Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
Reis’in, “Savunmanızı dinlemeye hazırız !” Sözü üzerine, gayet sakin ve vakur bir vaziyette ayağa kalkan eski Maliye Bakanı Cavit Bey; “-Hâkim Efendiler! Savaş yapanlara, Mısır’ı alacağız diyenlere, bizim ruhumuzda biri Adana diğeri Irak gibi iki Mısır vardır dedim. Kafkasya’yı istila edeceğiz diyenlere, toprak almakla ne kazanacaksınız dedim. …Ziya Gökalp’in hazır bulunduğu bir mecliste, harbi istemediğim…
-
Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey, mahkûmiyet yeri olan Çorum’a gitmeden önce, mahkeme heyetini ziyaretle, hakkındaki karardan dolayı şükranlarını sunuyor. Hatta Çankaya’ya giderek ziyaretçi defterini de imzalamış bulunuyordu. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Cahit gazeteci, aydın adam, İstiklâl Mahkemesi…
-
Reis; “-Meşrutiyetten sonra İstanbul, Selanik ve İzmir’de İttihat ve Terakki Partisine yardım toplanmış, bu arada mücevherat hediye edenler de olmuş. Bir partiye mücevherat verilir mi?” Dr. “-Efendim. Köylü tarla bile hediye etti.” “-Ama mücevher verilmesi garip değil mi?” “-Vallahi bilmem! Verdiler işte! Yardım bu, verilen ret edilir mi?” Reis, Dr. Nazım Bey’i de harp sorumlusu…
-
“Dr”. Nazım Bey, Şükrü Bey’e bir mektup yazmış, içinde suç unsurları varmış. Reis; “Bu mektubu şimdi tutanağa geçiriyorum, ilan da edeceğiz, millet okusun görsün. Hele şu elim cümle! Bak ne diyorsun; “Milletin Yunan çizmeleri altından kurtuluşundan dolayı Mustafa Kemal’e karşı beslediği mihnet daha azalmamıştır.” Bunu nasıl söylersin? Milletin faziletkâr duygusunu bile kıskanıyorsun, yazıklar olsun! Bunu…
-
“Hüseyin Cahit Bey daha önce, Terakkiperver Partinin hükûmet tarafından kapatılması haberini gazetelerinde “Basıldı” diye verişinden dolayı, yine aynı kişilerden kurulu İstiklâl Mahkemesi tarafından ömür boyu sürgün edildiği Çorum’dan getirilmişti.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 70 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Türkçeye…
-
Reis; “Durumunuz ne sanık ne tanık sıfatıdır. Sorgulamanız sonucunda durumunuz anlaşılacaktır. Şimdi Rauf Bey’le ilginizi anlatınız.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mahkeme, Rauf Bey’i suçlayabilmek için gazeteci Velit Ebuzziya ve Ahmet Emin (Yalman) Beyleri de duruşmaya alıyor. Onları…
-
“Mahkeme salonu… Muazzam bir kalabalıkla hınca hınç dolmuştu. Saat 14’e doğru süngüler arasında getirilen Cavit Bey bir süre arkasını dönerek dinleyicilere uzun uzun baktı. Gözüne ilişen tanıdık çehrelere acı acı gülümseyerek baktı. Fakat her göz göze gelen bir an şaşkınlık geçirerek görmemezlikten gelmeyi unutmuyordu. (1) Reis, 1. Maddeyi okuyor; “İttihat ve Terakki bütün hürriyetlere taraftar…
-
2 Ağustos 1926 Pazartesi günü başta birçok Mebuslar olduğu halde, mahkeme salonunu dolduran muazzam bir dinleyici kalabalığı, tam saat 14’de, süngü şıkırtıları arsında, kurbanlık koyunlar gibi getirilen İttihat ve Terakki kafilesine gözlerini diktiler. Ergani Mebusu İhsan, Mithat Şükrü, Cavit Bey, Dr. Nazım, Ardahan Mebusu Hilmi, İzzet, Ruf’at Cevat, Kara Vasıf, Salah Cimcoz, Salim, Hüsnü, Ahmet…
-
Reis; “-Partiniz (İttihat ve Terakki) hükûmet işlerine de karışır, iktisadi meselelere de burnunu sokardı, değil mi?” “-Hayır! Parti’yi hükümete bulaştırmadık. Sırf halka hizmet amacıyla, iktisadi meselelerde hükümete yardım etmeyi tasvip etmiştik.” Reis; “-Yani iaşe işlerine karışmak ve halkı soymaya başlamak. Değil mi?” “-Hâşâ! Genel Merkez iaşe işlerine katiyen karışmamıştır!” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II –…
-
Savcı “Cumhurreisi Hazretleri’nin İzmit’i ziyaretleri sırasında Kara Kemal’in kendisi ile temasa geldiği ve seçimlere ait görüşme açmak istediği zaman, Gazi Paşa Kara Kemal’e bir gurup adına konuşmak istiyorsa görüşmeyeceğini, yok bir vatan ferdi sıfatıyla konuşuyorsa, fikir alış-verişinde bulunabileceğini söylemesi üzerine, Kara Kemal bir fert sıfatıyla konuştuğunu beyan etmiştir.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun…
