Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Trabzon’a yazılan bir yazıda Mustafa Kemal; “Maksat diktatörlük kurmak ise, buna artık bu memlekette imkân düşünülemez.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Yıllar sonra, gazetecilere “evet ben bir diktatörüm” diyecektir.

  • “25-26 Temmuz 1919’da Bekir Sami Bey’in Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay Paşa’ya yazdığı mektup; “İstiklâl şayan-ı arzu ve tercihtir. (Bağımsızlık arzulanan bir tercihimizdir.) Ancak İstiklâl-i tam (tam bağımsızlık) talep ettiğimiz halde, mülkün menatık-ı müteaddideye taksimi (mülkümüzün, ülkemizin,  çeşitli mıntıkalara, bölümlere ayrılması) kati (kesin) ve şüphesizdir. Şu halde iki üç vilâyete münhasır (sınırlanmış, özgü) kalacak…

  • “Ne idüğü belirsiz olan bu zat (1); “Kışlaları kapatalım, askerleri kâmilen (tamamen) terhis edelim, sulh içinde yaşamanın şartlarını hazırlayalım ve gereğinde askeri hizmetleri milis teşkilatı (düzensiz, gönüllü halk savaşçıları) kurarak ona tevdi edelim (yönlendirelim).” teklifinde bulunuyordu. Bolşevikliğin bir dünya saadeti propagandası halinde dünyaya yayıldığı o anlarda, bu teklif kongreyi çıldırtacak hale getirmiş ve Ömer Fevzi’ye…

  • “Ayrıca Elçiliklere yazdığımız muhtıranın (siyasi ihtar yazı) sureti de şudur; “..Sekiz ay önce kapatılmış olan Millet Meclisimiz, Kanun-i Esasi (anayasa) gereğince, dört ay içerisinde yeniden toplanması gerektiği halde, .. hâlâ toplanamamıştır. Bu vaziyet (durum) üzerine harekâtı ile icraatında hiçbir fikri meşruiyet (haklılık) kalmayan Ferit Paşa kabinesi (hükümeti), genel nefret karşısında zulüm ve şiddetle payidar olabilmek…

  • “20 Temmuz 1919  “Paşam, muvaffak olursak idare şekli nasıl olacaktır?” Mustafa Kemal Paşa; “Açıkça söyleyeyim, şekli hükümet, zamanı gelince, Cumhuriyet olacaktır.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Uydurma hadisler gibi bu kitaplarda da çok sayıda…

  • BİLGİ; Ahmet Mazhar Müfit Kansu 1874 Denizli doğumlu. Çeşitli illerde valilik yapmış, Bitlis Valisi iken, 1918 Mütarekesinde (Mondros Ateşkes Antlaşmasında) Damat Ferit Paşa Hükümetince azledilmiş (memuriyetten atılmış) ve yargılanması istenmiş, o da Erzurum’a giderek Mustafa Kemal Paşa’ya katılmıştır. 1920 yılında Hakkâri Mebusu iken Elaziz’de Valilik yapmış, 1925‘de Şeyh Sait İsyanında Şark İstiklâl Mahkemesinde Başkanlık yapmış,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Paşa bu hatıra defterini yaverlerinden biri olan Şükrü Tezel’e Doğu cephesinde iken vermiş. Mustafa Kemal hatıralarında 20 Kasım 1926’da annesinden Zübeyde Hanım diye bahsediyor. İnsanın hatıratında annesinden bu şekilde söz etmesi normal değil. Alıntı: Atatürk’ün Hatıra Defteri – Şükrü Tezer (1993 – Sf. 73) kitabından not çıkartıldı.

  • “10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını)…

  • “18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler, Mustafa Kemal Paşa’nın canını çok sıktı. Ali Şükrü Bey cinayeti, gazete sütunlarında kendisine atfolunuyordu (yakıştırılıyordu). Trabzon hakkında, Sivas Kongresi sırasında da çok sert hareket etmek istedikleri zaman da mani (engel) olmuştum. Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kaynayan bir kazan var.. Sen bunu zamanında söndürmedin, şimdi de yeniden…

  • “Mustafa Kemal, Halk Partisinin ilkelerini açıklarken, 5.Maddede; “Dayanağı TBMM olan Makam-ı Hilafet (halifelik), beynelislam (müslümanlararası) bir makam-ı muallâdır. (yüce, ulu makamdır) “Mustafa Kemal Paşa, namaz, imam halife ilişkisini açıkladıktan sonra, devam ediyor; “Yeryüzünde bir hilafet makamı bulunmazsa, İslam âlemi kendisini imamesiz kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan gözükür. Bu ifadeden anlaşılıyor ki, mutlaka İslam ümmetinin…

