Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“14 Haziran’da Bursa’dan hareketle İzmir’e yollanıyor. Balıkesir’den çıkmak üzere iken İzmir Valisi Kâzım Dirik’ten; “şahsı devletlerine karşı düzenlendiği anlaşılan mel’unane (lanetli bir şekilde) bir suikast girişimi meydana çıkartılmış olduğundan, lütfen hareketlerinin tehirini” rica eden yıldırım telgrafı alıyor. İsmet Paşa Başvekil sıfatıyla… Anadolu Ajansına şu açıklamayı yapıyor; “… Hükümete karşı muhalefet sıfatını seçmiş olan bazı mebus…
-
“Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…
-
Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?” Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım” “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?” “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.” Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…
-
Fakat Mustafa Kemal Paşa, hâlâ kendisini güvenli hissetmiyor; Kongre Başkanlığı koltuğuna üniforması ve hiç bırakamadığı Vahdettin’in onursal yaverlik kordonu ile çıkınca, Gümüşhane Delegesi Zeki Bey, «Paşa, evvela arkanızdaki elbisenizi ve göğsünüzdeki kordonunuzu çıkarın da, sonra riyasete başlayın, tahakkümden korkuyoruz» diye bağırıyor; Kemal Paşa, o geceden sonra sivil giyinmeye başlıyor. Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal’in yükselen çizgisini…
-
Sivas Kongresi, Amerikan mandasını kabul ile bir de davetiye çıkarıyor. Bu, Kemal Paşa’nın, tarihsel olarak geçici olduğu belirlenen bir yeni koalisyon değişikliğidir; büyük devletlerden Büyük Britanya’dan ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yaklaşıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in Sivas’taki Milli Kongre’de manda düşüncesine karşı bir tek söz söylemediği de kesindir. Sivas’ta delegelerden sadece Osman Nuri ve Ahmet Nuri, manda…
-
İzmir’in işgaline kadar kurtuluş hareketinin başlamasında, pek az istisna dışında, Ermeni tehdidi, tek motor durumundadır. Türkler ve Kürtler, yaşadıkları yerlerde bir Ermeni Devleti kurulmasından ve Ermeni egemenliği altında yaşamaktan ölümcül bir korku duyuyorlar. İzmir’in işgali buna bir de Helen egemenliği altında yaşama korkusunu ekliyor; böylece çaresizlik içinde kurtuluş mücadelesi eğilimlerini artırıyor. Sf. 360 Alıntı; Türkiye…
-
Harbord, raporuna, bu nedenlerle, Yakın Doğu’da yaygın bir sözü alıyor; “Ermeniler, hukuken hiç bir zaman yanlış ve ahlaken hiç bir zaman doğru olmazlar.” Bu kadar değil; Harbord Raporu, bu bölgedeki Amerikan misyonerlerinin, kendileri için hayatlarını riske ettikleri Ermenileri hiç sevmediklerini, bunun yerine, daha sempatik, üşengeç ve zevk düşkünü Türkleri, the more genial but indolent and…
-
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, pek az ayrığıyla, Doğu’daki bütün milli demokratik devrimciler, mandacıdır. Manda’yı kurtuluş kabul ediyor. Mustafa Kemal, mandacıdır. Kürt liderlerinin pek büyük çoğunluğu mandacıdır. Ermeni liderlerinin nerede ise tümüne yakını mandacıdır. Arap liderlerinin, küçük bir azınlık hariç, tümü mandadan yanadır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Doğu’ya manda egemendir. Doğu’da manda ne ise Batıda «Wilson…
-
General Harbord başkanlığındaki kurul, Washington’a mandanın kabulü lehinde açık bir tavsiyede bulunmuyor. Türkiye Ermenistan’da Ermenilerin bir bölümünün evlerine döndüğüne, mülklerini yeniden edinmeye başladıklarına, hatta bir bölümünün geçmiş zaman için kira bile almaya başladıklarına işaret ediliyor; ancak açıkça felaket dolu bir tablo çiziliyor. Bunu şu cümleler izliyor: Harbord Raporu’nda belli bir Türk düşmanlığı görmüyorum; Türk köylülerinin…
-