-
“Mehmet Şükrü Bey, taş gibi, donup kalmış, hissiz. Siyaset Meydanı’na (Osmanlıda idam infaz edilen yere siyaset meydanı deniliyor) ilk götürülen Şükrü Bey idi. Bütün idam mahkûmları asılacakları yere kadar kapalı araçlarla götürüldükleri halde, Şükrü Bey açık arabaya bile bindirilmemiş, ta Hükûmet meydanına kadar korumaların ortasında ve bilekleri kelepçeli, üstü beyaz gömlekli (İdamların infaz gömleği) olduğu…
-
“İşte idamına karar verilip te duruşma salonuna getirilmeyenler; Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey, Saruhan Mebusu Halis Turgut, İstanbul Mebusu İsmail Canbolat, Erzurum Mebusu Rüşdü, Trabzon Mebusu Hafız Mehmet, Sarı Edip Efe, Baytar Miralaylığından emekli Rasim, Mülâzımlıktan emekli Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat ve Terakki’nin İaşe Bakanı Kara Kemal,…
-
Savcı; “-Şimdiye kadar süregelen muhakemeler, meselenin iki kısım arz ettiğini gösteriyor; Birisi, Reisicumhur Hazretlerine burada, İzmir’de suikast girişiminde bulunanlar, diğeri de memlekette suikast yapmak ve Hükûmeti devirmek amacı ile bir kara çete vardır ki eski ittihat ve Terakki erkânından oluşmuştur. … bunların da Ankara’da muhakeme edilmesine .. karar verilmesini talep ve rica ederim.” Alıntı: İzmir…
-
(İstiklâl Mahkemesi Heyeti: Müddeiumumî yani Savcı Necip Ali, Mahkeme reisi Ali Çetinkaya, Meclis’te Halit Paşa’yı öldüren, Kel Ali, Üyelerin içinde Kılıç Ali de var:) Reis, Ziya Hurşit’ e soruyor; “-İzmir’e ne amaçla geldiniz?” “-Sarı Efe Edip Bey’le temas için geldik…. Amacımız suikast idi!” “-Açık olarak suikasta (1) niyetle geldiğinizi söylüyorsunuz. İtiraf ediyorsunuz!” “-Evet! Gizleyecek bir…
-
“Şükrü Bey; “… Bir avukat tutacağım!” diyor. Reis: “-İstiklâl Mahkemeleri, dava vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez. Mahkememizin derecatı (bir üst mahkemesi) yoktur. .. Avukatlarla falan geçiştirilecek zamanımız yoktur.” diyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Birinci devrenin Karahisarısahip Mebusu Mehmet…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Halis Turgut Bey, suikast işinden haberinin olduğunu reddediyor. Ziya Hurşit ile yüzleştiriliyor, Ziya Hurşit’in haberi vardı sözüne karşı yalan söylediğini iddia ediyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 80) kitabından not alınmıştır.
-
Gazi Paşa; “Getirin göreyim …” demiş. Yukarı çıkarıyorlar. Ziya Hurşit Bey Gazi ile göz göze gelince bir an duraklıyor; “-Ziya Hurşit Bey! Uzun bir zaman teşriki mesai (birlikte çalışma) etmiş değil miydik? Bir gaye uğrunda çalışmadık mı?” “-Evet Paşam!” “-Nedir bu suikast? Hem de şebekenin elebaşısı, ruhu imişsiniz, öyle mi?” “-Öyle doğrudur! Suikast yapmaya geldim.…
-
“1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…
-
Meclis Başkanı Kâzım Özalp Paşa gazetecilere, durumu şöyle izah etmişti; “Evet mebusların yasama dokunulmazlıkları vardır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa’nın) 17. Maddesine göre, kendisine suç isnat edilen bir mebus, sanık olarak sorgulanamaz, mahkeme ve tevkif edilemezse de, cinai cürümü meşhut (cinayet suçüstüsü) müstesnadır. Anlaşıldığına göre suikastçılar görüşmüşler, düşünmüşler, düzen kurmuşlar, her türlü araçları hazırlayarak eyleme geçmişlerdir.…
-
“İstiklâl Mahkemesi heyetinin üç günlük araştırma sonucunda vardığı sonucu, bizzat İstiklâl Mahkeme Başkanının ağzından dinleyelim; “… Suikastı fiilen yapmakla görevli olanların başında, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit vardır. Bunun yanında birkaç şerir (şirret adam) ile Sarı Efe denilen Jandarmadan emekli Edip ve buna ait birkaç kişi bulunmaktadır.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir…