Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • (20 Ocak 1923 tarihli gizli celsede Musul meselesi görüşülüyor:) Hüseyin Rauf Bey (Hükûmet Başkanı) (Sivas): ” … Bir kıtamız vardır ismi Musul’dur. Bunun maden ve toprağından çok Doğu Vilâyetlerimizin bakışı açısından çok önemli ve çok hayatidir.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 1202 ile 1206 arası) kitabından birebir…

  • (26 Kasım 1922 tarihli gizli celsede İzmir’in yağma edilişi görüşülüyor:) İbrahim Bey (Mardin): “Efendim işitiyoruz ki İzmir’in yağmasına birçok subay, Ordu Kumandanları katılmıştır! Bu oldu mu? Sonra 1. Ordu Kumandanı bütün paralar ve eşyayı almış, birçoklarını da dağıtmıştır. Bu gerçek midir? .. Sonra birçok mebus arkadaşlarım mobilyasıyla beraber evlere girmiş ve şimdiye kadar o evlerde…

  • (18 Kasım 1922 tarihli gizli celsede yeni halife seçilmesi görüşülüyor:) Hüseyin Rauf (Bakanlar Kurulu Başkanı); “Resmen açıklıyoruz ki Zatı Şahane (Şahane insan, padişah), hazır durum sonucunda, hürriyet ve hayatını tehlikede gördüğünden bütün İslamların halifesi sıfatıyla İngiliz himayesini ve aynı zamanda İstanbul’dan başka bir yere naklini talep etmiştir.” .. Yusuf Ziya Bey (Bitlis) (Halifeliğin gereğinden bahsediyor.):…

  • (9 Ekim 1922 tarihli gizli celsede Mudanya Ateşkes Anlaşması görüşmeleri var:) Mustafa Kemal Paşa: “Fransızlar şeklen bilmiyorum ama fiilen bizim karşımıza çıkmayacaklardır. .. İtalyanların da aynı biçimde hareket edebileceklerini zannederim.. Fakat İngilizler güçlü oldukları yerde, kendi kuvvetlerini kullanmaya ve daha çok Yunanistan’da bulunan mağlup Yunan kuvvetlerini teşvik (yüreklendirme) ve tensik (düzenleme) ederek ve belki Balkanlarda…

  • (23 Eylül 1922 tarihli gizli celsede genel durum görüşülüyor:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum): ” .. herkes bu memlekette haddini hududunu bilmezse iş şirazesinden çıkar. Memleketin geleceğini yine zora sokarız…. Avrupa bizimle haberleşiyor biz İzmir’le haberleşemiyoruz.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 815 ile 821 arası) kitabından birebir alınmıştır.…

  • (26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…

  • (18 Eylül 1922 tarihli gizli celse:) Rauf Bey (Hükûmet Başkanı): “…Bu sırada Paşa Hazretleri ile genel durum hakkında görüşme ihtiyacını yazdım. ..bildirdim. Sonra Paşa Hazretlerinden aldığım telgrafta harp zaruretleri kendilerini her an bulundukları noktadan ayrılmaya .. kendilerine ulaşmak üzere bizim… hareketimizi arzu ediyorlar.”..      Selahattin Bey (Mersin): “Hükûmet burada çalışacaktır. Kalkıp gidemez.” Hüseyin Avni (Ulaş) Bey…

  • (31 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Tavsend’ın gelişi görüşülüyor:) BAKKAL’IN NOTU (1995): General Tavsend birinci dünya savaşında bize esir düşmüş, iyi muamele görmüş, bize ilgisi var. Aynı zamanda Başbakan Llyod George’un rakibi olan partiden bir mebus. Ağustos’ta yapılacak son savaş öncesi geliyor. Hatta Parlamentosuna bir telgraf çekerek sanki bir antlaşma yapmış gibi “Eğer Yunanlılar Anadolu’yu…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Ragıp Bey (Kütahya): “Avrupa da böyle sizin gibi söylüyor.” Hüseyin Avni Bey: “Evet ben Yunanlıyım, teşekkür ederim… Jandarmanı tesis et, Hükümetini tesis et. Daha kendimize güvensizlik yapıyoruz. Adliyeye güvenim yok diyen bir millet (konuşma gürültülerle kesiliyor)”  devamla “Nasıl üç kişi ile bu memleketi…

  • (22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan…

  • (17 Temmuz 1922 tarihli celsede Pontus meselesi ve deve yolsuzluğu görüşülüyor:) Dursun Bey (Çorum): “… Amasya İstiklâl Mahkemesince Pontus meselesinden dolayı idam edilen Aleksandors’un Çorum’da 160 küsur devesi vardı. Tabiidir ki Amasya İstiklâl Mahkemesi mallarının devlete gelir kaydedilmesine karar verdi. Hükümet te buna vaziülyed etti (el koydu). Bir müddet (zaman) sonra buradan Arslan Arif Bey’e…