Bunun yarattığı Amerikan sempatisinin, «pejmürde kılıklı Kürtlere, makul Gürcülere, kuşkucu Azerilere, yetenekli Ermenilere ve vakur «Türklere» aynı ölçüde yayıldığına işaret eden Harbord Raporu, Sf. 241 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat.…
-
Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır»…
-
MHP Genel Başkanı Türkeş, Diyarbakır’a sokulmadı. Çıkan olaylarda 2 kişi öldü. (1) Sf. 353 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2016); (O dönemler Diyarbakır’da Kürtçülerden çok, solcuların MHP’ye ciddi alerjisi vardı. Diyarbakır MHP örgütü Türkeş’e mitingi iptal etmesi için…
-
13 Ekim – 26 Ekim; Seçimlerde CHP 185, AP 148, MSP 49, DP 45, CGP 13, MHP 3, TBP 1 milletvekili çıkardı. (1) AP hiçbir hükümete katılmama kararı aldı. Talû hükümeti istifa etti. 12 Mart’tan sonra gerçek ücretlerde düşme olduğu belirtildi. Ortadoğu’da savaş çıktı. Arap ülkeleri İsrail karşısında savaşın başında elde ettikleri üstünlüğü yitirdiler ve…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): 25 Ekim 1920’de Yunan Gediz’den çekiliyor. 26 Ekim 1920’de Mustafa Kemal Paşa Batı Cephesi Komutanı’na telgraf çekiyor “Sevgili Yoldaş” diye başlayan bir telgraf çekerek, resmi Türkiye Komünist Fırkasının kurulduğunu bildiriyor. Bir mektup ta Çerkez Ethem’e yazıyor ve “Muhterem Yoldaş” diye bitiriyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Mustafa Suphi, eski İttihatçı, İttihat ve Terakki’den İktisat Bakanlığını istiyor, vermiyorlar ve kinleniyor. İttihat ve Terakki’den ayrıldıktan sonra Pantürkist akımlara katılıyor. Sonra sosyalist oluyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 674) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çerkez Ethem’in “Telgraflı Ayaklanması” resmen 27 Aralık 1920 tarihinde başlıyor ve 4 Şubat 1921 tarihinde sona eriyor. Bir aydan fazla sürmüyor. “2 Subay ve 12 er şehit oluyor.” (1) Bu şehit hesabı bile ciddi bir çatışma olmadığını kesinkes gösteriyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 693) kitabından birebir…
-
“Politikada önemli olan, her zaman altın fırsatlar yaratmak değildir. Bu riskli ve her zaman mümkün olmayan bir yoldur. Politikada, tabii burjuva politikasında, önemli olan “maniple etmek” ve kendi akışı içerisinde çıkacak olan fırsatları kullanmaktır. Türkiye entelijansiyası bunu bir türlü kavramak istemediği için, her siyasal gelişmenin çözümlemesini yapmaktansa, beyinleri kısırlaştıran, polis düğümleri arayıp çözmeyi tercih etmiştir.”…
-
“İnönü zaferi olmasa, Mustafa Kemal ve arkadaşları bunu yaratırlar. Yaratmak zorundalar. İhtiyaçları var. Tarihsel olarak ise İnönü Zaferi yok. İnönü bucağında bir meydan muharebesi ve İnönü zaferi yok. Buna karşın Gediz’de bir zafer olmasa bile bir başarı var. Nutuk’ta ise şunlar var; “… Gediz’de yenildik!” Gediz taarruzu Ali Fuat Paşa’nın Batı Cephesi Komutanlığı dönemini sona…
-
“Birinci İnönü Zaferi, iki taraf kuvvetlerinin birbirlerinden habersiz olarak çekilmeleriyle doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 633) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Özalp Paşa’nın anlatımında, Gediz’de Ali Fuat Paşa ricat (geri çekilme) emri veriyor, kaçan Yunan’ı top ateşine tutmuyorlar, onları bir köylü uyarıyor; “Gediz’de bir…
-
“Batı Cephesi Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının İnönü savaşından önceki durum değerlendirmesi raporunda; “Yunanlılar, işgal edeceği arazide her şehir ve kasabada kuvvet bulunduramayacağından, halkın vatansever hareket ve teşebbüsleri (girişimleri), Yunan’ın harekât ve geri ulaştırmasını tehdit edebilir. Bu nedenle, askeri durum incelenince “Yunanlıların büyük ölçüde taarruzu beklenemez.” sonucuna varılıyor. Buna bir de siyasal değerlendirme ekleniyor; “Yunanlıların 1921…