-Evet! Gizleyecek bir…

  • “Şükrü Bey; “… Bir avukat tutacağım!” diyor.    Reis: “-İstiklâl Mahkemeleri, dava vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez. Mahkememizin derecatı (bir üst mahkemesi) yoktur. .. Avukatlarla falan geçiştirilecek zamanımız yoktur.” diyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Birinci devrenin Karahisarısahip Mebusu Mehmet…

  • Gazi Paşa; “Getirin göreyim …” demiş.  Yukarı çıkarıyorlar. Ziya Hurşit Bey Gazi ile göz göze gelince bir an duraklıyor; “-Ziya Hurşit Bey! Uzun bir zaman teşriki mesai (birlikte çalışma) etmiş değil miydik? Bir gaye uğrunda çalışmadık mı?”  “-Evet Paşam!”  “-Nedir bu suikast? Hem de şebekenin elebaşısı, ruhu imişsiniz, öyle mi?” “-Öyle doğrudur! Suikast yapmaya geldim.…

  • “1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…

  • Meclis Başkanı Kâzım Özalp Paşa gazetecilere, durumu şöyle izah etmişti; “Evet mebusların yasama dokunulmazlıkları vardır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa’nın) 17. Maddesine göre, kendisine suç isnat edilen bir mebus, sanık olarak sorgulanamaz, mahkeme ve tevkif edilemezse de, cinai cürümü meşhut (cinayet suçüstüsü) müstesnadır.  Anlaşıldığına göre suikastçılar görüşmüşler, düşünmüşler, düzen kurmuşlar, her türlü araçları hazırlayarak eyleme geçmişlerdir.…

  • “İstiklâl Mahkemesi heyetinin üç günlük araştırma sonucunda vardığı sonucu, bizzat İstiklâl Mahkeme Başkanının ağzından dinleyelim; “… Suikastı fiilen yapmakla görevli olanların başında, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit vardır. Bunun yanında birkaç şerir (şirret adam) ile Sarı Efe denilen Jandarmadan emekli Edip ve buna ait birkaç kişi bulunmaktadır.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir…

  • “14 Haziran’da Bursa’dan hareketle İzmir’e yollanıyor. Balıkesir’den çıkmak üzere iken İzmir Valisi Kâzım Dirik’ten; “şahsı devletlerine karşı düzenlendiği anlaşılan mel’unane (lanetli bir şekilde) bir suikast girişimi meydana çıkartılmış olduğundan, lütfen hareketlerinin tehirini” rica eden yıldırım telgrafı alıyor.  İsmet Paşa Başvekil sıfatıyla… Anadolu Ajansına şu açıklamayı yapıyor; “… Hükümete karşı muhalefet sıfatını seçmiş olan bazı mebus…

  • Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?”  Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım”  “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?”  “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.”  Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…

  • “Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…

  • Fakat Mustafa Kemal Paşa, hâlâ kendisini güvenli hissetmiyor; Kongre Başkanlığı koltuğuna üniforması ve hiç bırakamadığı Vahdettin’in onursal yaverlik kordonu ile çıkınca, Gümüşhane Delegesi Zeki Bey, «Paşa, evvela arkanızdaki elbisenizi ve göğsünüzdeki kordonunuzu çıkarın da, sonra riyasete başlayın, tahakkümden korkuyoruz» diye bağırıyor; Kemal Paşa, o geceden sonra sivil giyinmeye başlıyor. Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal’in yükselen çizgisini…

  • Sivas Kongresi, Amerikan mandasını kabul ile bir de davetiye çıkarıyor. Bu, Kemal Paşa’nın, tarihsel olarak geçici olduğu belirlenen bir yeni koalisyon değişikliğidir; büyük devletlerden Büyük Britanya’dan ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yaklaşıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in Sivas’taki Milli Kongre’de manda düşüncesine karşı bir tek söz söylemediği de kesindir. Sivas’ta delegelerden sadece Osman Nuri ve Ahmet Nuri, manda…

  • İzmir’in işgaline kadar kurtuluş hareketinin başlamasında, pek az istisna dışında, Ermeni tehdidi, tek motor durumundadır. Türkler ve Kürtler, yaşadıkları yerlerde bir Ermeni Devleti kurulmasından ve Ermeni egemenliği altında yaşamaktan ölümcül bir korku duyuyorlar. İzmir’in işgali buna bir de Helen egemenliği altında yaşama korkusunu ekliyor; böylece çaresizlik içinde kurtuluş mücadelesi eğilimlerini artırıyor. Sf. 360 Alıntı; Türkiye…

  • Harbord, raporuna, bu nedenlerle, Yakın Doğu’da yaygın bir sözü alıyor; “Ermeniler, hukuken hiç bir zaman yanlış ve ahlaken hiç bir zaman doğru olmazlar.” Bu kadar değil; Harbord Raporu, bu bölgedeki Amerikan misyonerlerinin, kendileri için hayatlarını riske ettikleri Ermenileri hiç sevmediklerini, bunun yerine, daha sempatik, üşengeç ve zevk düşkünü Türkleri, the more genial but indolent and…