  • (15 Haziran 1922 tarihli gizli celsede Suriye görüşmeleri:) Hüseyin Avni (Ulaş) Bey (Erzurum): “Efendim, arzı malumat (bilgi sunma işi) mezar taşlarına olur. Biz mezar taşı değiliz. Bizim burada Hükümetin yetkisini aşıp aşmadığını araştırmamız gerekir. .. Milletin geleceğini sizlere değil, on katınıza dahi bırakmak yetkisi bizde yoktur…. Aylarca önceden söylediğim gibi çok acele komisyonlar kurup, siyasi,…

  • (6 Mayıs 1922 Başkumandanlık Kanunu görüşmeleri:) Mustafa Kemal Paşa: “Bizim Meclisimiz dünyanın en demokrat bir Meclisi’dir. Şükrü Efendi (Mehmet Şükrü Bey) bilsin ki millet onun gibi düşünmüyor. Şükrü Efendi’nin dediği gibi komedya oynatmıyoruz. Efendiler Başkomutanlığın gereğini ve gereksizliğini Şükrü Efendi ve arkadaşlarının takdirine ihtiyaç yoktur. Şükrü Efendi ile arkadaşları Ordunun yalnız inhilaline (çökmesine) yardım eden…

  • (10 Haziran 1922 tarihli gizli celse. Söke İtalyanlar tarafından 13 Nisan 1922 de boşaltılmış.) Ali Şükrü Bey (Trabzon): “… Eli silah tutanların (yani Rumların) dâhile sevki için emir verildiğini beyan buyurdular, doğrudur.” (1) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 379-381) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Dönemin…

  • (4 Mayıs 1922 tarihli gizli celsede Başkumandanlık kanununun süresinin uzatılması görüşüldü:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Aleni bir kanunun gizli görüşülmesinin anlamını arkadaşlarımdan sorarım. Bir Başkumandanlık Kanunu var, bir takım yetkiler veriyoruz. Bu yetkiler hakkında, aleyhinde idare-i kelam etmek (eleştirel konuşma) yasak mıdır? Hayır. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) bu idare-i kelam bir milletin ispat-ı rüştüne (geliştiğini…

  • (14 Ocak 1922 tarihli gizli celsede İstiklal Mahkemeleri görüşülüyor) Hakkı Hami Bey (Sinop); “…  Konya’nın ilçelerinden 60 yaşında bir adam, sorduklarında bu adamın rehin olduğunu söylüyorlar. .. Adamın oğlu asker kaçağı imiş, adamı yakalıyorlar,. Hapsediyorlar… Mahkemenin beyannamesinde diyor ki; birisi askerden firar ederse akrabaları sıraya konulacak ve bunlara eziyet edilecek. Ve ayrıca köy ihtiyar heyetinden…

  • (27 Aralık 1921 tarihli gizli celsede cephenin durumu görüşülüyor:) Refet (Bele) Paşa (İzmir) (Milli Savunma Bakanı): “.. Bendeniz Başkumandanlığı nasıl isterdim? Cephenin gerisinde çadırını kurmuş, gece gündüz ordunun halini düşünüyor… Başkumandanımızı bir gün Meclis’imizde, bir gün Ukrayna sefarethanesinde (büyükelçiliğinde), nutuk irat ediyor (nutuk veriyor), bir gün M. Briyon’un hututu esasiyesince düşünür… İsmet Paşa Hazretlerinin kafası…

  • (13 Nisan 1922 tarihli gizli celsede tekâlif görüşülüyor:) BAKKAL’IN NOTU 81996): Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. BAKKAL’IN NOTU (1995): Mustafa Kemal Başkumandan olarak hükümete bir tezkere yazıyor ve 12 Nisanda, ülkenin içinde bulunduğu durumu anlatarak mali kaynaklar bulabilmek için kendisine yetki verilmesini…

  • BAKKAL’IN NOTU (1994): Seçim bölgelerinin eski adları: Canik (Samsun), Ertuğrul (Bilecik) Kangırı (Çankırı), Karahisarısahip (Afyonkarahisar), Karahisarı Şarki (Şebinkarahisar), Karesi (Balıkesir), Lazistan (Rize), Menteşe (Muğla), Saruhan (Manisa) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.

  • (14 Kanunuevvel yani Aralık 1921 tarihli gizli celsede askeri durum görüşülüyor:) Mustafa Durak Bey (Erzurum): “Efendiler Afyon harbini unutmayınız. O harpten önce yine hükümet adına bu yüce kürsüden Fevzi Paşa Hazretleri: Ordumuz demir gibi duruyor, biz bekliyoruz, eyvah niçin gelmiyorlar, biz hazırız, kafalarını parçalayacağız, diyordu… Biraz sonra da “Efendiler vaktimiz kalmadı, kaçınız, burada ancak sekiz…