  • “Trabzon mebusu Ali Şükrü’yü boğarak öldüren, Mustafa Kemal’in muhafız birliği komutanı Topal Osman Ağa, 2 Nisan 1923’de öldürülüyor, 4  Nisan’da Meclis kararı ile Meclis’in önüne asılıyor.” Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu insanlık ve hukuk dışı uygulamalar, pek çok insanımız tarafından, o dönemin…

  • “Mustafa Kemal, 1 Kasım 1922’de Mecliste, Hilafetin faydalarını anlatan uzun bir konuşma yapıyor. “Emr-i hilafet, milel-i İslamiyece (İslam milletlerince), en büyük maslahattır. (önemli iştir) Çünkü Efendiler, Hilafet-i Nebeviye (peygamberin halifeliği) Ehli İslam arasında rabıta (bağlayıcı) olan bir emanettir. .. bugün dahi saltanat ve hakimiyet makamını hilafetin yan yana bulunabilmesi en tabii halattandır (hallerdendir)  23 Şubat…

  • “14 Ocak 1923 günü Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir ve Fevzi Paşa ile birlikte İzmir’e gider. Gazi o gün çok öfkelendi, öfkesinin nedeni de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in (1) çıkaracağı gazete için Ankara’ya matbaa makinesi getirmesidir. Karabekir anlatıyor; Gazi pek asabi idi, “Muhaliflerden Ali Şükrü Bey Ankara’ya matbaa makinesi getirmiş, Tan adında bir gazete çıkartacakmış,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Kâzım Karabekir’in 1933’de yakılan “İstiklâl Harbimizin Esasları” adlı kitabı, 1951’de yeniden basılmış. O arada Mustafa Kemal yakılan bu kitabı inceleyerek dokuz sayfa  tutan ve kendi el yazısı ile yazılmış notlarla cevap hazırlamış. Hasan Ali Yücel’in kızı Canan Eronat’da bu notları Uğur Mumcu’ya vermiş. Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 –…

  • ” Madde1; Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) arasında yapılan Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı 30 Teşrinievvel 1334 (1918) tarihindeki hudut içerisinde kalan ve her noktasında, Müslüman çoğunluktan oluşan Osmanlı Ülkesi kesimi, Osmanlı devletinin bölünmez ve ayrılmaz bir bütünüdür. Bütün İslam unsurları diğerlerine karşı saygı, fedakârlık duygusu ile dolu etnik ve sosyal çevrelerine uyumlu…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Lord Stratford Canning İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi, üç defa görev yapıyor. Ve Tanzimat Fermanını Mustafa Reşit Paşa’nın kendisine danışarak hazırladığını anılarında iddia ediyor. Bu Lord, Bodrum’daki Mozoleyi kaçırıp Londra’ya götüren kişi. BAKKAL’IN NOTU: (2022): Çok ilginç bir anekdot; 4.79.40 nolu not; Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da…

  • “1957 yılının ilkbaharında Sovyet Büyükelçisinin Emlak Bankası ve Petrol Ofisine yardım önerileri olmuştur. 1956’da Türkiye Ticaret Odası Başkanına, Türk özel kesimine yardım için Sovyetlerin öneride bulundukları yazılmıştır. 1957 yılı Haziranında İş Bankasından bir gurup Rusya’ya gitmiştir. İş Bankası’nın, Batılı firmalar tarafından defalarca reddedilen cam fabrikası kurma önerisini Rusya kabul etmiştir. Yine Sovyetler uzun vadeli kredi…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Osmanlı Devletinin en büyük düşmanı olan Rusya ve Yunanistan en büyük dostlarımız olurlar. İngiltere Dışişleri Bakanı olan Eden 14 Eylül 1937’de “Türkiye, küçük devletlerin lideri” diyor. Varılan nokta, şahsiyetli devlet politikasının ya da devlet adamlarımızın başarısı olmalı! Zekeriya Sertel; Celal Bayar ve Tevfik Rüştü Aras’ı kaynak göstererek Mustafa Kemal’in vasiyetini şöyle yazar:…

  • “1924 Yılında Lozan ve Cumhuriyet geride kalmıştır. .. Milletler Cemiyet’i Musul’un 25 yıllığına İngiltere’ye verilmesini kararlaştırır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1429) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Zamanın Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras (Beyaz Türklerden, Sabetayist, solcu geçinir.) kaleme aldığı anlaşma maddesinde kasıtlı değilse…

  • “Türk Parasının Değerini Koruma Yasası”  hükümete ekonomik yapıya müdahale imkânını çok genişletiyor. Bu yasa Devletçiliğin en önemli yasal dayanağıdır. Çay, kahve, şeker ithalatı devlet tekeline bırakıldı. İlk 5 Yıllık Plan 1933’de Sovyet uzmanlarının katkısı ile gerçekleştirildi. 1937 yılında Özel Ormanlar devletleştirilmiştir. 1935 yılında Köy Enstitüleri kurulmuştur.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin…