Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Görüşmelerin kesilmesi ihtimali belirince, “Musul’dan vazgeçerek yeni bir barış olanağı aranmasını” istemiştir. Lozan kesintiye uğradıktan sonra basına verdiği demeçte; “Büyük özverilerde bulundum, her şeyi kabul ettim, fakat memleketin ekonomik tutsaklığını reddettim.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 395 ile 401 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “1924 yılında Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin birleştirilmesi veya eğitimde birlik) kanunu çıktı. ABD’nin İstanbul’da Robert Kolej ve Kız Koleji, İzmir’de Uluslararası Koleji vardı. 1927 yılında bile ABD’nin 1400 öğrencili 8 okulu ve 3 Koleji vardı. Bursa’da 1928’de ABD Kız Lisesinde üç kız öğrenci Hıristiyan olunca halkın infiali (öfkesi) büyük olur. Fakat sonunda Misyonerlere üç gün hapis…

  • “Kapitülasyonlar 1 Ekim 1914’de kaldırıldı. Elçi Morgenthau ABD Hükümetine danışma gereğini bile duymadan ABD’nin bunu tanımadığını bildirir. Ve Amerikan Konsolosluk Mahkemeleri kaldırılmaz. (1) Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet, Lozan’ı kabul etmeyen ABD ile ayrı bir antlaşma yapmaya çalışıyor. ABD Kapitülasyonlardan vazgeçmiyor. Amiral Bristol: “Ücretlerinin düşük oluşu ve seçiliş biçimleri yönünden, yargıçlarınıza güvenilmiyor, Mahkeme Usul kanunlarınız…

  • ABD Yüksek komiseri Amiral Bristol 14.08.1919 tarihli raporunda; “Mustafa Kemal’in İstanbul’daki yakınlarına gönderdiği özel mektuplarda, Amerikan Mandasını yeğ tuttuğunu belirttiğini” yazıyor. İngiliz Generali Harbord da raporunda Mustafa Kemal’in Türkiye üzerinde, tek devletin, özellikle Amerika’nın Mandasından yana olduğunu yazıyor. (1) Amiral Bristol; “İngiltere Mezopotamya petrolünü kendi tekeline almak, öteki devletleri bu bölgeden uzak tutmak için mümkün olan…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): İngiliz gizli belgelerine “Mustafa Kemal’in en iyi generallerinden biri, en yetenekli milliyetçi liderlerden biri diye geçen Refet Bele, 13.06.1921 ile 5.12.1921 arasında İngiliz Birlikleri Genel Komutanı olan General Harrington’ın temsilcisi, Binbaşı Henry ile İnebolu’da yapılan görüşmede; “Ankara Hükümetinin de İngiltere’nin dostluğuna çok değer verdiğini söylüyor” Hatta “Türkiye ile İngiltere beraber olurlarsa, İngiliz…

  • “BMM Hükümetinin Dışişleri Bakanı Bekir Sami, 4 Mart 1921 günü Lloyd George’a; “Türkiye’yi Rusya’dan korumak için bütün Kafkasya’da askeri bir set olarak bağımsız bir konfederasyon kurulmalıdır.” önerisini yapmıştır. (1) Bekir Sami’nin Kafkas konfederasyonu düşüncesini Lloyd George önce çok övmüş ama bu düşünceyi Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e anlatarak Türkiye ile Rusya’nın arasını açmıştır. (2) Ali Fuat…

  • “Vahdettin, 21 Mart 1921 günü İngiltere yüksek komiseri Sir Horace Rumbold’a; “Ankara liderlerinin Türkiye ile hiçbir gerçek bağlantıları yoktur. Ne kan bağıyla, ne de başka bir şeyle ülkeye bağlıdırlar. Mustafa Kemal kökeni belirsiz bir Makedonya ihtilâlcisidir. Kanı, Bulgar, Sırp, Rum her şey olabilir. Daha çok Sırp’a benzer. Ankara liderleri arasında hiç bir gerçek Türk bulunmaz….…

  • “Vahdettin “Türkiye’nin ölüm fermanı” saydığı Sevr Antlaşması’nı “Gelecekte İngiltere yardımına dayanacağı umuduyla” imzaladığını açıklamıştır.  Vahdettin ve Damat Ferit hep İngiliz yanlısı olmuşlardır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Sevr’i Osmanlı heyeti imzaladı ancak Vahdetin onaylamadı.

  • “Mayıs 1924’te İstanbul’da Musul işi görüşülmek üzere bir konferans toplanır. İngilizler Musul’un tam kuzeyinde (Burada Musul şehrinden değil eyaletten söz ediliyor) Hakkari’de Nasturilerin (Hz. İsa’nın doğduğu köy olan Nasara köyünden olan Hıristiyan Kürtler) yaşadığını, hatırlatarak.. Türkiye ile Irak arasında bir Nasturî tampon bölgesi kurmak isterler. Konferanstan 5-6 ay sonra, Hakkâri’yi bombalayacak kadar ileri giderler. Hatta…

