Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
“3 Temmuz 1926’da Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa (1) Ali Fuat Cebesoy Paşa, Refet Bele Paşa, Rüşdü Paşa, Sivillerden, Sabit, Halis Turgut, İhsan, İsmail Canbolat, Münir Hüsrev, Faik Beyler. Bunlar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Mebusları. Ve eski İttihat ve Terakki mensuplarından, Eski Maliye Nazırı Cavit Bey (2), eski Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Kara Kemal Bey…
-
“Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi. Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…
-
“Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…
-
“16-18 Haziran 1926’da ortaya çıktı, Suikastçıları motor ile Yunan adalarına götürecek olan Giritli Şevki’nin 17,6.’da durumu Vali’ye bildirmesi ile ortaya çıktı. Önce Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (Amerika’da okumuş ilk Makine Mühendisi, demokrat, çok cesur) tutuklandı. Mahkeme henüz Ankara’da iken, Ziya Hurşit’in üzerinde bomba ve silahlarla yakalandığı haberini alınca, suçunu ifadesinde de itiraf edince hemen…
-
“29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…
-
“İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.” 9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…
-
“30 Kasım 1925’te 676 Sayılı Kanunla, Tekke, Zaviye ve Türbeler kapatıldı. Ve din görevlilerinin hepsinin dini kıyafet giyinip giyinmeyeceği bu kanunla belirlendi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kürtler, Şafii mezhebinden olup hem bu nedenle hem de etnik yapıları gereği dini akidelere, kurallara Hanefilerden daha…
-
“25.11.1925’de Şapka Kanunu kabul edildi. Madde – 1 TBMM azaları, İdare-i umumiye ve hususiyye (Ankara’da merkezi bulunun resmi ve özel kurumlar) ve Mahalliye (yerel yönetimler) ve bilumum müessesana (bütün kurumlara) mensup ve onların müstahdemini (bu kurumlarda bulunan ve çalışanlar), Türk Milletinin iktisap etmiş bulunduğu (edindiği, kazandığı) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türk halkının da umumi serpuşu (genel…
-
“12 Mart 1925’te Şeyh Sait isyanında tamamıyla Hükûmeti desteklemiş olan sol dergi ve gazeteler de Takrir-i Sükûn Kanununa dayanılarak toplatıldı. Ve Nisan ayında Dr. Şefik Hüsnü, Nâzım Hikmet, Hasan Ali yurt dışına kaçmışlardır. Mahkeme bu üç kişiye 12.8.1925’de 15’er yıl kürek cezası vermiştir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 276 ile 279…
-
“İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.
-
“Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…
-
“Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…
-
“Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…
-
“Şark istiklâl Mahkemesinin ele aldığı ilk önemli dava Siverekli Şeyh Eyüp ve Dr. Fuat Bey’in davası. Şeyh Eyüp, Şeyh Sait’i tanımıyor, sadece Terakkiperver Fırkayı seviyormuş ve Parti’nin Urfa Kâtibi Fethi Bey’in arkadaşı, idam edildi. Dr. Fuat Bey ise Osmanlının son Sadrazam’ı Damat Ferit Paşa’ya gönderdiği mektuptaki bilgilerle idama mahkûm oldu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…
-
“İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1) aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…
-
“İsmet Paşa (Başvekil) 19 Mayıs 1925 günü, Samsun’da “TBMM’nin kanunlarına karşı gelenlerin derhal cezalandırılacaklarını ve Hükûmetin geçmişte işlenen suçları izleyerek sahiplerinin cezalandırılacağını” söyledi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Yeni çıkan bir kanunun, çıkış tarihinden önceki olaylara da uygulanması yani makabline şamil olması tam bir…
-
“3 Mayıs 1925’ten itibaren bölgeye dışarıdan gelen gazete, dergi ve postalara sansür uygulanmaya başladı. 31 Mayıs’ta da Fransızca gazete ve mektuplara da sansür uygulandı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mademki bu isyanı İngilizler tahrik etmiş o halde neden İngilizce yayınlara değil de Fransızca olanlara…
-
“Ayaklanma Nisan ayı ortasında tamamıyla bastırıldı ve Şeyh Sait ele geçirildi… Yakalanan suçlular “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi’nce yargılandı, Sıkıyönetim Mahkemelerine verilmediler… Ayaklanma bastırıldıktan sonra 20.4.1925’de, İnönü’nün Meclis’e verdiği önergede: Meclis tatile gireceğinden İstiklâl Mahkemelerinin görev sürelerinin 6 ay daha uzatılması, Meclis’in tatilde olduğu süre içerisinde Ankara İstiklâl Mahkemesinde verilecek idam cezalarının da Meclis onayına gerek…
-
“İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve…
-
“2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…