  • “Irak Hükûmeti İçişleri Danışmanlığı yapan G.J. Edmonds “Kürt, Türk, Araplar” adlı kitabında şunları yazıyor: “Türklerin o sırada (1926 yılı) Bağdat’ı geri almamalarının tek nedeni, Türk Hükümetinin iyi niyet ve uyanıklılığı idi. Hakkâri Valisi’nin Nasturiler tarafından tutsak alınması, Jandarma Komutanının yine onlar tarafından öldürülmesi, müzakereler üzerinde bir gerginlik havası estirmişse de, çabuk geçmiş. Türk Hükûmeti yine…

  • “2 Ekim 1922’de İngiliz askeri törenle İstanbul’dan ayrıldı. David Walder Çanakkale Olayı adlı kitabının 405. sayfasında, bu töreni şöyle anlatır. “Harrington (İngiliz kuvvetlerinin komutanı) İngiliz bayrağı yukarıda dalgalanarak ülkeyi terk etmeye kararlıydı. … Türkler bu törene katılmak için askerlerinin donatılmadığını ileri sürünce, İngilizler, koca bir Alay’a yepyeni çizmeler göndermişler. .. Fransız ve İtalyan birliklerinin geçişleri…

  • “23 Eylül 1922’de İngiliz Hükûmeti müttefiklerle birlikte Ankara’ya bir nota (Diplomatik İhtar yazısı) yollar: “tarafsız Bölgeye asker gönderilmemesi” istenir. Aynı gün Türk süvarileri (atlı birlikler) tarafsız bölge sınırını aşarlar. Ama Türk süvarileri tüfeklerinin namlularını yere doğru tutarak, savaşmak niyetinde olmadıklarını belirtirler. (1)    Londra Harrington’a; “Türk askeri tarafsız bölgeyi çiğnerse ateş açma yetkisi verir ve…

  • “Yunan Orduları İzmir’de denize döküldükten sonra, TBMM orduları,  İngilizlerle karşı karşıya kalır. İzmir Konsolosu Sir Harry Lamb Mustafa Kemal’e gayrıresmi (resmi olmayan bir biçimde) olarak, “Siz İngiliz Hükümetine savaş mı ilan ediyorsunuz?” diyor. Mustafa Kemal “Siyasal ilişkiler kurulmamıştır ki, yeniden savaş ilan olsun.” Yani bizim için 1. Dünya Savaşı bitmemiştir diyor. (1) İngiliz Kabinesi 15…

  • “İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra, Avam Kamarasında (1) şöyle der: “Türk ayaklanmasını bastırmak için, Anadolu’nun dağlık bölgelerine kadar İngiliz ordularını gönderemeyeceğimize göre, İngiltere önünde tek bir şık vardı: o da her iki tarafı sonuna kadar vuruşturmaktır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1.…

  • “İngiliz Prof. Arnold Toynbee The Western Question adlı eserinde “Türkiye’ye uygulanacak barış koşullarını kabul ettirebilmek için gerekli kuvveti, İngiliz Hükûmeti, Doğuda bulundurmak imkanından yoksundu, ..” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 164 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Avcıoğlu’nun analizinin özeti; 1.Dünya Savaşının…

  • “3 Martta Ali Rıza ve Salih Paşa Hükûmeti istifa ediyor. Yeni gelen Salih Paşa Hükûmeti de istifa ediyor. 5 Nisan’da Damat Ferit Hükûmeti geliyor.”   Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 136) kitabından birebir alınmıştır.     BAKKAL’IN YORUMU (2007): Mustafa Kemal Paşa’nın ve İngilizlerin yaptığı büyük baskı sonucunda…

  • “Mütareke (Mondros Ateşkes anlaşmasından sonrası) günlerinde Mustafa Kemal İngilizlere yakın görünmeye önem vermiştir. Ünlü casus Rahip Frew ile ahbaplık etmiş, İngiliz yetkililerle temas kurmaya çalışmıştır. Pera Palas otelinde Daily Mail muhabiri Word Price’tan kendisini İngiliz yetkililerle konuşturmasını istemiştir. Word Price’a göre Mustafa Kemal şöyle der: “Eğer İngilizler, Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa, İngiltere yönetiminde…

  • “Kâzım Karabekir Paşa’nın 15. Kolordusundan başka, öteki Kolordular bir iskelet haline getirilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır BAKKAL’IN NOTU (2007): 15. Kolordu’nun Sovyet yayılmacılığına karşı bir güç olarak bulunması, İngiltere’nin de yararına olmalıdır.

  • “İngiliz İmparatorluğu için Türkiye ile savaşın özel bir önemi vardır. Osmanlı Halifesi, İslam dünyasının başı idi ve İngiltere İmparatorluğu içerisinde her şeyden çok Müslüman vardı. Ayrıca Türk İmparatorluğu deniz yollarının üzerinde duruyordu. Gidiş-geliş yolları ve Doğu’daki prestijimiz açısından, Türklerin bize savaş ilan eder etmez yenilip itibarlarını yitirmeleri çok önemli idi. Türk Ordularının üç sefer yılı…

  • BAKKAL’IN NOTU (2007): 1908, İngiliz Büyükelçisi Sir Gerard Lowther İstanbul’a geldiğinde, büyük saygı gösterisiyle karşılanıyor, hatta bindiği arabayı atlar değil de halk çekiyor. Alçalmanın ölçüsü kaçmış. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 52) kitabından not olarak alınmıştır